12 Aralık 2018

Ermenistan'da yeni bir sayfa: “Devrim değil evrim”

Ermenistan Dışişleri Bakanı: Türkiye ile ilişkilerimizin normalleşmesi için görüşmelere ön koşulsuz başlamaya hazırız

Ermenistan’da seçimleri izledim, notlar aldım, farklı partilerden siyasetçiler ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle görüştüm. Seçime dair izlenimlerimi sizlerle bir başka yazıda paylaşacağım. Ama ilk yazıyı, “Kadife Devrim’in lideri, halktan büyük oy desteği alarak yönetimini sağlamlaştıran Nikol Paşinyan’ın gündemi ne olacak?” sorusuna ayırdım. Mesela Türkiye ile ilişkilerde yeni bir açılım olabilir mi? Mesela Dağlık Karabağ konusunda cesaretli bir adım atılır mı? Kadife Devrim’den aldıkları güçle Ermenistan’da neyi ne kadar değiştirebilecekler? Yeni bir barış süreci mümkün mü? Bu soruların cevabıyla başlayalım…

Paşinyan’ın zaferini ilan ettiği saatlerde Dışişleri Bakanı Zohrap Mnatsakanyan’la ilk görüşen Türkiye’den gelen gazeteciler oldu. Dışişleri Bakanı ile ufuk turu yaptık. Bu konuşmadan edindiğim izlenimler ve notları aktaracağım.

Mnatsakanyan tecrübeli bir kariyer diplomatı. Yeni dönemde de Dışişleri Bakanı olarak kalmasına kesin gözüyle bakılıyor. “Oligarklar”la mücadelede kararlı Başbakan Paşinyan. Kesin bir karar almış; yeni dönemde bütün büyükelçiler kariyer diplomatı olacak. Yani parası bol ya da yönetime yakın diye “diplomat atama” devri bitiyor. Liyakata göre atama yapma dönemi başlıyor. Dışişleri Bakanı Mnatsakayan ile ayak üstü sohbet ederken kadın büyükelçiler atamayı hedeflediklerini ve Dışişleri’nde kadın diplomat sayısını arttırmak için de çalışacaklarını da söyledi. Yani devlet işleyişinde reform sinyali veriyorlar.

Mnatsakayan’ın baba tarafı Bitlis’ten gidenlerdenmiş eşinin ailesi ise İstanbullu. Türkçe konuşmuyor ama Türkiye’yi iyi tanıyor.

Ermenistan’da herkesin dilinde aynı slogan “Tarihi bir devrim yaptık. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”

Dışişleri Bakanı Mnatsakayan, “Önceliğimizi hukuk ve adalet sisteminin yenilenmesi ve demokratikleşme olacak. Bu konuya yoğunlaşacağız. Hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarla mücadele programları yürürlüğe girecek “ diyor…

Ancak ekonominin rayına oturabilmesi için siyasi sorunlar konusunda da reforma ihtiyaç var. Yani Dağlık Karabağ sorunu. Çok tarafın dahil olduğu, karmaşık ve yıllardır çözülemeyen sorun.

Mnatsakayan “Bütün ekonomik önceliklerimizin de üstünde, en birinci önceliğimiz Dağlık Karabağ sorunu diyor. Barışçı ve tarafların müzakeresi ile varılmış bir çözüm bulma konusunda kesinlikle ısrarcıyız” diyor. Peki Paşinyan bu yeni dönemde Dağlık Karabağ ve güvenlik konusunda halkı ikna edebilecek, desteğini alabilecek bir anlaşma reformcu davranabilir mi?

Mnatsakayan kelimelerini özenle seçen bir bakan ve diplomat. Azerbaycan’la görüşmelerimizde bir “dinamizim var” diyor. Bu önemli. Komaya girmiş bir durum yok.

Mnatsakayan “Mayıs ayında geçiş hükümetini kurduğumuzda hızla görüşme sürecini başlattık. Dışişleri bakanları iki kez görüştü. Bu görüşmenin hemen ardından Duşenbe’de Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev görüştüler ve risklerin azaltılması konusunda da kayda değer yol kat ettiler. Bazı konularda anlayış birliği oluştu. Dışişleri bakanları seviyesinde de görüşmeler devam ediyor dolayısıyla ilişkilerimizde bir ‘dinamizim’ var” diyor.

Görüşmeler devam ediyor ama Mnatsakayan silahlanma konusunda endişeli:

“Azerbaycan petrolden kazandığını silahlanmaya yatırıyor. Yeterince zarar gördük ve soru şu: Bu işten kim kazanıyor? Kimse bilmiyor. Tekrarlıyorum kim kazanıyor? Kimse bilmiyor. Ama tansiyonun yükselmesi bütün bölge için bir felakete dönüşme potansiyeli taşıyor. Dolayısıyla sorunun barışla çözülmesi talebi öylesine söylenmiş bir cümle değil.”

Mnatsakayan’ın tekrar tekrar altını çizdiği konu Ermenistan’ın güvenliği. “2016 da yeniden alevlenen çatışmaları hatırlayın 97 kişi öldü ve bu bize durumun ne kadar hassas ve güvenliğin vazgeçilmez olduğunu hatırlattı” diyor.

Paşinyan’ın zaferinin nedenlerini yorumlayan bir sivil toplum temsilci güvenliği sağlamanın Paşinyan için birinci madde olacağını söylüyor.

“Önceki yönetimler, Koçaryan da Sarkisyan da halka şunu anlattılar: Fakirsiniz çünkü paranın çoğunu askerlere vermek, güvenlik için kullanmak zorundayız. Ve sonra ortaya çıktı ki halka bu söylenirken savunma bütçesindeki paralar oligarkların cebine girmiş. Halk isyan etti. O nedenle Paşinyan yönetimi güvenliğin sağlanacağı sözünü vererek oyları almayı başardı ve şimdi bu sözü tutması gerekiyor “

Dağlık Karabağ’ın statüsü, güvenlik konusunda Ermenistan kamuoyu çok hassas aynı Azerbaycan’da olduğu gibi.

Dolayısıyla Paşinyan’ın bugünden yarına sürpriz bir açılım yapması beklenmiyor ama popülizme kaymadan, barışla sonuçlanacak bir çözüm için görüşmelerinin devamı konusunda istekli ve kararlı gözüküyor.

Mnatsakayan “Barışçı çözüm konusunda ısrarcı olmak zayıflık göstergesi bir pozisyonda olmak değil, tam tersi sorumlu davranmaya bir çağrıdır. Elbette bir anlaşma olacaksa bazı ödünler olacak. Ama birden bire bu ödünleri yanlış yorumlayanlar ortaya çıkıyor. Eşit taraflar arasında mantıklı bir anlaşma olacaksa tek tarafın yaklaşımıyla olamaz” diyor.

Mnatsakayan’ın şu cümlesi önemli:

“Ermenistan’da bir değişim oldu. Beni umutlandıran bir durum ortaya çıktı. Yeni nesil siyasetçiler geliyor. Gençler var artık siyasette ve bu çok iyi bir şey. Bazı söylemler var gençler ve sorumlulukları ile ilgili. Bu yeni jenerasyon genç siyasetçiler olgun, sorumluluğunu bilen kişiler. Çünkü siyasette sorumluluk almak sorumlu davranmayı da gerektiriyor. Bu yeni jenerasyon siyasetçiler de bizim yeni hükümetimizin etkili işleyişinin çekirdeğini oluşturuyorlar. Bu da bizim etrafımızda olup biteni nasıl anladığımızı ve dış politikadaki sorumluluğumuzun derecesini şekillendiriyor.”

Yeni seçilen Paşinyan ve ekibinin en hassas olduğu konu Kadife Devrim’in Ermenistan’ın iç işleriyle ilgili olduğu vurgusu. Rusya’nın tepkisinden endişe ettikleri anlaşılıyor.

Mnatsakayan da bu konuya özellikle vurguluyor “Rusya ile ilişkilerimiz dış politika önceliğimizdir ve bu konuda pozisyonumuzda hiç bir değişiklik yok. Kadife Devrimi sadece ve sadece iç işlerimizle ilgiliydi, yolsuzluklarla mücadele, yoksulluğun bitirilmesi gibi... Bu devrimi başka yerlerde olanlarla karıştırmayın. Gösteriler sırasında sadece Ermenistan bayrağı alandaydı” diyerek pozisyonlarını netleştirme ihtiyacındalar.

Paşinyan’ın şu cümlesinin de slogan olarak kullanıyorlar:

“Our’s is not just a revolution but evolution”

“Bizimkisi sadece bir devrim değil aynı zamanda evrim”

Türkiye ile ilişkiler: Ön koşulsuz görüşmelerin başlamasına hazırız

Gelelim esas soruya Dağlık Karabağ konusunda bir ilerleme, bir çözüm olursa bu beraberinde Türkiye ile de normalleşmeyi getirir mi?

Mnatsakayan “Biz Türkiye ile ilişkilerimizin normalleşmesi için görüşmelere ön koşulsuz başlamaya hazırız. Ama kendimiz tek başına tango yaparmış gibi görüyoruz. Ön koşul koymak iki komşu arasında normal ve barışçıl ilişkileri tesis etmek yolunda iyi bir yaklaşım değil” yorumunda bulunuyor.

Mnatsakayan “Şunu söyleyebilirim protokol ve anlaşma konusunda Ermenistan yürüyebileceği yolun tümünü yürüdü. Daha fazla gidebileceği ekstra bir yol kalmadı.”

Peki protokol konusunda pozisyonları nedir?

“Ermeni halkı açısından çok tartışmalara neden olmasına rağmen Zürih protokolü 9 yıldır sabırla masamızın üzerinde duruyordudiyen Mnatsakayan ekliyor:

“Zürih protokolü bizim yüzümüzden bozulmadı. Anlaştığımız protokolde ön şart yoktu ve Ermenistan bu protokol için çok zor bir süreçten geçti ve Zürih’teki görüşmeleri güvence altına almak içinde çok büyük siyasi yatırım yaptı.”

Rusya’nın ya da ABD’nin görüşmelerin yeniden başlaması için kolaylaştırıcı rol oynaması talepleri olup olmadığını sordum Mnatsakayan’a. Ne Türkiye’de ne bölgede ne de dünyada siyasi durum aynı değil ne de olsa.

Cevabı şöyle “İki komşu ülke olarak bizim inisiyatif alabilmek için yeterli kapasitemiz, olanağımız var. Baskıyla oluşmuş bir görüşme değil normal, medeni bir diyalogla çözüm aranmasından yanayım.”

VİDEO - Ermenistan'da gündem seçimler; Paşinyan T24'e konuştu

Yazarın Diğer Yazıları

Canan Kaftancıoğlu: Endişe etmeyin, kaybetmeyi de öğrenecekler

Seçim güvenliği konusunda bütün önlemleri aldıklarını söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı, AKP’nin ‘çaldılar’ kampanyasının da karşılık bulmadığı görüşünde

İmamoğlu’ndan iş dünyasına: Konuşmak zorundasınız; demokrasi yoksa varlığınız olsa ne olur

"Mücadelem uzun soluklu, sokağın sesini duyuyorum,  çözüm önerilerim de cebimde"

AKP'nin İzmir Adayı Zeybekci'ye sordum, işte izlenimlerim...

Zeybekci, siyasi mesajlara hiç girmeyip alt yapı ve ekonomiyi canlandırma vaatleriyle oy toplamayı planlıyor