01 Nisan 2010

Dünyanın en iyi 1 Nisan şakasını seçen 3 kişiye benden Ferrari!

Latif Doğan yaşadıklarını şöyle anlattı: O kadar korktum ki, ‘Korktum Korktum’ diye yeni bir şarkı besteleyeceğim...

Dünyanın çeşitli yerlerinde, çeşitli zamanlarda yapılmış bu şakalardan hangisini diğerlerine göre daha yaratıcı bulduğunuzu yorum olarak yazın, en beğenilen şakaya yorum yapmış kişiler arasında paşa gönlüm huzurunda yapılacak çekilişle, 3 kişiye birer adet Ferrari HY-KERS Experimental göndereceğim.
Bilmeyenler için söyleyeyim. Kendisi Hybrid, veeee yeşil. (“Yeşil Ferrari’yi ne yapayım ben yahu amaan,” diye hemen burun kıvıracak şımarıkları unutmadım, onlar için normal kırmızı Ferrari 430 Scuderia opsiyonumuz da mevcut.) İnanmayan oynamasın.

Aday #1: Islık Çalan Havuçlar

2002: İngiliz supermarket zinciri Tesco, The Sun gazetesinde, ‘Islık çalan havuç’u en sonunda başarıyla ürettiklerine dair bir reklam yayınladı. Reklam, havuçların üzerlerinde konik hava delikleri oluşacak şekilde özel olarak tasarlanıp üretildiğini, havuçlar iyice pişirildiği takdirde bu hava deliklerinin sebzenin ıslık çalmasını sağladığını açıkladı.

Aday #2: Kokuvizyon
1965: BBC Televizyonu, “Smellovision” diye bir aletin buluşunu yapmış bir profesörle bir röportaj yaptı. Bu mucizevi teknoloji, televizyon stüdyosunda üretilen kokuları insanların evlerinde de duymalarını sağlıyordu. Profesör hemen oracıkta birkaç soğan doğrayarak ve stüdyoda kahve yaparak tezini ispat etmeye çalıştı. Hatırı sayılır sayıda seyirci TV kanalını arayarak soğanın ve kahvenin kokusunu aldıklarını söylediler.

Aday #3: Gün Işığından Tasarruf Yarışması
1984: Illınois’deki Eldorado Daily Journal gazetesi, gün ışığından tasarruf dönemine geçilen günlerde, kimin daha çok tasarruf yaptığıyla ilgili bir yarışma düzenledi. Yarışma basitti: Saatlerin 1 saat ileri alındığı ilk günden itibaren, katılımcılar gün ışığı biriktirecekti. Kim en çok gün ışığı biriktirebilirse yarışmayı o kazanmış olacaktı. Sadece saf gün ışığı kabul edilecek, yarışmaya alacakaranlık ışığıyla katılınamayacaktı. Bulutlu günlere ait ışık kabul edilebilirdi. Dolunay ışığı kesinlikle yasaktı. Işık herhangi bir kapta saklanabilirdi. Yarışmaya ulus çapında inanılmaz bir katılım gerçekleşti. Gazetenin editörü CBS ve NBC’ye defalarca konuk oldu.

Aday #4: MITkey Mouse
1998: Massachusetts Institute of Technology (MIT) ana sayfası bir haber yayınladı: Bu prestijli üniversite, 6,9 milyar dolara Walt Disney Co.’ya satılmıştı. Üniversitenin meşhur kubbesinin tepesine bir çift Mickey Mouse kulağı geçirilmiş halde bir fotoğrafının da eşlik ettiği haberde, kampüse “Varyemez Amca İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi” ve “Donald Duck Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi” gibi bölümlerin katılması amacıyla üniversitenin Orlando’ya taşınacağı yazdı. Haberin üniversite internet sitesinde yayınlanması işin içine resmi güvenilirlik katıyordu. Sonunda anlaşıldı ki, haberi yapanlar okulun ana sunucusuna girerek siteyi hack etmiş öğrencilerdi.

Aday #5: Asterix Köyü bulundu
1993: Londra Independent gazetesi, ünlü çizgi film kahramanı Asteriks’in 3.000 yıllık köyünün arkeologlarca bulunduğunu duyurdu. Arkeolog ekibi yöneten ünlü profesörler, köyün Romalı güçler tarafından asla işgal edilmediğini keşfettiklerini bildirdiler. Ayrıca kazılarda Obelix’in en sevdiği yemek olan yaban domuzuna ait motiflerle işlenmiş Keltik paralar bulduklarını da belirtmeden geçmediler.

Aday #6: Bomba şakası, pahalıya patladı
2006: İstanbul'da ‘Üzerimde bomba var’ diyerek 1 Nisan şakası yapan kişiye 20 ay hapis cezası verildi. Şakayı Kadıköy-Beşiktaş seferini gerçekleştiren vapurda yapan Murat Alas, savunmasında “Aklıma nereden geldi bilmiyorum. Keşke yapmasaydım. Yolculara ‘Üzerimde bomba var, pimi çeker patlatırım’ dedim. Elimde bir şey yoktu. Daha sonra da ‘Bu da size 1 Nisan şakası olsun’ dedim. Gülenler oldu. Sadece bir bayan ağladı” dedi.

Aday #7: Latif Doğan, artık ‘Küstüm’ yerine ‘Korktum’ diyecek
2004: Televizyona Küstüm Show adlı bir program da yapan Latif Doğan’a ölüm korkusu yaşatan şaka, Doğan'ın yemek yediği restoranın kar maskeli silahlı adamlar tarafından basılmasıyla başladı. Restoranı boşaltıp, Latif Doğan'ın gözlerini bağlayan ‘oyuncular’, önce restorandaki arkadaşlarını mizansen gereği vurdular, daha sonra da ‘Acıyın bana’ diye yalvaran türkücüyü çatıdaki helikoptere bindirdiler.
Helikopteri yerden bir metre havalandıran korsanlar, Latif Doğan’a paraşüt takarak, ‘Şimdi Boğaz Köprüsü’nün üzerindeyiz, hemen atla’ dediler. Doğan’ın ‘Su soğuktur abi’ demesi üzerine silahlı kişiler, ‘Ya şimdi Boğaz sularına atlarsın, ya da gökdelenlere çakılırsın’ diyerek Doğan’ı helikopterden ittiler. Metrelerce düşüp Boğaz’ın soğuk sularına gömüleceğini sanan Doğan, sadece bir metre yükselen helikopterden beton zemine düşünce ne olduğunu anlayamadı. Olayın şaka olduğunu kavradığında da, kendisine bu oyunu oynayanları dakikalarca kovaladı.
Latif Doğan yaşadıklarını şöyle anlattı: ‘Korkuyu, endişeyi yaşadım. Tamamen şok geçirdim. Annem kamera şakasını televizyonda izlemiş, bana telefonla ulaşamayınca kendine gelememiş. Her şey çok inandırıcıydı. O kadar korktum ki, ‘Korktum Korktum’ diye yeni bir şarkı besteleyeceğim.’
Hadi bakalım. Bul en iyi şakayı, kap ister hybrid’i, ister kırmızıyı.