19 Nisan 2013

'Koç dedesini mezarında rahatsız etmiştir'

Çarşamba günü bir toplantıda Koç’un söylediği sözler aynı gün kamuoyuna yansımış, Perşembe günü gazetelerde yer almış herhangi bir yalanlama gelmemişti

SKYTURK 360 ekranı.

Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı programı.

Bir yanda gazeteciler…

Şelale Kadak, Vahap Munyar ve ben...

Ayrıca iki işadamı.

TAV CEO’su Sani Şener ve Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak.

Karşımızda Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan.

Güncel konuları tartışıyoruz.

Sıra bana geldiğinde Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un “yerli otomobil ile ilgili” son söylediklerini Bakan Çağlayan’a soru olarak yöneltiyorum.

Koç “yerli otomobil ticari intihar olur” demişti.

Çarşamba günü bir toplantıda Koç’un söylediği sözler aynı gün kamuoyuna yansımış, Perşembe günü gazetelerde yer almış herhangi bir yalanlama gelmemişti.

Bakan Çağlayan konuyla ilgili gün boyu Koç ile telefonda konuşmadığını da belirterek ve “eğer söylemişse” diye altını da çizerek şunları söyledi:

“Mustafa Koç bunları söylediyse Türkiye’ye karşı haksızlık etmiştir.

Böyle bir şey yapmışsa Türkiye’ye karşı kendisi intihar etmiştir.

Türkiye’nin nimetlerinden en iyi şekilde yararlanmış, Türkiye markasıyla holdingine değer katmış Koç’un söyleyeceği şeyler değil bunlar.

Bu lafı söylediyse dedesini (Vehbi Koç, M.S.) mezarında rahatsız etmiştir.

Merak etmeyin…

O intiharı yapmayacak başka babayiğitler bulunur.”

Bakan Çağlayan bu cümlelerle tepkisini ortaya koydu. Tam bu arada tekrar söze girip şunu sordum: Niye bu kadar sert sözler? Fizibilitesi, ekonomik hesapları tutmamış ve bunu söylemiş olamaz mı?”

Çağlayan şu cevabı verdi;

“Ben Mustafa’yla on gün evvel Türk Traktör’ün temelini atarken birlikteydim. Cenevre’de otomobil fuarında gruplarının yıllardır çalıştığı FİAT’ın en üstündeki isimle görüştüm. Biz herkese aynı şeyi anlatıyoruz. Yerli araç illa binek anlamına gelmemeli. Ticari de olur. Türkiye dünyanın bu karışık ekonomi ortamında psikolojik olarak bunu yaptığını dünyaya göstermeli. Bakın Volkswagen Türkiye ile Polonya arasında gidip geliyor. Ben Koç Grubu’na, Mustafa Bey’e böyle bir cümleyi yakıştırmam.”

Burada sözü işadamı Ethem Sancak aldı.

Sancak’ın siyasi kimliğini de hatırlamadan geçmemek lazım.

Kendisi aynı zamanda daha önce açık desteğini belirttiği AK Parti’de “Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu’nun da üç isminden biri.

Sancak şunları söyledi:

“Kendi yerli arabamızı yapalım demenin ardında, katma değerli bu topraktan çıkan bir ürünü, markalaşmayı gündeme getirmek vardı.

Adı geçen gruba gelince…

Milli tankımızı yapıyorlar, milli gemimizi yapıyorlar, bunlar onun tekelinde.

Bunları yapmak otomobilden kolay değil.

Ama burada bir kolaycılık var.

Tank yapınca alıcısı hazır…

TSK’ya satacaksınız parayı peşin alacaksınız gemi de ha keza…

 Öbüründe pazara sunacaksınız, pazar yaratacaksınız.

Geleneksel eski sanayicilerimizin tarzı değil bu.

Onlar pazarı hazır bulmuşlar 80 yıldır.

Pazar olmayan yere pek yatırım yapmak istemezler.

Geleneksel sanayici kuşağın dışında bir yatırımcı gelecek.

Onlar daha cesur adımlar atacak.

Buradan da insanlar;

“Devletin gölgesinden sebeplenerek inşa edenlerle, tırnağıyla inşa edenlerin farkını görecek”…

Siyaset Meydanı’nda öne çıkan başlıklar bunlardı.

 

Mustafa Koç: Yerli oto intihar olur, otoyol defteri bizim için kapandı!

 

Yazarın Diğer Yazıları

Siyaset ve iş dünyası kulislerinde yayılan iki kritik soru: Büyük koalisyon olur mu, MHP olmasa ‘Fetullahçılar’ devletten tasfiye edilebilir miydi?

MHP’den milletvekili adayı olan Mustafa Çintaş’ın ‘FETÖ üyesi’ olduğu gerekçesiyle nisan ayında tutuklanmasına farklı itirazlar getirilebilir. Ancak bu soruyu, yani “Fetullahçıların devletten MHP’siz temizlenmesi mümkün olur mu?”yu önümüzdeki günlerde MHP’li isimlerden daha çok duyma ihtimalimiz var mı?

Otokratlar bilgiden-sorgulamadan nefret eder, artık Trump’ın zaferi kesin değil

Trump’tan Modi’ye ve Orban’a, otokratlar din ile milliyetçi duygular ile toplumu çoğu zaman gerçek ötesi bilgiler-duygularla yönetmeye-yönlendirmeye çalışıyor. Soranı, sorgulayanı, özgür düşünceyi sevmiyorlar. Türkiye uzun süredir benzer bir iklimde yaşıyor