03 Aralık 2023

CHP'yi "hırpalamasına" rağmen, "İYİ Partisiz kazanamayacak" algısına mahkûm edilen "değişim", TİP'i görmeyen eğilim

Demokrasi için soldan sağa birliktelik önemli. Yerel seçimler için de 2028 için de… Ancak partiler kendi duruş ve söylemlerini netleştirmeden ya da kendileriyle ilgili kamuoyu önünde sarf edilen cümleleri sürekli sindirerek sonuç elde edemezler

Yarın CHP için "büyük gün"… Daha önce yerel seçimlerde tek başına 81 ilde seçime girme kararı alan İYİ Parti, CHP'nin yeni genel başkanı Özgür Özel'in partilerini ziyareti sonrası "kimi yerlerde iş birliği yapılıp yapılmayacağını" Genel İdare Kurulu'nda konuşacak. CHP yöneticileri "ittifakın özellikle İstanbul'da şart olduğuna dair" o kadar çok demeç verdi, telefon etti, ziyarete gitti ki, İYİ Parti bu kadar ısrara "karşılıksız" kalamadı. CHP yönetiminin pazartesi "küt küt atar" kalpleri artık çıkacak sonuçla ilgili. Bu arada o görüşmeden itibaren İYİ Parti'nin üst yöneticileri katıldıkları televizyon programlarında ya da sosyal medya hesaplarında "partiyi birilerine payanda olmak için kurmadıktan," "kurtlarla dansı öğrenecekler"e "veciz" ve "potansiyel ortaklık ruhuna uyan"  mesajlar paylaşıyor.

İYİ Parti'nin 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi başlayan;  "kazanamayacak aday" söylemi, marttaki masadan kalkma-kaldırılma tartışması sırasında söyledikleri unutulmuş durumda. Başarısız olan ittifakta CHP de özeleştiri ve "değişim" süreci yaşanmışken, İYİ Parti yöneticilerinin hem böyle bir süreçten geçmemesi hem de faturayı ağırlıkla CHP'ye çıkarması da anladığım kadarıyla önemli değil CHP kurmayları için. İYİ Parti'de yaşanan istifaları, kimi parti üst yöneticilerinin birbirleri hakkında parasal konulardan başlayarak karşılıklı yaptıkları ithamları da önemsemiyorlar.

Meral Akşener'e "en büyük pişmanlığı yaşatan", "kuyruk siyaseti", "diyet" tespitlerine "mazhar olmuş" bir parti aynı zamanda CHP.  

"CHP'den 15 milletvekili istedik. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. O gün bugün 15 milletvekilinin bedelini ödeyemedik. Ömer Seyfettin'in diyetine döndü bu iş. Beraber seçime girdik. Ama biz psikolojik olarak kendimizi çok kötü hissettik. Ben kendimi çok kötü hissettim. Çok aşağılanmış hissettim, çok çaresiz hissettim. Bu bize neye mal oldu? Kuyruk siyasetine mâl oldu."

Tüm bunları alt alta yazıp "ama siyaset pragmatizmdir" biraz da diye düşünenler olabilir. Gelin biraz da bu pragmatizme bakalım. İYİ Parti'nin 2023 Mayıs ayındaki milletvekili seçimlerinde Türkiye genelinde aldığı oy  yüzde 9.8. İstanbul'da aldığı oy ise yüzde 8. (821.574 kişinin oyunu aldı) 28 Mayıs sonrası izlediği "çizgi" ile de oylarındaki azalmanın devam ettiği düşünülebilir. İYİ Parti özellikle 2020'de pandemi sürecinde memleket genelinde yaptığı yüz yüze çalışmalarla oylarını artırmış, CHP seçmeninin de oylarına talip olmuş-kısmen almış bir siyasi parti oldu. Şu anda bu partinin oyları kadar durdukları nokta ve kurdukları dil de kısa ve orta vadede CHP için olumsuz olabilir. CHP'nin üst yönetimindeki ikili yapı, İYİ Parti ile genel başkan Meral Akşener ile bırakın 100 yıllık parti geçmişini, oy farkını, eşitler arası bir ilişkiyi bile kurabilmiş durumda değil. Öyle bir hava yaratıldı ki İYİ Parti olmazsa İstanbul, Ankara kazanılamayacak. Elbette ittifaklar önemli ama bunun gerçekleştirilme süreci de önemli.

Partinin yeni genel başkanı "sol"dan, sola açılmaktan da bahsetti hem adaylık sürecinde hem sonrasında… Ancak sağ ile kurmaya çalıştığı ilişkinin benzerini sol ile mesala TİP ile aramadı. Bu arada son seçimlerde TİP'in İstanbul'da yüzde 4 (420.740 oy) gibi azımsanmayacak bir oy aldığını da hatırlamak gerekir. TİP'in konuştuğu, konuşabildiği kitlelerden; partinin, parti yönetim kadrolarının ne ifade ettiğini iyi düşünmek gerekir. 

Burada bir alıntı yapmak istiyorum. Daron Acemoğlu Project Syndicate'deki  (ben çevirisini Oksijen'de okudum) yazısında merkez sol partilerin kullandıkları dilin değişmesi gerektiğinden bahsediyor. Şöyle diyor:

"2010 itibariyle eğitimliler büyük ölçüde merkez sol partilere oy vermeye başlarken çalışan kesim sağa kaydı. Bunun bir sebebi de merkez sol partilerin çalışanların maddi menfaatleriyle ve diğer öncelikleriyle uyumlu politikalardan uzaklaşmasıydı. Gidişatı tersine çevirmek için merkez sol partilerin sadece benimseyecekleri spesifik politikaları değil kullandıkları dili de değiştirmeleri gerekiyor. Ayrıca üst makamlara iyi eğitimli elitlerin doluşması yerine çalışan kesimi parti yönetim kadrolarına getirecek proaktif çabalar gerekebilir."

Bitirirken…

Demokrasi için soldan sağa birliktelik önemli. Yerel seçimler için de 2028 için de… Ancak partiler kendi duruş ve söylemlerini netleştirmeden ya da kendileriyle ilgili kamuoyu önünde sarf edilen cümleleri sürekli sindirerek sonuç elde edemezler. CHP'yi "hırpalamasına" rağmen, "İYİ Partisiz kazanamayacak" algısına mahkûm edilen "değişim", TİP'i görmeyen eğilim kısa vadede de orta vadede de CHP'yi zorlayabilir.

Murat Sabuncu kimdir? 

Murat Sabuncu İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi bölümünü bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi'nde İşletmecilik Sertifikası programını tamamladı. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Medya ve İletişim Sistemleri konusunda yüksek lisans yaptı.

Dergi, gazete, radyo, televizyon, internet haber sitelerinde muhabirlik, editörlük, yayın koordinatörlüğü, genel yayın yönetmenliği, köşe yazarlığı yaptı.

En uzun süre Milliyet gazetesinde çalıştı. Tempo dergisinde genel yayın yönetmenliği, Fortune dergisinde kurucu yönetmenlik yaptı. Skytürk 360'da ekonomiden politikaya değişik programlar hazırladı, sundu. 

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni oldu, ikinci ayında tutuklanıp Silivri Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Hapsedildiği cezaevinde 1,5 yıl tutuklu kaldı. 

T24'te köşe yazarlığı, yapıyor. 2016 yılından beri pasaportu ve sürekli basın kartı verilmiyor. Yargıtay'ın iki kere verdiği beraat kararına rağmen 7,5 yıl hapis cezası talebi içeren dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda bekliyor.

Bölgeden tanıklıklarını ve izlenimlerini "Gazze: Mahsuscuktan Bir Aşk Hikâyesi" adıyla yayımlanan kitabında paylaştı. Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü sahibi. Sorbonne'da hukuk doktorası yapan bir oğlu, Nuri isimli bir kedisi var.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Lütfü Savaş konusu Özel'in zayıf liderliğinin tescili; Nasuh Mahruki'nin adaylığı

Şimdi Hatay gibi simgesel bir yerde kamuoyu tepkisine rağmen Lütfü Savaş'ı yeniden aday gösteriyor. Deprem bekleyen İstanbul'da, adı bu konuda yaptığı çalışmalarla halkın hafızasına kazınan Mahruki'yi Beşiktaş'ta yok sayıyor

TİP’in Gebze’de kurduğu laboratuvar, kimliklere mesafeli sınıf siyaseti ne getirir?  

Kürt sorununa mesafeli, bu konuda iddialı fikir-tavır koyamayan bir sol partinin geleceği nasıl olur bilemiyorum. TİP, yakından izlenmesi gereken bir arayış içinde…

CHP’de gördüklerim: ‘Tribün milliyetçiliği’ ile zayıf, halkçılık vurgusu ile kuvvetli, Hatay’daki belirsizlikle kayıpta

CHP bir süredir kendine yeni bir milliyetçi dil arayışındaydı. Özgür Özel’in dün salonda yaptığı, seçim sürecinde meydanlara taşıyacağını söylediği “kırmızı-beyaz en büyük Türkiye” şablonu tribünlerden hatırladığımız fazla karikatürize bir milliyetçi tavır hissi uyandırdı bende