06 Eylül 2014

CHP delegesi 'ben de varım' dedi

Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık seçim sonuçlarını dikkate almalı ama bu rakamların esiri de olmamalıdır.

CHP'nin "Güçlü CHP, Güçlü Demokrasi, Güçlü Türkiye" sloganı ile yapılan 18. Olağanüstü Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu yeniden seçildi.

Ancak Kılıçdaroğlu'nun 740, İnce'nin 415 oy alması bugün yapılacak PM seçimlerini büyük ölçüde etkileyecek görünüyor.

 

Roboskili ailelere gösterilen ilgi

 

Sabahın erken saatlerinde dolan salonun özel konukları kuşkusuz; Soma'da ölen madencilerin, Gezi direnişinde ve Roboski'de öldürülenlerin aileleriydi.

Salonda özellikle Roboskili ailelere gösterilen büyük ilgi gerçekten önemliydi. Gezi ve Soma'ya sahip çıkan CHP'nin, Roboskili ailelere de aynı şekilde sahip çıkması, partinin Kürt sorunu konusundaki yaklaşımının değişmesi konusunda sembolik öneme sahiptir.

Roboskili ailelere atfen ifade edilen "Roboski'yi unutma, unutturma" sloganı kuşkusuz önemliydi.

 

İmza sayılarına yansımayan sonuç

 

Kurultayda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 944, Yalova Milletvekili Muharrem İnce 177 imza ile aday gösterildi. 

İmza sayıları kurultayın sonucu hakkında ipucu verdi. Ancak Kılıçdaroğlu'nun 740 oy alarak seçilmesi aday gösterildiği 944 ile kıyasladığında partide bir şaşkınlık yarattığı da açıktır. Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere parti yönetimi, bu konu üzerine düşünmelidir.

İki liderin konuşmasına bakıldığında ideolojik bir farklılaşma göremedik. Kılıçdaroğlu ideolojik bir tercihi, onun politik ipuçlarını koydu. Buna karşın İnce'nin konuşması ideolojik temeli olmayan parti içi sorunları ve tartışmaları odak aldı.

 

İnce: Hitabet iyi ama içerik zayıf

 

Genel Başkan adaylarından, önce İnce konuştu. İnce, hitabet açısından iyi bir performans sergiledi. Ancak genel başkan ve başbakan adaylığı için somut projeler ortaya koymadı.                                                                                                                              

İnce adaylığının gerekçelerini daha çok parti içi demokrasi konusunda yaşanan sorunları kaynak gösterdi. Ancak bu sorunların nasıl aşılacağını anlatmadı.

İnce iktidar olmak istiyor ama bunu nasıl yapacağını söyle/ye/medi.

 

Kılıçdaroğlu: Masabaşı solculuğu bitti

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, İnce'den ve kamuoyundan gelen eleştirilere cevap vererek başladı konuşmasına.

CHP'nin izlediği politikların sağa kayma olmadığını politik örneklerle açıkladı. Özetle parti ilkelerini, evrensel değerlerle yeniden yorumlama ve partinin halka açılma sürecinde olduğunu söyledi. Kenan Evren Atatürkçüsü olmadığını söyleyerek, Dersimli Kemal olduğunu ilk defa açıkça ifade etti.

İki önemli uyarı yaptı Kılıçdaroğlu. İlki, parti politikalarının, CHP'nin "rakı masalarında" kurtarılması döneminin bittiğini ve bunu yapanların partiden temizleneceğini söyledi. Siyasetin rakı masasından değil sokakta olduğunu ve partilileri sokakta çalışmaya davet etti.

İkincisi ise parti politikalarına aykırı açıklama yapanlara, disipline uymayanlara yönelik adımlar atılacağını söylemesi oldu.

 

Rakamlardan korkmamalı

 

Kılıçdaroğlu konuşmasını yeni dönemde parti yönetimin; ortak akıl, uyum, dayanışma içinde olcağını söyleyerek bitirdi.

Konuşmasını böyle bitiren Kılıçdaroğlu'nun seçimi 740 oyla kazanması akla şu soruyu getirdi; "Kılıçdaroğlu birlikte çalışmak istediği ekibi (PM listesini) kurultaydan geçirebilecek mi? Yani PM için oluşturacağı 'Anahtar Liste' delege tarafından onaylanacak mı?"

Seçim sonucunun açıklanmasından sonra herkes bunun zor olduğunu ve PM listesinin güncellenmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Peki Kılıçdaroğlu'nun oyunun azalması, İnce'nin oyunu arttırması delegenin ideolojik tercihinden mi, yoksa parti yönetimine tepkisinden mi kaynaklanıyor?

Kulislere yansıyan bu sonuçlarda en önemli etkinin delegenin, özellikle yerel yönetim seçimlerinde adayların belirlenmesinde parti yönetimine kızgınlığı olduğu şeklinde. Delege, seçimlerde taleplerini dikkate almayan yönetimi bir anlamda uyarmıştı.

Yine kulislerde, Kılıçdaroğlu'nun PM listesini  hazırlarken örgüt taleplerini de dikkate almasının kaçınılmaz olduğu sıkça delegeler tarafından ifade edildi.

 

Eklektik liste yönetim başarısı getirmez

 

Kılıçdaroğlu'nun yapması gereken, birlikte çalışacağı isimleri belirlerken eklektik bir PM listesi yerine, örgütü dışlamadan, ideolojik olarak aynı yerde duran, ortak akla ve dayanışmaya açık bir kadro tercih etmelidir.

PM listesinin 2012'deki kurultay gibi eklektik olarak belirlenmesi, geçmiş iki yılın hatalarının tekrarlanması olur.

Kılıçdaroğlu, genel başkanlık seçim sonuçlarını dikkate almalı ama bu rakamların esiri de olmamalıdır.

@murataksoy

  

Yazarın Diğer Yazıları

Bu Cumartesi annelerimizi yalnız bırakmayalım

Cumartesi anneleri 500 haftadır kayıplarını arıyor, 500 haftadır adalet arıyor olacaklar...

Erdoğan ve Öcalan pragmatizminin sonu

Son konuşulan yol haritası Kürt sorununun hiç olmazsa seçimlere kadar yönetmeyi hedefleyen zaman kazanma taktiğidir

Siyasetin yeni aracı: Sivil İtaatsizlik

Sokak ve meydanlardaki protestolar da siyasetin bir yoludur. Hep de öyle olmuştur.