24 Eylül 2010

PKK sınır ötesine çekilecek

Kürt sorunun çözümü ile ilgili çok önemli bir süreçten geçiliyor. Bu süreç daha öncekilerden farklı ve nazik.

Kürt sorunun çözümü ile ilgili çok önemli bir süreçten geçiliyor. Bu süreç daha öncekilerden farklı ve nazik. Devlet, hükümet, İmralı, BDP sorunun çözümüne yönelik adam atma konusunda uzun yıllardan sonra irade gösterme niyetinde. En azından artık kimse “olmaz” demiyor, “terör örgütü ile görüşülmez”, “yakalım yıkalım” demiyor. Yani söylem itibariyle kimse arabayı atın önünü koşmuyor; tıkaç rolü oynamak istemiyor.

 

 

Yaşanan bu sürecin en temel anahtarı karşılıklı olarak kullanılan ve kullanılacak olan “dil”. Bu dilin kışkırtıcı, kırıcı, şiddet yanlısı, süreci tıkayıcı olmaması gerekiyor. Çok edebi gelse de “barışa hizmet eden” bir “söylem” bir dil bu dönemin temel anahtarı.

 

 

Bunu sadece biz değil, bu işe kafa yoran, devlet ve örgüt arasındaki tüm süreçleri yakından izleyen, Öcalan ile görüşmelere geçmişte tanıklık etmiş, tarafları buluşturmuş ya da taraflar arasında arabuluculuk yapmış kişiler de söylüyor.

 

 

Söylenen şu: “Bugünden yarına çözüm olmayacak ancak bu yolun açıldığı görülüyor. Bu yolu uzatmak tarafların birbirlerine güvenine bağlı. Bu güveni oluşturmak, niyet olduğunu ortaya koymak için atılması gereken en önemli adım bu. Arkası gelecektir. Çünkü süreç bir raya girdikten sonra onu çıkarmak çok güç olur”.

 

 

Evet, Türkiye’deki 30 yıllık sorunun çözüm kapısını açacak anahtar barış dilinin şu anki sürece yardımcı olacağını söylemek gerekiyor. Ama tabii ki sadece bu değil. Yeni süreçte artık bu dilin altının dolduracağının haberlerini alıyoruz. 1990’lı yıllarda görüşmelere zemin hazırlayan kişiler hükümetin, BDP’nin İmralı’nın şu anki duruşlarından oldukça umutlu. Hatta Öcalan’ın hiç olmadığı kadar iyimser olduğu söyleniyor. Kaynakların söylediği bir başka konu ise Hakkâri katliamını gerçekleştirenlerin hesabının geri teptiği, sürecin önünü açtığını söyleyenler var.

 

 

Ancak burada en önemli pay hükümete düşüyor tabii ki. Hükümetin referandum sonrası elini güçlendirdiği ve adım atma konusunda önünde pek fazla engel kalmadığı söyleniyor ve “Artık elini taşın altına soksun” deniyor. CHP’nin ve özellikle MHP’nin yaşanan süreçte sesinin çok da çıkmaması aslında siyasi havanın ne kadar olumlu olduğunun göstergesi.

 

 

Ve son iki not: En kısa sürede PKK sınır ötesine çekilecek. Ama karışıklı olarak güven sarsılır, süreç birileri tarafından hafife alınır, geciktirilir, uzatılırsa geri dönüşü olmayan bir yola girilir. Bu yoldan da geri dönüş olmaz.

Yazarın Diğer Yazıları

Dağa çıkılmaması için önce dağdakilerin inmesi gerekiyor

Barış sürecine rağmen çok sayıda gencin Kandil’e yol alması belli bir güvensizliğin göstergesi mi?

Sandık birleştirmiyor, bölüyor!

Irak gibi insanların etnik ve mezhebi kökenlere göre hareket ettiği, oy kullandığı bir ülkede seçimler, tarafları bir araya getirmekten çok uzaklaştırıyor.

Kürtlere haksızlık mı yapılıyor?

Kürt hareketi tarihsel bir zihin altı ve tecrübeyle daha sabırlı ve temkinli ilerlemeye çalışıyor. AKP hükümetini eleştirmekten kaçınmıyor, sokakta yerini alıyor.