21 Mayıs 2019

Ali Koç yönetimine uyarılarım

Tribünlerin sabrının bir sonu var, Ali Koç yönetiminin önce bunu aklında tutmasında yarar var

Fenerbahçe için kaybedilmiş bir sezon daha geride kalıyor.

Oynanan oyun, kadro ve lig sıralaması olarak bundan daha kötüsünü de hatırlayacak yaştayım.

Ancak bu sezonu, bütün diğer kötü sezonlardan ayıran en temel şey, büyük bir değişim ümidi ile yola çıkılmış olmasıydı.

Normal olarak tribünlerden hâlâ “yönetim istifa” seslerinin yükselmiyor olmasının nedeni de buydu.

Taraftar Ali Koç yönetimine büyük bir ümit bağlamıştı ve belli ki önümüzdeki sezon için de bu ümidini muhafaza etmek istiyor.

“Fener Ol” projesine destek verenlerin de aynı ümidi taşımak isteyenler olduğunu söyleyebiliriz.

Gazeteci olmadan çok çok önceden beri o tribünlerde taraftar sıfatıyla oturmuş birisi olarak söylemeliyim ki bu kredinin tükenmesi için, önümüzdeki sezonun ilk üç – dört haftasında alınacak kötü sonuçlar da yeterli olacaktır.

Tribünlerin sabrının bir sonu var, Ali Koç yönetiminin önce bunu aklında tutmasında yarar var.

Peki bugünkü görüntüye bakarak, Fenerbahçe yönetiminin bu işin üstesinden gelebileceğini söyleyebilir miyiz?

Yanıtım hoşlarına gitmeyecek ama maalesef hayır!

Fenerbahçe yönetimi önce kendisine şunu sormalıydı:

Futbol takımının bugünkü durumundan kim sorumlu?

Aslında yanıt belli: Fenerbahçe’yi kim yönetiyorsa, o sorumlu!

Fenerbahçe yönetimi, transfer işini yürütmeyi, hocayı bulmayı kime emanet etmişti? Comolli’ye.

Comolli başarılı oldu mu?

Hayır, olamadı. Yaptığı transferlerden bir teki bile düzenli forma giyecek, “işte Fenerbahçe’nin oyuncusu” denilebilecek bir performans ortaya koyamadı.

Benzia, Slimani ve Reyes’in durumu ortada, bu kötü Fenerbahçe’de bile forma giyebilecek durumda değiller.

Ayew, Jailson, Frey, Moses, Zajc, Tolgay hakkındaki fikirleriniz?

Bunlardan hangisi seneye Fenerbahçe’de olmasalar üzülürsünüz?

Türkiye’de şampiyonluk iddiası olan bir takım bunlardan hangisini bedava bile olsa kadrosuna almak isteyebilir?

Barış, Ferdi, Berke genç isimler, yatırım yapılması normaldir, sabretmek gerek.

Transferlerden bir tek kaleci Harun düzenli oynayabildi, tecrübesi arttıkça daha iyi olacağını da söyleyebiliriz.

Sezonun ikinci yarısında en çok katkı sağlayanlardan Dirar’ın kadro dışı bırakılmasına, Soldado’nun UEFA listesine yazılmamasına kim karar vermişti?

Stoper Yiğithan’ı verip, stoper Sadık’ı alan kimdi?

Gönderilenleri de hatırlayalım: Giuliano, Josef De Souza, Fernandao, Janssen.

Gelenlerden hangisi, gidenlerin yerini doldurabildi?

Cocu’yu bulan, Koeman ile devam edebileceğini düşünüp, ilk yarının tümünü çöpe atan ve en azından ilk 5’e girme şansını yok eden de sonuç olarak bu kulübün futbol şubesini yönetenlerdi.

Ve şimdi aynı ekibin, yeni sezon için son derece kıt olanaklar ile transferler yapmasını ve bu kadronun Fenerbahçe’yi gelecek sezon yine yarışın içine sokmasını bekleyeceğiz, öyle mi?

Teknik direktöre gelelim.

Fenerbahçe’nin bir oyun planı var mı?

Bu oyun planı, maçın gidişatına göre değişebiliyor mu?

Yoksa her şey şansa mı bağlı?

Deniliyor ki yetenekleri sınırlı, öz güvenini yitirmiş bir kadroyla bu kadar oynanabiliyor!

Fenerbahçe’den daha etkili futbol oynayabilen Rizespor’un, Alanyaspor’un, Antalyaspor’un, Ankaragücü’nün, Konyaspor’un kadroları, Fenerbahçe’ninkinden daha mı üstündü?

Hayır, bunu söyleyemeyiz.

Bu takımlar arasındaki farkları yaratanlar teknik direktörler oldu.

Ersun Yanal takım çalıştırmadan geçirdiği yılları boşa harcamış, bu açıkça görülüyor.

Bu takım defans da yapamıyor, hücum da edemiyor ise kadrodaki sorun kadar teknik direktörde de sorun vardır.

Devre arasında aldığı takımın temel sorunlarını çözemeyen bir teknik direktörle yola devam etmek???

Ali Koç bunu iki kere değil, on kere daha düşünmeli!

Ali Koç ve arkadaşlarına önerim, Fenerbahçe’yi kendi şirketleri gibi görmeleri.

Koç Holding, pazar payını en büyük rakibine kaptıran, bütün gelirini yanlış yerlere harcayan bir genel müdürü işinde tutmaya devam eder miydi?

Comolli, Koç’ta genel müdür olsaydı, elde ettiği sonuçlara bakıp ona kaç “çeyrek” tahammül ederdiniz?

Aynı şeyleri yapıp, farklı sonuç beklemeyin.

Sportif Direktör ve Teknik Direktör bu takımı yukarı taşıyabilecek vasıfları kaybetmiş görünüyorlar.

Vakit varken değişikliğe oradan başlayın.

Ve Avrupa’dan men edilmeyi filan kafanıza takmayın, çünkü bu takım kadrosu ve bu sportif ve teknik yönetim değişmez ise zaten Avrupa kupalarına katılmak uzun yıllar hayal olarak kalacak.

İmza: Bir Dost!

Yazarın Diğer Yazıları

Çubuklu bir efsanesini kaybetti

Rahat uyu Can Ağabey, kalbimizdeki yerin hiç kaybolmayacak

Bu kadroyla bu kadar oluyor

Bu sonuç ve sahadaki futbolcuların yetenekleri de ortaya koyuyor ki, bu takımın kümede kalabilmesi gerçekten çok zor

Yanal'dan mucize bekle ama önce kadro!

Bu oyuncuları silip atmak mı yöneticilik, yoksa sorunları neyse onları konuşup, ikna ederek takıma kazandırmak mı?