05 Eylül 2021

Uçaklarda kabin basıncı nasıl ayarlanır, neden kalkış öncesi oksijen maskesi kullanma talimatları anlatılır?

Havadaki oksijen azsa, kandaki oksijen miktarı da buna bağlı olarak az demektir. Beynimize kan dolaşımı yoluyla oksijen gitmediği takdirde, önce bilincimizi kaybederiz, sonrasında ise hayati risk ortaya çıkar.

Yerküreyi saran atmosferin içindeki havanın özellikleri yerden yükseldikçe değişmeye başlar.  Soluduğumuz havanın sadece sıcaklığı düşmekle kalmaz, yoğunluğu ve basıncı da azalır. Basıncın ve yoğunluğun azalması uçak için faydalı ancak biz ölümlü yolcular için zararlıdır. Düşük yoğunluk uçak için düşük sürtünme dolayısıyla düşük yakıt sarfiyatı ve yüksek hız demekken, yolcu için ölüm demektir.

Bu kısa fizik dersinin sonucu, yolcu olan bizler için aldığımız her nefesteki oksijen miktarının azalması demektir. Havadaki oksijen azsa, kandaki oksijen miktarı da buna bağlı olarak az demektir. Beynimize kan dolaşımı yoluyla oksijen gitmediği takdirde, önce bilincimizi kaybederiz, sonrasında ise hayati risk ortaya çıkar.

Oksijen eksikliğinin olumsuz etkilerini deneyimlemek isteyen okur, kafasına bir naylon torba geçirerek solumayı deneyebilir. Deneyecekseniz, lütfen kısa sürsün ve yanınızda size müdahale edecek birisi olsun.

Dağcılık gibi sporlarla uğraşanlar irtifa yükseldikçe nefes almanın zorlaştığını deneyimlemiştir. Genellikle 2.500 metreden sonra nefesin yetmediği, baş dönmesinin ortaya çıktığı, aşırı yorgunluk ve uyku hali gibi durumlara karşılaşıldığını biliyoruz. Hatta 8,000 metrelerin üzerindeki dağlarda zirveye ulaşmak isteyen dağcıların oksijen tüpü kullanmak zorunda kaldığını söyleyelim. Pek çok kişide 1.500 metrede başlayan rahatsızlıklar genellikle 2.500 metreye kadar dayanılır durumdadır. Bu mesafede hala deniz seviyesindeki oksijenin sadece %25’i kadar eksiktir.

Gelelim uçaklar konusuna. Uçakların standart seyir yüksekliğinde hava basıncı ve havanın içindeki oksijen miktarı yerdeki seviyeden çok düşüktür. Hatta bazı durumlarda oksijen seviyesi sıfıra yakın olabilir. Bunu dengelemek amacıyla uçaklar basınçlandırılır.

Basınçlandırma işlemi uçağın jet motorları içinde sıkışmış olan havanın, yakıtla karıştırılıp yanma işleminden önce bir kısmının motordan alınması ve kabine gönderilmesi ile gerçekleşir. Bu hava kabin için çok sıcak olacağından öncelikle uygun bir ısıya getirilmesi gerekir. İdeal sıcaklığa getirilen hava kabin içinden gelen havayla karıştırılarak yeniden kabine verilir. Böylelikle yolculuk boyunca gereken ideal basınca ve oksijen seviyesine sahip bir hava kabinde dolaşmaya devam eder.

Uçağın içindeki hava 5,000-8,000 (yaklaşık 1,500-2,500 metre) aralığındaki hava şartlarını sağlayacak şekilde basınçlandırılır. Bu ayarlamaya rağmen dikkat ettiyseniz deniz seviyesindeki oksijen miktarın azdır. Yani uçağın içindeyken çok yüksek olmayan bir dağlık bölgede gezindiğimizi varsayabiliriz. Bu oksijen seviyesi ve kuru hava yolcu üzerinde olumsuz etkiler yapar. Gözlerde kuruluk, uyku hali, bağ ağrısı, burunda kuruluk, yemeklerin tadının farklı algılanması gibi şikâyetleri hepimiz yaşarız.

Oksijen maskeleri ise uçakta teknik bir sebepten dolayı ortaya çıkan ani basınç değişikleri esnasında otomatik olarak veya uçuş ekibi tarafından açılır. Bu durumda yapılacak tek şey sakin kalmak, en yakın maskeyi takmak ve sakin bir şekilde solumaya devam etmektir. Çocuğu ile uçan kişilerin ise önce kendi maskelerini takmalarını gerektiğini söylemeye gerek yok. Aksi takdirde oksijen yetersizliğinden dolayı bilincini kaybeden yetişkin kendi maskesini takamayacağı için hem kendi hayatını hem çocuğunun hayatını tehlikeye atacaktır. Maske sistemleri uçağın tipine bağlı olarak 12-22 dakika oksijen sağlar. Bu süre içerinde pilotlar uçağı oksijenin bol olduğu bir seviyeye indirir. Böylece uçak içindeki kişilerin oksijen maskesi kullanmasına ihtiyaç kalmaz. Normal solumayla gerekli oksijeni alır hale geliriz.

Maskelerin hiç açılmadığı, açılsa bile hikâyenin sonunun filmlerdeki gibi olmadığı keyifli uçuşlar dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları

11 Eylül saldırıları uçakla seyahati nasıl değiştirdi?

Bu trajedi havacılık endüstrisini ve havayolu ile seyahati geri dönülmez bir şekilde değiştirdi.

Pilot olmak için 10 makul sebep

Pilotluk, çoğumuzun hayallerini süsleyen bir meslek...

Yangına uçakla gitmek!

"Her şey politiktir" önermesi, toplumsal alanda pek çok sorunu açıklamaya yardımcı olan bir bakış açısı. Ancak yangınlara müdahale, yangınla mücadele, doğru operasyonların planlanması ve icraatı gibi devletin hem sorumluluğu hem de yükümlülüğü olan bu alanın politik aktörlerin bakış açısından etkilendiği görmek derinden sarsıcı