27 Ocak 2024

2023 yılında Latin Amerika'da neler oldu?

Ekonomi çevrelerinin ve uluslararası finans kuruluşlarının gözü 2023 sonunda Arjantin’e çevrildi. Sürpriz biçimde seçimleri kazanan aşırı sağcı ve ultra-liberal devlet başkanı Javier Milei tango ülkesini sonu gelmeyen ekonomik krizlerden çıkarabilecek mi?

Haiti, geçtiğimiz yılda bölgenin felaket ülkesi konumunu korudu, en ciddi tedirginlik kaynağı olmayı sürdürdü. Son yıllarda hapishane ayaklanmaları ve uyuşturucu çetelerinin artan faaliyetleri ile sarsılan Ekvador'da 2023 yılı ikinci yarısında asayiş sorunları tavan yaptı: Belediye başkanları, cumhurbaşkanı adayları terörün hedefi oldular. Sonunda ülkede olağanüstü hâl ve iç savaş durumu ilan edildi. 2018 yılından itibaren, insan hakları açısından, kıtanın en çok eleştirilen ülkesine dönüşen Nikaragua'da, muhalefete, gazetecilere ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar azami düzeye çıktı, geçen yıl en fazla basınca Katolik Kilisesi maruz kaldı. Uyuşturucu kartelleri denilince aklımıza gelen ilk ülke Meksika'da 2024 yılında seçimler yapılacak, iktidar yarışı iki hanım aday arasında olacak. Bu defaki seçimlerin ülke tarihinin en kanlı seçimleri olmasından korkuluyor. Ekonomi çevrelerinin ve uluslararası finans kuruluşlarının gözü 2023 sonunda Arjantin’e çevrildi. Sürpriz biçimde seçimleri kazanan aşırı sağcı ve ultra-liberal devlet başkanı Javier Milei tango ülkesini sonu gelmeyen ekonomik krizlerden çıkarabilecek mi? Son 10 yıl içinde bölgesinde tecride maruz kalan,  7 milyon vatandaşın aş ve iş uğruna terk eyledikleri Venezuela’da iktidar ile muhalefet arasındaki görüşmelerde ilerlemeler ümit vadediyor. 2024 yılında serbest ve adil seçimler düzenlemeyi taahhüt eden Nicolas Maduro karşısında bu defa birleşmiş güçlü bir muhalefet bulacak. Küba'da Covid-19 ertesinde nükseden ekonomik sıkıntıların önü alınamıyor, raflar boş, kuyruklar uzuyor, peso değer kaybediyor, ülkeyi terk edenler artıyor.

Uluslararası güç Haiti'yi kaostan çıkarabilecek mi?

2021 yazında Cumhurbaşkanı Jovenel Moise'in yabancı bir profesyonel suikast timi tarafından öldürülmesiyle uçuruma doğru yuvarlanan Haiti için bir umut ışığı ortaya çıkıyor. Kenya önderliğinde 2 bin kişilik polis gücü, 1-2 ay içinde, kaos içindeki ülkede göreve başlayacak. Meşruiyeti tartışmalı Başbakan Ariel Henry baskılara rağmen seçimlere kadar iktidarı bırakmaya yanaşmıyor. Muhalefet ise geçiş döneminde Henry'nin görevi bırakmasını, geniş bir mutabakat hükümeti önderliğinde seçimler düzenlenmesinde ısrar ediyor. Haiti son 3-5 yıldır tamamen çetelere teslim olmuş durumda. 300 civarındaki çetenin yaşanmaz hale getirdiği ülkede geçtiğimiz yıl öldürülenlerin sayısı 4 bine yaklaştı. Sorun asayiş ve güvenliğin hayli ötesinde; devlet otoritesi, siyaset kurumu ve kamu kuruluşları çökmüş vaziyette. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin onayıyla ve ABD'nin mali katkılarıyla Haiti'de görevlendirilen yarısı (bin kişi) Kenya'lı yabancı polis gücünün işi pek zor.

Jovenel Moise

Meksika'ya kadın cumhurbaşkanı

2018 yılında göreve başlayan Meksika Cumhurbaşkanı André Manuel Lopez Obrador (AMLO) izlediği halkçı ve kibirden uzak politikalarla, alt ve orta gelirli vatandaşın kalbini kazandı. Kamuoyu desteği yüzde 60 seviyelerinden aşağı hiç düşmedi. Bu trendin devam etmesi ve haziran başında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini MORENO (AMLO’nun partisi) adayı, Mexico City belediye başkanı Claudia Sheibaum’un kazanması bekleniyor. Kıtadaki solcu yönetimler ile dayanışma sergilemeyi sürdüren AMLO, ABD'nin ve batının Ukrayna'ya yaptığı yardımları eleştiriyor, bu fonların Latin Amerika'nın fakir ülkelerine yöneltilmesi halinde ABD'ye yönelik mülteci akımlarının duracağını ileri sürüyor. Covid-19 salgını sebebiyle bir miktar gerileyen Meksika ekonomisi artık iyice toparlandı, 2023 sonu itibariyle göstergeler gayet iyi. (İhracatları Türkiye'nin 2 katı, cari açık sorunu yok, enflasyon yüzde 5.) İyi gitmeyen husus, güvenlik ve asayiş cephesi. Meksika üzerinden ABD'ye ulaşmaya çalışan mültecilerin sayısının iki katına çıkması güvenlik sorununu daha da körüklüyor. Velhasıl, son dönemlerin en popüler cumhurbaşkanı, uyuşturucu kartellerinin hakimiyeti konusunda önemli bir başarı sağlayamadı. İşin kötü tarafı kartellerin baskı ve cinayetleri halk nezdinde kanıksanmış vaziyette. Meksika'da normal dönemlerde ortalama ayda bir belediye başkanı suikast sonucu öldürülür, bu sene seçim yılı olduğundan bu rakamın ikiye katlanması beklenmeli.

2023 Peru bakımından kayıp yıl oldu

2023 Peru bakımından kayıp yıl olmuştur. 2022 sonbaharında Parlamentonun ülkenin ilk sosyalist Cumhurbaşkanı Pedro Castillo'yu görevden alması üzerine, kırsal bölgelerden gelen alt gelir grubu Castillo taraftarlarının, 3-4 ay boyunca meydanları doldurarak, yolları trafiğe kapatarak ülkeyi felç ettiklerini anımsıyoruz. Görevi devralan başkan yardımcısı Dina Boluarte'nin önceleri sokağın sesini dinleyerek seçimlerin 2024 nisan ayında yapılacağını duyurduğunu, bilahare Parlamentonun baskısıyla geri adım attığını, neticede seçimlerin zamanında (2026) düzenlenilmesinin kararlaştırıldığını biliyoruz. Sonuç getirmeyen protestolardan yorulan Castillo taraftarlarının hükümetten herhangi bir beklentileri kalmamış vaziyette. Boluarte'nin halk desteği yüzde 15 seviyesinde, halkın Parlamentoya güveni ise yüzde 10’un da altında. Peru'nun içerideki perişanlığı dış ilişkilere de yansımış durumda, kıtada adeta cüzzamlı muamelesi görüyor. Geçen haftalarda 25 yıl hapse mahkûm eski Cumhurbaşkanı Alberto Fujimori’nin insani gerekçelerle affedilmesi içeride ve dışarıda tepkilere yol açtı (nefret edeni seveninden fazladır). Hâkim ve savcılar ile Yüksek Seçim Kurulu üyelerini atayan Ulusal Adalet Konseyi aleyhine sonbaharda açılan soruşturma yargı bağımsızlığına yasama tarafından yapılan saldırı manasında algılandı. Peru Parlamentosunun ve kukla cumhurbaşkanı Dina Boluarte'nin, halktan koptukları, sadece şahsi menfaatlerini düşündükleri ve kulaklarını yapılan tüm uyarılara tıkadıkları görülüyor, izleniyor.

Ekvador El Salvador’un yolunu izleyerek uyuşturucu çetelere savaş ilan etti

Latin Amerika'da uyuşturucu kartellerinin cirit attığı ülkelere Ekvador da eklendi. Kolombiya, Peru ve Bolivya'da üretilen kokain son yıllarda Ekvador kıyılarından ABD ve Avrupa'ya yollanıyor, özellikle liman şehri Guayaquil kullanılıyor. Meksika ve Kolombiya kartelleri tarafından desteklenen uyuşturucu çeteleri Ekvador'da bu sene işi bir cumhurbaşkanı adayını (Fernando Villavicencio) seçim mitingi sonrasında ve sokak ortasında öldürmeye kadar götürdüler. Ülkenin göreve henüz başlayan 36 yaşındaki muhafazakâr Cumhurbaşkanı Daniel Noboa geçtiğimiz haftalarda çetelere savaş ilan etti. Ekvador silahlı kuvvetleri bakalım bu zor görevin altından kalkabilecek mi? Uyuşturucu kartelleri ile mücadelede askeri yöntemlerin Meksika ve Kolombiya'da başarılı sonuçlar vermediğini biliyoruz. 2022 yazında seçilen Kolombiya'nın ilk sosyalist Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 50 yıldır ülkenin başına bela kesilen, uyuşturucu işleri yanında ideolojik motiflerle de beslenen terör örgütlerini müzakereler yoluyla silah bıraktırmaya yönlendiriyor. 2016 yılında barış anlaşması sonrasında silahlı mücadeleyi bırakan, ancak verilen sözlerin tutulmaması gerekçesiyle bilahare tekrar silahlara sarılan FARC ve diğer yasadışı örgütleri (ELN) barışa ikna etmeye muvaffak olursa, seleflerinden Juan Manuel Santos gibi adını tarihe yazdırır. Öte yandan, 2023 yılında bir Orta-Amerika ülkesinde çetelerin askeri yöntemlerle başarıyla sindirildiğini izliyoruz: El Salvador'da artık ortalıkta çete mensubu kalmadı, hepsi yeni inşa edilen devasa hapishanelere tıkıldı. Huzura ve güvenliğe kavuşan El Salvador seçmeni bu pek zor işi başaran aykırı lider Nayib Bukele'yi yürekten destekliyor. Ekvador Cumhurbaşkanı Daniel Noboa’nın, Orta-Amerika'nın popüler lideri Bukele'nin izinden gittiği anlaşılıyor.

Nicolas Maduro

Venezuela’da serbest ve adil seçimler yapılacak; Maduro gider mi, kalır mı?

Bir zamanlar Latin Amerika'nın en itibarlı ve müreffeh ülkelerinden sayılan Venezuela, Hugo Chavez'in ardından (2013) dümeni devralan Nicolas Maduro yönetiminde, son 10 yıldır, siyasi baskı, fakirlik, vatandaşlar arası bölünmüşlük ve tecrit yaşıyor. Petrol gelirleri üçte iki düzeyinde düşen, ABD yaptırımları neticesinde nefes alamaz halde kalan Venezuela, sonunda, sindirdiği muhalefet ile (Meksika ve Norveç arabuluculuğu ile) müzakere masasına oturmak zorunda kaldı, ABD ile kopan diyalog tekrar kuruldu, Chevron ülkeye geri döndü. 2023 ekim ayında Barbados'da yapılan anlaşma çerçevesinde, yaptırımların kaldırılması karşılığında, muhalefete yönelik baskılara son vermeyi, serbest, adil, gözlemcilere müsaade edilen seçimler düzenlemeyi kabul etti. Venezuela muhalefeti Juan Guaido'nun ardından bu defa Maria Corina Machado önderliğinde birleşmiş vaziyette. Maduro seçimlere dair taahhütlerini yerine getirmezse yaptırımlar tekrar yürürlüğe girecek. Tecrübeli politikacı geçtiğimiz haftalarda komşusu Guyana'ya ait Essequibo adlı bölgenin Venezuela'nın toprağı olduğu hususunda bir referandum düzenleyerek, hem bölgede tansiyonu arttırdı, hem de içeride milliyetçi oyları konsolide etti, muhalefet rahatsız oldu. Velhasıl Maduro’yu yenmek hiç de kolay değil. Özgür dünyanın desteklediği Muhalefet, bu sene düzenlenecek pek kritik seçimleri kazanıp Venezuela'yı yeniden müreffeh hale getirebilecek mi? Her şey mümkün…

Büyük lider: Lula da Silva

Latin Amerika'nın lider ülkesi, Meksika kabul etmese de Brezilya'dır. Trump’a pek benzeyen yarı faşist yarı kaçık önceki Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro döneminde piyasadan kaybolan ve puan kaybeden Brezilya, Lula da Silva’nın geri dönüşüyle uluslararası sahnedeki yerini tekrar aldı. 2023 yılında, Brezilya'nın bağlantısız ülkeler, G-77 ve BRİCS mensubu ortaklarıyla diyaloğu geliştirdiğini, uzak durduğu Afrika ile tekrar yakınlaştığını izledik. Essequibo krizinin yatıştırılmasında liderlik yaptığına şahit olduk. Rusya’ya uygulanan yaptırımlara katılmayan, Gazze savaşında İsrail’i ağır biçimde suçlayan, Ukrayna savaşında tarafsız politika izlediği için batının eleştirilerine maruz kalan Brezilya, güçlü ve istikrarlı ekonomisinin de katkısıyla, halen küresel güneyin en itibarlı temsilcisi konumunda. Çevre konularındaki tutumuyla tüm dünyaya güven veriyor.

Lula da Silva

Bir deli Arjantin'in başına geçti

2023 sonunda düzenlenen seçimlerin sonucunda, Arjantin seçmeninin geleneksel iki partiden duyduğu hayal kırıklığı doğrultusunda, aşırı sağcı ve aşırı liberal, biraz kaçık bir ekonomi profesörü (Javier Milei) cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu. İktisadi buhranları, enflasyon rekorları, ödenemeyen dış borçları ve IMF ile kavgalarından tanıdığımız Arjantin'de, on yıllardır, münavebeyle iktidara gelen muhafazakâr neoliberaller (Mauricio Macri) ile Peronist (popülist sol) rakipleri (Cristina Fernandez Kirchner) ülke ekonomisini bir türlü düze çıkaramayınca, kötümserliğin ve ümitsizliğin hâkim olduğu seçim ortamında, renkli ve aşırı yeni sima Milei fırsatı iyi değerlendirip tepki oylarıyla iktidara konuverdi. Parlamentoda çoğunluğu bulunmayan Milei, ikinci turda kendisini destekleyen ilk turdaki ciddi rakibi Patricia Bullrich’i (liberal-muhafazakâr) güvenlik bakanı atayarak Parlamento desteğini bir miktar artırdı. İlk icraatı BRİCS’den çekilme oldu. Peso'dan dolara geçme, Merkez Bankasını kapatma, birçok önemli Bakanlığın kapısına kilit asma gibi uçuk seçim vaatlerini nasıl yerine getireceği içeride ve dışarıda merak konusu. Milei’nin göreve gelişinden sendikalar rahatsız, meydanları doldurmaya başladılar, ama IMF pek memnun. Milei hükümetinin Arjantin’de makro ekonomik istikrarı sağlayacağına inanıyor. IMF dışında inananlar var mı, bilemiyorum.

Şili yeni anayasadan vazgeçti

Şili’de, Kurucu Meclis aracılığıyla yeni anayasa hazırlanması, ardından halk onayıyla yürürlüğe sokulması çabalarına son verildi. 2022 eylülde fazla ilerici bulunduğu için, 2023 aralıkta ise fazla muhafazakâr bulunması sebebiyle, iki anayasa taslağı da halkın oylarıyla reddedildi. Sosyalist Cumhurbaşkanı Gabriel Boriç yeni anayasa sayfasının kapandığını, Şili'nin anayasayı yenileme çalışmaları ile daha fazla zaman kaybetmeyeceğini duyurdu. 2019 da meydana gelen kitlesel protestolar ve şiddet hareketlerinin ardından, Şili yönetiminin, daha eşitlikçi bir toplum ve daha ileri sosyal haklar amacıyla harekete geçtiğini, bu doğrultuda sosyal devlet anlayışına dayalı yeni anayasa için yola çıktığını izledik. 4 sene sonra, sarf edilen tüm bu çabalardan netice alınamadığı görülüyor. Sosyal devlete dönüşmek hiç kolay değil imiş meğerse.

Bolivya'da Evo Morales dönemi kesinkes kapandı

Yerli halkın nüfus oranının yüzde 40’a yaklaştığı Bolivya, 2006-2019 arasında sosyalist cumhurbaşkanı Evo Morales tarafından yönetildi. İki dönem tahdidini kaldıran Morales, tartışmalı, kavgalı ve şaibeli 2019 seçimlerin yol açtığı kaos sebebiyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Sağ muhafazakâr muhalefet ordunun yardımıyla bir yıl boyunca iktidarı devraldı. 2020 sonunda yasaklı Morales'in katılamadığı seçimleri, onun partisinin (MAS) adayı genç lider Luis Arce kazandı. İki sene önce ülkesine dönebilen Morales kenara çekilmeyi beceremedi, “bilge insan”, “bir bilen” emekli politikacı rolünü benimseyemedi. Geçtiğimiz aylarda tekrar seçimlere katılmak üzere anayasa mahkemesine başvurdu. Yüksek mahkeme bu defa önceki yanlış karardan geri dönerek Morales'in iki dönem tahdidi nedeniyle aday olamayacağına hükmetti. Bolivya önümüzdeki yıllarda Luis Arce'a emanet. Kıssadan hisse: Koltuğuna yapışan liderler eninde sonunda kaybederler, itibarlarını da yitirirler.

Guatemala'da reformist lider iktidarda: Rahat bırakırlar mı ?

Orta-Amerika ülkelerinden Guatemala'da yaz aylarında düzenlenen seçimleri, yozlaşmış siyasi kadroların kökünü kazımak taahhüdüyle kampanya yapan, norm dışı ilerici aday, emekli büyükelçi Bernardo Arévalo kazandı. Başsavcının önüne çıkardığı çeşitli engelleri halkın da desteğiyle aşan Arévalo ocak ayında göreve başladı. Mevcut siyasilere artık güven duymayan Guatemala seçmeni, Arévalo tercihiyle “müesses nizama” meydan okudu diyebiliriz. 17 milyon nüfuslu ülkenin geçmiş yıllarda, mevcut yargı ve adalet sistemi bünyesinde yolsuzluklara son veremeyince, Birleşmiş Milletler'den destek aldığını ve başarılı neticeler elde ettiğini hatırlıyoruz. (“Guatemala'da Cezasızlığa Karşı Mücadele Komisyonu”; CICIG-Comision İnternacional contra la Impunidad en Guatemala” 2007-2017). Ülkenin güçlü muhafazakâr elitlerinin, derin devlet yöntemleriyle, Arévalo hükümetinin önünü tıkamak üzere her metodu deneyeceği biliniyor. Başarı dileklerimiz Arévalo'ya…

Nayib Bukele'nin önlenemez yükselişi

El Salvador'da şubat başı seçimler yapılacak, yakinen takip ettiğimiz Nayib Bukele yoklamalarda açık ara önde gidiyor. El Salvador anayasası iki dönem arka arkaya aday olunmasına cevaz vermiyor. Halkın desteğinden güç alan Bukele 6 ay önce görevinden istifa ederek kanuna karşı hile metoduyla bu anayasal engeli aştı. Yüksek Mahkeme danışıklı istifayı iki dönemi kesen eylem kabul ederek adaylığı onayladı. Karşımızda, halkın nabzını iyi tutan, başarılı hizmet sunan, güvenlik ve asayişi sağlayarak imkansızı başaran, yolsuzluklara karşı mücadele veren, tanınmış zengin bir aile mensubu genç bir lider var. Ne yazık ki hukuka ve yasalara saygısı yeterli seviyede değil. Bukele kötü şöhretli El Salvador'u müreffeh ve saygın bir ülke haline mi getirecek? Yoksa zamanla diktatöre mi dönüşecek ? Gelecek seçimlerden (2028) önce cevabı öğreniriz.

Avrupa Birliği Latin Amerika'nın yanında

Avrupa Birliği, Latin Amerika'ya ilgisini sürdürüyor, bölgeyi ABD'nin arka bahçesi kabul etmiyor, Çin'in bu coğrafyada ekonomik hakimiyet kurmasına engel olmaya gayret ediyor. Bu çerçevede Avrupa Birliği-Latin Amerika ve Karayipler zirveleri düzenleniyor. Son AB-CELAC zirvesi 8 yıl aradan sonra geçen yaz Brüksel'de düzenlendi. Zirve bildirisinde Ukrayna savaşından duyulan rahatsızlık, Haiti ile diyalog, Kolombiya'daki barış süreci, Venezuela hükümeti ile muhalefet arasındaki diyalog vurgulandı, Küba'ya uygulanan ambargodan duyulan rahatsızlık dile getirildi. Zirveden, Avrupalı siyasilerin CELAC liderlerini Rusya'nın kınanması hususunda ikna edemedikleri aklımızda kaldı. Artık zirveler 2 yılda bir yapılacak. AB-MERCOSUR serbest ticaret anlaşmasının önündeki engeller aşılamıyor iken AB-Şili, AB-Meksika serbest ticaret müzakereleri iyi gidiyor.

Barışı, huzuru, refahı, güvenliği ve iktisadi istikrarı bekleyen ülkeler

Asayiş ve güvenlik arayan Latinolar, 2024 yılında da, Meksika üzerinden ABD'ye ulaşmaya gayret edecekler. Bu sefalet trafiği ve insani dram durdurulamıyor. Kenya Polisi önderliğinde Haiti’ye barış, huzur ve istikrarın gelmesi en büyük temennimiz. Venezuela’da yapılacak “serbest ve adil seçimler” tüm dünyada izlenilecek. Ekvador silahlı kuvvetleri uyuşturucu kartellerini pasifize ederek ülkeye huzur getirebilecekler mi? İzlemek gerekir. Arjantin’in deli cumhurbaşkanı sonu gelmeyen iktisadi ve sosyal buhranlara radikal metotlarla son verebilecek mi ? Hep birlikte göreceğiz. Nikaragua için tamamen kötümserim. Gustavo Petro’nun önderliğinde Kolombiya'ya barışın geri döneceğine inanıyorum. Meksika seçimlerinin en az zayiatla tamamlanması samimi dileğim. Küba'nın ekonomik sorunlarını aşması ve çilekar halkının yüzünün gülmesi diğer samimi temennim. Lula da Silva'nın başarılarının devamını diliyorum, Latin Amerika onunla gurur duymalı.

Hasan Servet Öktem kimdir?

Hasan Servet Öktem 1953 yılında Düzce'de doğdu. Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni (Mülkiye) bitirdi. 1977 yılında "meslek memuru" olarak Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Stuttgart, Tahran, Cenevre (BM) ve Ottawa'da görev yaptı. Belgrad (2003-2008) ve Havana'da (2012-2016) büyükelçi olarak Türkiye'yi temsil etti. Merkezde, Dışişleri Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığı, Uzakdoğu-Afrika Genel Müdürlüğü, İkili Siyasi İlişkiler Genel Müdürlüğü, görevlerinde bulundu.

Yaklaşık 41 yıl çalıştığı Dışişleri Bakanlığı'ndan 2018 yılında emekliye ayrıldı. T24'te 2018 yılından itibaren, ağırlıklı olarak Afrika, Latin Amerika ve Balkanlar'daki gelişmeleri yorumlayan yazılar yazıyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Güney Afrika'da tarihi seçimler: Irkçı rejimi deviren ANC çoğunluğu kaybetti

İlk kez koalisyon hükümeti gerçeği ile karşı karşıya kalan Güney Afrika iç siyaseti bakalım önündeki demokrasi sınavını geçebilecek mi

Çad'da Mareşalin general oğlu cumhurbaşkanı seçildi

Genç liderin sürpriz teşkil etmeyen seçim zaferi, Çad'daki kurulu düzenin, başka deyişle güçlü orduya dayalı merkeziyetçi otoriter İdris Deby rejiminin devamı manasına gelmektedir

Sudan'da ordular savaşı bir yılını doldurdu; uluslararası toplum ilgisiz ve sessiz

Son bir yıldır ülkede yaşanan vahşet ve insani dram maalesef uluslararası kamuoyunun dikkatinden kaçıyor. Afrika Boynuzu bölgesinde Kızıldeniz’e kıyısı bulunan, stratejik açıdan önem arz eden bu ülkeye karşı genel bir sessizlik ve ilgisizlik dikkati çekiyor...