06 Ağustos 2015

‘İlla öldürülmem mi gerekiyor?’

Cinsel şiddet, gasp, tehdit ve hakaret mağduru olan trans ve seks işçileri hakları aktivisti Kemal Ördek soruyor

Evime gelen iki erkek…
Telefonumu çalan üç erkek…
Evin dışında bekleyen bir erkek daha.
Bana tecavüz eden bir erkek…
Telefonuma ek olarak, nakit paramı almak isteyen üç erkek...
Beni ölümle tehdit eden üç erkek…
Boğazıma sarılan bir erkek…
Seni s..eceğim, paranı alacağım, gelip yine s..eceğim, diye inleyen bir erkek…
Kapıma dayanan, para vermezsem ‘olacakları düşünmemi’ söyleyen üç erkek…
Tehdit, tecavüz, ölüm ile eşleşen üç erkek…

 

Cinsel şiddet, gasp, tehdit ve hakaret mağduru olan trans ve seks işçileri hakları aktivisti Kemal Ördek’in sesi bu.

T24’ün "Bana tecavüz ettiler' diyen LGBT aktivistine polisten yanıt: Nereden çıkarıyorsun! " başlıklı haberi ve Kemal Ördek’in bizzat kendi yazdıkları az buçuk sezgisi olana çok şey söylüyor.

Kemal Ördek’in barınmaya, güvenliğinin sağlanmasına, terapiye ve hukuki desteğe ihtiyacı var. Bunun için bir kampanya başlatıldı. Dilerim ki damlaya damlaya göl olsun.

Hatırlayalım, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, nefret söylemini ve aktivist Kemal Ördek’e yönelik saldırıyı kınayan bir açıklama yayımlamıştı:

“Geçtiğimiz hafta, İstanbul Onur Yürüyüşü’nün engellenmesi ve Türk polisinin katılımcılara yönelik şiddet içeren müdahalesi konusundaki üzüntümü dile getirmiştim. Bu hafta, LGBTİ bireylere yönelik Ankara’daki poster kampanyası ve LGBTİ hakları aktivisti Kemal Ördek’e yönelik saldırıdan haberdar oldum. Özellikle, [Kemal Ördek’e yönelik saldırıda] polis memurlarının mağdurun maruz kaldığı şiddeti önemsizleştirerek görevlerini yerine getirmemeleri, delil toplamayı reddetmeleri, saldırganları korumaları ve kendilerinin de nefret söylemi kullanması beni rahatsız etti. LGBTİ bireylere yönelik artan tahammülsüzlük ve şiddet iklimini ortaya koyan ve İstanbul Onur Yürüyüşü katılımcılarına yönelik polis saldırısından cesaret almış gibi görünen bu gelişmeler hakkında endişeliyim. Yetkilileri, LGBTİ bireylere yönelik nefret söylemi ve nefret suçlarına müsamaha gösterilmeyeceğini; saldırganların yargı önüne çıkarılacağını ve caydırıcı yaptırımlarla cezalandırılacağını açıkça beyan etmeye çağırıyorum. Türkiye yetkilileri, kolluk kuvvetleri arasındaki transfobi ve homofobiyle mücadelede kararlı adımlar atmalıdır.”

 

Sevgili Kemal Ördek,

Aşağıda sıraladığım, senin sarf ettiğin şu cümleleri, bir daha hiç etmeyeceğin, hayallerini hatırlayıp -hatta gerçekleştirip- doyasıya sevinçleneceğin nice anlar diliyorum sana, tüm kalbimle...

Polislerden biri yüksek sesle, ‘Bunlar Gezi’de Hükümet’e karşı ayaklandılar’ dedi diğerlerine.

Sürekli gittiğim mekânlara gidemiyorum.

Sosyal medya hesaplarımı temizliyorum.

Korkuyorum kısacası.

Kabus görüyorum.

Uyanıyorum.

Yine kabus görüyorum.

Sıkışmış durumdayım.

Failler serbest.

Ne yapacağım?

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Boğaziçi direnmeye devam ediyor, öğrencileri Can Candan'ı anlatıyor

"Boğaziçi hepimizin evi. Kimse bizi evimizden koparamaz. Bu inanç ve dirençle sesleniyoruz: Güvenlikçi üniversiteyi kabul etmiyoruz, özgür ve güvenilir kampüs talebimizden vazgeçmiyoruz"

Montumun üzerinden gerçekleşen muhteşem muayene

İki kişi arasında, başka kimselerin şahit olmadığı o odalarda geçen, o kuralları hiçbir yerde yazmayan ama fıttırı fıttırı uygulanan bu saygısız, bu korkak hâllerimizi düşündüm...

Pandemi dayanışmaları: Müzisyenler, kadınlar ve alternatif eylem biçimleri

Destek kampanyaları, çevrim içi sohbetler, film günleri...