13 Ekim 2011

Timoşenko 7 yıl hapis yatar mı acaba?..

Mahkemeler her gün bir sürü karar veriyor ve her gün birçok...


Mahkemeler her gün bir sürü karar veriyor ve her gün birçok insan hüküm giyerek cezalarını çekmeye hapislere gönderiliyor.
Ama başbakanlar, yani eski başbakanlar her gün yargılanmıyor ve her gün ceza yemiyor. 

Önceki gün Ukrayna’nın eski Başbakanı ve “Turuncu devrim”in liderlerinden Yuliya Timoşenko 7 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
Timoşenko 7 yıl hapiste yatacak, çıktığında 3 yıl devlette yöneticilik yapamayacak, ayrıca devlete kaybettirdiği iddia edilen yaklaşık 200 milyon doları cebinden karşılaması gerekecek.
Bu davanın oldukça hızlı sonuçlandığını da belirtelim. 24 Haziranda dava açıldı. 5 Ağustosta Timoşenko tutuklandı. Ve 68 gün sonra, 11 Ekimde hüküm giydi.
*      *      *
Timoşenko 2005’te ve 2007-2010 arasında iki kez başbakanlık yapmış, son devlet başkanlığı seçimlerinde Viktor Yanukoviç’in hemen ardından yüzde 45 civarında oyla ikinci gelmişti. 
Timoşenko, Rusya ile 2009’da  yaptığı gaz anlaşmasında devleti yaklaşık 200 milyon dolar zarara soktuğu iddiasıyla yargılandı.  
Mahkemenin kararını sonuna kadar dinlemeden protesto etmeye başlayan Timoşenko, duruşma salonunda, eşi ve kızının yanında yaptığı heyecanlı konuşmada, Başkan Yanukoviç’i diktatörlükle suçladı ve asla af dilemeyeceğini, mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Bu arada Timoşenko yanlısı göstericilerin miting girişimleri Ukrayna polisi tarafından bastırıldı. Başkent Kiev’de olağanüstü önlemler sürüyor.
*      *      *
ABD ve AB, Başkan Yanukoviç’in düzmece bir davayla temel rakibi Timoşenko’yu safdışı etmeye çalıştığı kanısında. Batılı liderler davayı ve dava sonunda çıkan kararı eleştiren açıklamalar yaptılar, yapıyorlar. 
Öte yandan Rusya Dışişleri bakanlığı da Timoşenko ile ilgili kararı “anti Rus içerik taşıdığı” gerekçesiyle eleştirdi. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “siyasi” olarak nitelediği kararda Rusya ile yapılan enerji anlaşmalarını hedef alan bir içeriğin gizlendiğini savunarak tepkisini ortaya koydu.
İlginç bir açıklama da Pekin’de bulunan Rusya Başbakanı Vladimir Putin’den geldi. Eski Ukrayna başbakanının neden yargılandığını ve hapis cezasına çarptırıldığını anlayamadığını söyleyen Putin, Timoşenko'nun hiçbir anlaşmayı tek başına imzalamadığını kaydetti ve "Rusya ile Ukrayna anlaşmaları kendi ulusal yasalarına ve uluslararası kurallara uygun olarak imzaladılar. Bu durum iki ülke arasında mevcut doğalgaz anlaşmaları açısından da tehlikeli ve ters sonuçlar verebilecek bir ortam yaratıyor” dedi.
*      *      *
Burada üç parantez açmak istiyorum.
(Aslında Kiev’den çıkan ağır cezanın Putin’le yakından ilgisi var. Çünkü fiilen Timoşenko’nun sözü edilen anlaşmayı Başbakan Putin’le yaptığını söyleyebiliriz. Yani bu durumun gelecek Mart ayında muhtemelen Rusya devlet başkanlığına seçilecek olan Putin’in hiç hoşuna gitmediği ortada.) 
(Önemli bir ayrıntı da şu: Kiev yönetimi, Timoşenko’yu etkisiz hale getirmek, hatta hapse atmak için birçok neden bulabilirdi; Rusya ile yapılan gaz anlaşmasının seçilmesi oldukça ilginç. Bu arada Ukrayna sağının ikinci önemli lideri olan eski Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko da aynı gaz anlaşmasından dolayı, 2004’te omuz omuza meydanlara çıkmış olduğu Timoşenko’yu sert bir dille suçlamıştı.)
(Batı basını ve onun izindeki Türk “yavru uzmanlar”, uzun yıllardır yüzeysel şemalar çizip durdular; onlara göre Timoşenko ve Yuşçenko “Batı yanlısı”, Yanukoviç ise “Rusya yanlısı” idi. Eskiden beri saçmalığını yazdığım bu yaklaşımın sahibi olan irili ve ufaklı uzmancıkların bugünkü suskunluğunu izninizle üçüncü parantezde keyifle saptıyorum.)
*      *      *
18 ekimde Rusya Başkanı Dmitriy Medvedev’in Ukrayna’da Başkan Yanukoviç’le görüşmesi bekleniyor. 19–20 ekimde ise Yanukoviç Brüksel’de temaslarda bulunacak.
Ancak Kiev ile AB arasında yakında sonuçlanması gereken siyasi işbirliği sözleşmesi ve serbest ticaret anlaşması, Timoşenko davasına takılıp imzalanmayabilir.
Kiev, bir taraftan Moskova ile ilişkileri ilerletirken, diğer taraftan da Batı ile yakınlaşmak ve AB’ye üye olmak istiyor. Moskova ise bu sürece elbette kuşkuyla bakıyor. Kremlin, Ukrayna’nın BDT ülkeleri arasındaki işbirliği girişimlerine ve özellikle de gümrük birliği sürecine katılmasını istiyor.
Aslında hem Rusya, hem de Batı, genel olarak Yanukoviç’ten ve bu arada Timoşenko davasından rahatsız. Ancak ikisi de Kiev’i birbirine kaptırmamak için tepkilerinde ölçülü olmaya özen gösteriyor. 
*      *      *
Rusya ile AB arasında denge politikası izleyen Ukrayna Başkanı Yanukoviç, mahkemenin Timoşenko’yla ilgili kararı üzerine “Ukrayna yasaları maalesef henüz Avrupa düzeyinde değil, ama reformlarla durumun düzeleceğini umuyorum” demekle yetindi. Yanukoviç, Timoşenko’nun itiraz hakkının olduğunu ve son kararın beklenmesi gerektiğini ekledi.
Bu arada kulislerde Yanukoviç’in bazı ekonomik suçların affedilmesiyle ilgili yasa hazırlığının, yakında Ukrayna parlamentosunda görüşüleceği fısıltıları yayıldı. Kimilerine göre, kısa süre sonra Timoşenko affedilebilir. Kimilerine göre ise bu affedilme işi ancak bir veya birkaç yıl sonra gerçekleşebilir.
Gelecek yıl Ukrayna’da parlamento seçimleri var ve Timoşenko’nun bu seçimlere katılması önemli değişikliklere yol açabilir.
Bazı siyaset uzmanlarına göre, bu davanın açılmasına ve tutuklanmaya bağlı olarak Timoşenko’nun siyasi reytingi hızlı bir yükseliş içinde. 
Bunu gören Kiev yönetiminin Timoşenko’yu ya affetmeyeceği, ya da affetse bile geçmişe yönelik başka yasal soruşturmalar ile sürekli tehdit altında tutmaya çalışacağı öne sürülüyor.
Velhasıl, Ukrayna’daki durum, Kiev ile Moskova ve Kiev ile Brüksel arasındaki satranç oldukça ilginç bir şekilde gelişiyor. Bakalım bir sonraki hamle kimden gelecek… 
Ve bakalım, Ukrayna, AB ile Rusya arasında nasıl gelgitler yaşayacak…


 

Yazarın Diğer Yazıları

"Ölümlerin sorumluları hesap vermelidir!"

Bugün olay yerinde ilginç bir anıt vardır: Hayatını kaybeden 71 kişinin anısını yaşatmak amacıyla birbirine bağlı 71 koca inciyi andıran devasa yuvarlaklar...

Bazen Rusya Türkiye'dir, Türkiye de Rusya…

İki devletin refleksleri aynı tornadan çıkmış gibi. İtiraz istemiyor. Kendine meydan okunduğunu düşündüğünde hemen sopasını çıkarıyor

Sevgili Cüneyt Arkın'a mektubumdur

1975'te çekilen Cemil adlı filmde şöyle diyordunuz: Bir ülkede halk polise güvenmedi mi reisicumhuruna bile güvenmez. Dünyanın her yerinde bu böyledir