07 Aralık 2023

Reichstag Yangını’nı çıkaran da sensin, Ecem Erkek, itiraf et!

Kim bilir kaç gösteri ve filmde “milletin sinir uçlarıyla oynayan” subliminal mesajlar vererek milyonlarca saf ve temiz seyirciyi yoldan çıkarmaya çalıştı

Ecem Erkek, Altın Kelebek ödüllerinde

Ben ne bileyim Ecem Erkek’in böyle biri olduğunu…
Yıllar önce bir gün Güldür Güldür’de görüp beğenmiştim.
Sonraki izleyişlerimde “Bu kız çok yetenekli ve akıllı, kesin meşhur olur” demiştim.
Onun katıldığı gösteri ve filmlerde oyunculuğuna, kendine özgü hareket ve mimiklerine, rolünün hakkını vermekten öte bir de fazlasını ortaya koyarak “üstü kalsın” diyen rahat üslubuna hayran kalmıştım.
Ama tüm bu hayranlığa rağmen ismini ezberleyememiştim.
Birkaç ay önce onun şarkı söylediğini duydum tesadüfen, birkaç şarkı dinledim ondan, sonra “Nereden bileceksiniz”i defalarca dinledim…
Ve yine hayran oldum.
Ama bu sefer ismini de ezberime yazdım.
Bir yerlerde ona ve isminin geçtiği haberlere rastladığımda biraz daha dikkat eder oldum.

* * *

Hayat hayal kırıklıklarıyla dolu.
Şimdi Ecem Erkek de buna dâhil oldu.
Haberlere baktım da, ona yönelik geçmiş sempatilerimden dolayı saçımı başımı yoldum.
Kendisi hem Altın Kelebek yarışmasında ödül almış… Hem de sinir bozacak kadar titiz bir Türkçe ile yaptığı konuşmasında İsrail’in Gazze saldırılarını protesto etmemiş.
Dahası sahneye Cola falan dökmemiş ya da ne bileyim, Fanta şişesini kırmamış.
O davaya karşı büyük bir vurdumduymazlık sergilemiş yani.
Üstüne üstlük tutmuş, köpeğinden bahsetmiş.
Bir nevi “Gazze’de ölenlerin benim gözümde köpek kadar değeri yok” demek istemiş.
Böylelikle “kasıtlı” bir eylem düzenleyerek alenen “milletin sinir uçlarıyla oynamış…"

* * *

Allahtan külyutmaz bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanı var da, Ecem Erkek’in oyunu boşa çıkarılmış.
Sayın Başdanışman Oktay Saral, söz konusu sanatçının sözlerini şöyle eleştirmiş:
“Bu konuşma öylesine yapılmış, genel geçer bir konuşma değil.
Bu konuşma, milletin sinir uçlarına dokunmak maksadıyla ayrımcılığı pekiştirmek için yapılmış, hazırlanmış bir konuşma.
Bu konuşma, 7 Ekim’den bu yana katledilen 3 binden fazla çocuğun, binlerce kadın, yaşlı ve gencin öldürülmesini yok sayan; köpeğini onlardan üstün tutup, öncelediğini belirten kasıtlı bir konuşma.
Her canlı bizim için değerlidir, önem arz etmektedir ama ne yazık ki kalbinde merhamet bulundurmayanların hayvan sevgisi yalnızca şovdan ibaret oluyor.
Yazık! Size, sanatınıza ve insanlığınıza…”

* * *

Sayın Başdanışman’ın bu eleştirileri okuyunca insaniyet, milliyetçilik, bayrak, ezan, daha ne kadar kutsal değer varsa hepsi aklımdan geçti ve daha fazla dayanamayarak gözyaşları içinde kaldım.
Ayna karşısına geçip kendi kendime parmak sallayarak bundan sonra asla Ecem Erkek izlememeye ant içtim.
Kim bilir hangi gösteri ve filmde kaç sefer “kasıtlı olarak” nasıl “subliminal mesajlar” verdi de, beni ve daha milyonlarca saf ve temiz seyirciyi yoldan çıkarmaya çalıştı...
Geçmişinin ve oynadığı oyunların yeniden ve titizlikle gözden geçirilmesinde yarar var.
Mümkündür ki “milletin sinir uçlarıyla oynayan” başka hain eylemleri de olmuştur.
Ben söz konusu şahsın çocukluğuna ve hatta daha da öncesine kadar varan kapsamlı bir araştırma yapılmasından yanayım.
Ünlü Reichstag Yangını’nın arkasında bile Ecem Erkek olabilir. Ya da her neyse işte, onun akrabalarından biri!..

* * *

Yazı burada bitti.
Okuyan herkese teşekkürler. İyi günler…
Devamını sadece Ecem Erkek okusun lütfen, diğerleri burada yazıdan ayrılsın.

* * *

Sevgili Ecem,
Memleketimizle bir kez daha tanıştığın için seni kutlarım. Gördüğün gibi bizim hayatımızda ne altınlara ne de kelebeklere yer var.
Burası dev bir düşman icat atölyesi!
Ve bu sefer de piyango sana vurdu (tümüyle tesadüf mü yoksa gerçekten Reichstag’la falan bir ilgin var mı, artık onu sen daha iyi bilirsin)…
Cumhurbaşkanlığı kurumunun AKYKMSUDHÖ (Altın Kelebek Yarışması Konuşmalarında Milletin Sinir Uçlarına Dokunma Hassasiyetini Ölçme) danışmanı seni yakaladı bir kere!.. (Üstelik Sayın Danışman pek çetin bir ceviz, noktalı virgül bile kullanabiliyor.)
Bunun gerisi de gelir…
Sakın ola ki onlara “Ama siz de konuşmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz, İsrail’i protesto eder gibi görünüp onunla ticareti pupa yelken geliştiriyorsunuz” falan gibi ciddi bir şeyler söyleme.
Sen en iyi bildiğin şeylerden birini yap bence; ya zekice gül geç, ya da güldür…
Bu arada tam da yerel seçimler öncesinde sokak hayvanlarıyla ilgili önemli bir sorunu gündeme getirdiğin için de sağ ol.
Emin ol, senin ve benim gibi sokak hayvanları için içi yanan çok insan var bu ülkede.
Hem onların sinir uçları siyasi değil, insani…
İnsani, hayvani… Ne fark var ki!
Hepimiz bu gezegenin farklı özellikte ve yetenekte olsa da eşit haklı sahipleri değil miyiz?
Hayvanlar konuşamıyor…
Onun için yalan da söylemiyorlar.
Sana sevgiler, Ecem.
Köpeğinin de kulaklarından öperim.

Hakan Aksay kimdir?

Hakan Aksay, 1981'de 20 yaşında bir TKP üyesi olarak Sovyetler Birliği'ne gitti. Leningrad Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi'ni bitirdi. Brejnev, Andropov, Çernenko ve Gorbaçov iktidarları döneminde 6 yıllık kıymetli bir SSCB deneyimi kazandı.

Doğu Almanya'da 1,5 yılı aşkın gazetecilik yaptıktan sonra TKP'den ayrılarak Türkiye'ye döndü. Bir yıl kadar sonra bağımsız bir gazeteci olarak Moskova'ya gitti ve 20 yıl boyunca (Yeltsin ve Putin dönemlerinde) çeşitli gazete ve TV'lerde muhabirlik ve köşe yazarlığı yaptı.

Bu dönemde Türk-Rus ilişkileriyle ilgili çok sayıda proje gerçekleştirdi. Moskova'da '3 Haziran Nâzım Hikmet'i Anma' etkinliklerini başlattı ve 10 yıl boyunca organize etti. Dergi ve internet yayınları yaptı. Rus-Türk Araştırmaları Merkezi'nin kurucu başkanı oldu.

2009'da döndüğü Türkiye'de 11 yılı T24'te olmak üzere çeşitli medya kurumlarında çalıştı; Tele1 ve Artı TV kanallarında programlar hazırlayıp sundu; Gazete Duvar'ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Gazeteciliğin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Rusya-Ukrayna danışmanı olarak çalışıyor. Türkiye'nin önde gelen Rusya ve eski Sovyet coğrafyası uzmanlarından olan ve "Puşkin madalyası" bulunan Hakan Aksay'ın Türkçe ve Rusça dört kitabı yayımlandı.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Günce yazmak, aynadaki insanla tanışmak için bir fırsattır

Günce yazmak bazen insanın canını yakabilir ama genellikle yararlıdır, keyiflidir, öğreticidir. Hem bugün için hem de gelecekte

On binlerce Rus ülkemizden ayrılıyor, Türkiye fırsatı değerlendiremedi

Tarihte "Türkiye'ye üçüncü Rus akını" yaşandı. Ve pek çokları için bu akının sonu hüzünlü bitti

İki yılını dolduran Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan çıkan bazı dersler

Stratejik ve askerî aklınız ne kadar gelişkin olursa olsun, savaşlar öngörülmezdir. Ukrayna savaşı da bunu bir kez daha kanıtladı