10 Mart 2020

Eyyy muhalefet, dış politikaya çalışmadan ve Putin'i anlamadan iktidar olamayacaksın!

Hemen "yurtta sulh, cihanda sulh" gibi ezbere (ama yine de kulağa çok hoş gelen) şeyler söylemeye başlamayın. Mesela, Rusya politikanız nasıl olur, ayrıntı verebilir misiniz lütfen?

Canınızı sıkmak istemem.

Baştan anlaşalım, sıkılırsanız okumaya devam etmezsiniz.

Ya da bana "eh, tabii ki iktidarı değil de muhalefeti eleştirmesi kolay" diye fırça atıp geçebilirsiniz.

Ülkenin dış politikasını ve onun en önemli sonuçlarından biri olan Türkiye-Rusya ilişkilerini bugüne kadar alışık olduğunuz gibi, aşırı bir düşünce tasarrufu ile "yorumladığınızı" sanmaya devam edebilirsiniz.

Pardon, Rus uçağının düşürülmesi sonrasında nasıl bir duruş sergilemiştiniz?

Suriye'ye defalarca askerî harekat düzenlenirken takındığınız tavır neydi?

Ya onlarca askerimizin hayatını kaybettiği ve Vatan-millet-bayrak konularının gündeme geldiği anlardaki tutumunuz?

Bütün bu "yüzeysel hikâyeleri" bize muhalefetin (CHP'nin, HDP'nin, İyi Parti'nin, Saadet Partisi'nin vs.) "dış politikası" olarak anlatma eğiliminde misiniz gerçekten?

Samimi olarak şunu söyleyin bana: Dış politikanız var mı sizin? Uluslararası siyaseti ne kadar izliyor, ne kadar araştırma ve analiz yapıyor, dersinize ne kadar çalışıyorsunuz?

Rusya politikanız nedir?

Rusya politikanız var mıdır?

* * *

Kaşlarınızı çatmayın hemen, bunaldıysanız bütün bunları boş verip hemen sizin hoşunuza gidecek eğlenceli bir şey yapmayı deneyebiliriz: Mesela, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibinin Kremlin'de nerede ve nasıl bekletildiğini, Rusya lideri Putin'in onları nasıl aşağılamış olabileceğini gösteren ve "Rus gazetecilik tarihine altın harflerle yazılması gereken" (!) videoları kınama dolu cık-cık'lar eşliğinde izleyip "derin tahliller" ile oyalanabiliriz.

Ama asıl sizin dış politikanızı merak ediyorum ben.

"Ne Amerika, ne Rusya!" falan mı diyeceksiniz?

"Kimse bizi kullanmamalı! Emperyalizme karşı çıkılmalı! Bağımsızlığımız bütün dünyaya haykırılmalı!" türünden güzel cümleleri mi telaffuz edeceksiniz?

Dalga geçmiyorum, bunlar sahiden de güzel cümleler. Ama böyle söylenip yetim çocuklar gibi ortaya bırakıldıklarında ne işe yararlar sizce? Evet, haklısınız, "muhalefet etmek" açısından kullanışlı görünüyorlar.

Tam da burada bir sorum var size: Siz muhalefet olmaktan mutlu musunuz?

Alıştınız mı muhalif olmaya?

Muhalifsiniz, tamam, ona bir diyeceğim yok ama... Siz ne kadar "iktidar adayısınız"?

Yani ne ölçüde "iktidara alternatifsiniz"?

İktidar olmayı ne kadar (şiddetli) istiyorsunuz?

Mesela yarın (yıllar, hatta aylar sonra değil, hemen yarın) iktidar olsanız, nasıl bir dış politika uygularsınız?

Yok yok, bana hemen "yurtta sulh, cihanda sulh" gibi ezbere (ama yine de kulağa çok hoş gelen) şeyler söylemeye başlamayın.

Mesela, Rusya politikanız nasıl olur, ayrıntı verebilir misiniz lütfen?

* * *

Sizce Rusya Türkiye'ye nasıl bakıyor?

Sizce Putin, neden Erdoğan'la "böyle bir ilişki" kuruyor?

Sizce Moskova'nın doğalgaz hatları çerçevesinde Ankara'ya yaklaşımı nasıl?

Sizce Kremlin'in Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilişkili olarak iktidarla başlattığı işbirliği nelere bağlı?

Sizce S-400 satışının gerisinde neler var?

Sizce Ruslar, daha güçlü oldukları için - biraz zorlansalar bile - yine de kısa sürede alandan çıkarabilecekleri Türkleri Suriye'de niye "partner" olarak yanlarında tutmaya çalışıyorlar?

Astana, Soçi, Moskova anlaşmaları birbirine zıt amaçları benimseyen iki devleti hangi amaçla "ittifak gibi" yan yana tutuyor?

Bu günlerde öğrendiğimiz eşsiz gerçeklerden biri de, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un Erdoğan'ı değil "Erdoğan'ın kravatını sevdiği" oldu (üzüldük tabii, biz o kadar da duygusuz değiliz). Peki sizce "Putin Erdoğan'ı seviyor mu?" O kadar "dostum"lar, "kardeşim"ler, omuzlara vurmalar falan, yoksa bütün bunlar yalan ve yapmacık mydı?..

* * *

Yazının düzeyini biraz düşürdüğüm için özür dilerim. Ciddiyete dönüp size bir soru daha sormak istiyorum:

Sizce Putin'in sizinle ilgili duygu ve düşünceleri (pardon, "duyguları" bırakalım, sadece düşünceleri) nasıldır?

Yani Putin'in Türkiye muhalefetine (yani size) bakışı nasıldır, ne dersiniz? (Asıl konum Rusya olduğu için Putin dedim; Trump, Merkel, Macron diye dallandırıp budaklandırma hevesimi boğarak yazıya devam ediyorum.)

Sahi, Rusya sizinle, yani muhalefetle herhangi bir şekilde ilişki kuruyor mu? (Evet, bu soru daha çok Ruslara sorulacak cinsten ve soruyorum da onlara. Aldığım cevaplar da ayrı bir yazı konusu.)

Peki ya siz Rusya ile ilişki kuruyor musunuz?

"Gerek yok" mu sizce?

"Nasılsa siz iktidara geldikten sonra" her şey kendiliğinden yoluna girer mi? Yani siz bir gün başa gelseniz "Putin'in eli mahkûm", sizinle masaya oturmak zorunda kalacak. Eh siz de "Yurtta sulh, cihanda sulh", "bağımsız dış politika" falan diyerek durumu idare edecek kadar kendinize güvenirsiniz tabii.

Bir soru daha (kusura bakmayın sorularım iyice tatsızlaşıyor, farkındayım):

Putin sizin (muhalefetin) iktidar olmanızı ister mi?

Ah, evet, istemez tabii; çünkü "sizi Erdoğan gibi kullanamaz" ve hatta "Kremlin Sarayı'nda kapılarda bekletemez", değil mi? Ona ne şüphe!..

* * * 

Tatsız sorulara devam: Sizce Putin Türkiye'deki siyasi mücadelede (yani iktidarla sizler, yani muhalefet arasında) bir rol oynuyor mu? Ne kadar rol oynuyor acaba?

Söz gelimi, 3 Nisan 2018'de (TBMM seçimlerine 2,5 ay kala) Akkuyu Nükleer Santrali'nin Mersin'den değil "uzaktan kumanda senaryosu" ile Ankara'dan düğmelere basılarak açılışının yapılması gibi en hafif deyişle gülümseten "tören" için "koskoca Putin"in işini gücünü bırakıp Erdoğan'ın yanında muzip bir ifadeyle yer alması size neleri düşündürmüştü?

Suriye'deki "zoraki ittifak" ve yapılan görüşmeler, anlaşmalar size bu anlamda neler düşündürüyor?

Son bir soru daha: İç politikada (çok affedersiniz ama bence sizin mücadelenizin sonuçlarından çok daha fazla kendi yaptığı hatalardan dolayı) son derece sıkışan Erdoğan'ı - tüm isabetsiz adımlarına rağmen - bugün büyük ölçüde ayakta tutan şeyin, sizin tepeden bakarak eleştirdiğiniz, hatta dalga geçtiğiniz dış politika hamleleri olduğunu söylesem, ne dersiniz?

Dahası dolaylı olarak da olsa iç politikaya yönelik en büyük desteğini yine Putin'den aldığını savunsam?

Muhalefetin bir bölümünün son zamanlarda toplumun muhafazakâr, liberal, Kürt, Alevi ve başka kesimlerini birleştirmek için epeyce çaba sarf ettiğini biliyorum. Bütün bunlar elbette iktidar olmak için ve hepsi doğru, mantıklı bir arayışın sonucu.

Peki, yine iktidar olmak için şu "hain dış güçler" türü modası geçmiş şablonları aşmayı deneyip uluslararası aktörlerle ilgili çaba sarf etmeye ne dersiniz?

Putin'le ve "Putin'in adamları" ile (sırada Trump, Merkel, Macron falan da var tabii) bir tanışsanız...

Hayır hayır, tabii ki onlardan oy istemeyeceksiniz! Asla onların sizi "kullanmalarına" da izin vermeyeceksiniz! Daha da kuşkuluysanız Moskova'ya gittiğinizde ne idüğü belirsiz Rus votkalarını içmeyin ve Borodinski ekmeğini yemeyin; çünkü KGB her an sizi zehirleyebilir!

Ama siyaset yapın! Dış siyaset!..

O dış siyaset ki, aslında sadece adı "dış", son yıllarda çoktan "iç" oldu da sizin yeterince haberiniz olmadı sanki...

Yazarın Diğer Yazıları

Bir ölümün ardından: Can korkusu, yaşama isteği ve yılgınlık duygusu arasında

Bir kez daha ölüm, ancak susarak ve sabrederek kabul edebileceğiniz bir yenilgi olduğunu kanıtlıyor

Dondurma bedava, limuzin hediye: Yaşasın Türk-Rus ilişkileri!..

Ne kadar da askerîleşmişti ilişkiler! Füze al, uçak al, helikopter al! Dön dolaş Suriye savaşına gel!

Kurban Bayramı’nın dört günü: Umut, ölüm, cenaze ve hayat

“Ölümü küçümseme, seve seve karşıla onu, çünkü o da doğanın istediği şeylerden biridir. Öyleyse us yürüten insana özgü olan; ölüm karşısında ne yüzeysel, ne düşman, ne öfkeli olmak, onu yaşamın doğal olgularından biri olarak beklemektir.”