21 Haziran 2015

‘Alayına’ karşı çıkan Bahçeli nereye koşuyor?

Kılıçdaroğlu'nun 'Sen Başbakan ol' teklifi talihsizdir, koltuk tedarikçiliğidir, Çin'den gelen oyuncaktır...

- Sayın Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu size yüzde 60'lık muhalefet adına AKP’ye karşı koalisyon kurmayı önerdi...

- Erken seçim ne zaman olacaksa o zaman olsun!

- Nasıl?.. Yani efendim, koalisyon...

- 15 Kasımda düzenlensin seçimler. O gün müsaitiz.

- Kemal Bey sizinle ortak hükümet kurmak istiyor. HDP de dışardan desteklerse...

- HDP PKK’nın siyasal uzantısıdır, onları muhatap almıyoruz, onları yok sayıyoruz.

- Ama onlar var... Nasıl yok sayıyorsunuz?

- Onlar yoktur! Bakın, yoklar işte! Yoklar, yoklar, yoklar!

- Tamam efendim, kızmayın.

- Şehitler ölmez, vatan bölünmez!

- Peki, CHP ile hiçbir şekilde ortak olmayı istemiyor musunuz?

- Biz CHP’nin üçte birini de yok sayıyoruz!

- Ne? O niye yok?..

- CHP’nin üçte birinin “HDP paraleli düşünen milletvekili grubu” olduğunu saptadık. Kemal Bey bizi o grupla bir araya getiremez.

- Ama Kılıçdaroğlu size dönüşümlü başbakanlık önermiş...

- Kılıçdaroğlu’nun bu sözü talihsizdir.

- Sonra önceliği size vermiş, “Gel sen Başbakan ol” demiş...

- Biz küçük hevesler peşinde koşan bir parti değiliz.

- Nasıl yani? Hepinizin amacı hükümet kurmak, başbakan ve bakan olmak değil mi ki?

- Çin’den gelen yeni bir oyuncak türü müdür bu?

- Efendim?..

- Koltuk tedarikçiliğine heveslenenler, mevki düşkünlüğüne kapılanlar, hayat ve siyasetin hakkını layıkıyla verebilirler mi?

- Devlet Bey, sadede gelelim lütfen. Sizin hükümet formülünüz nedir?

- AKP-HDP olsun!

- Ama o imkânsız...

- İyi ya işte! Bizim formülümüz o!

- Peki ya o olmazsa?

- O zaman CHP’yi de verelim.

- Nasıl?..

- Yani AKP-CHP-HDP olsun!

*    *    *

 

- Siz başkalarını öne sürüyorsunuz ya da erken seçim diyorsunuz ama kapalı kapılar arkasında AKP ile görüştüğünüz söyleniyor?

- Biz katiyen çıkarcı beklentiler içinde değiliz.

- Hatta rivayete göre, görüşmeleri MHP’den Ruhsar Demirel ve Semih Yalçın, AKP’den de Cemil Çiçek ve Salih Kapusuz yürütüyormuş?

- Versinler Bilal’i alsınlar iktidarı!

- Bilal’i değil de 8 bakanlığı ve Meclis Başkanlığını veriyorlarmış size...

- Biz siyasi rüşvet almayız.

- Ayrıca sizin partide olup da geçmişte AKP ile çalışmış olan Durmuş Yılmaz ve Ekmeleddin İhsanoğlu gibi isimler öne çıkıyormuş...

- AKP şartlarımızı kabul ederse, MHP taşın altına elini değil gövdesini koyar.

- Star Gazetesi'nde Ahmet Taşgetiren "MHP’li koalisyon ve Kürtler" başlıklı yazısında "Ak Parti ile MHP hükümeti kurulursa silahlı yapının tasfiyesi öncelikli gündemdir" diye yazdı. Bu öncelikle koalisyon kurabilir misiniz?

- Bize gelecek herkesin önce “Çözüm sürecinden vazgeçtik” demesi lazımdır. Ülkücülük kenar süsü değildir. Bizim vatan ve millet nöbetimiz hiç bitmeyecektir.

- Seçim kampanyasında AKP yöneticileri öteki muhalif partilere karşı çok sert söylemler kullanırken MHP’ye karşı daha yumuşak üslup seçtiler. Seçim sonrasında hem Davutoğlu, hem de yandaş medya size özel önem veriyor. Örneğin, Yeni Şafak “MHP tabanı AKP ile koalisyon istiyor” derken Türkiye Gazetesi “Bahçeli milli dava refleksi gösterecek” diye yazdı.

- Biz oyuna gelmeyiz. Gereği neyse o yapılır. Dava insanı olmak haysiyet gerektirir.

- Enerji Bakanı Taner Yıldız  “AKP-MHP koalisyonu” iması yaparak "Koalisyon kelime anlamıyla bir kaynaşma demek. Şu ana kadar iktidarda 7 milletvekiliyle Kayseri’yi temsil ettik, bundan sonra 8 milletvekiliyle temsil etme durumu çıkabilir” dedi.

- Koltuk bir amaç değil, vasıtadır. Ülküsüz bir koltuk, ilkesiz ve iradesiz bir duruş, akıllıya deli, alime cahil, kahramana korkak demektir.

 

*    *    *

- Geçmiş yıllarda sizinle ilgili olarak defalarca “zor zamanlarda AKP’nin koltuk değneği” nitelemesi yapıldı. Yalnızca Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinde, başörtüsüne özgürlük verilmesinde, AKP’nin kapatılması davasında değil, birçok kritik konuda daha iktidara destek verdiniz...

- Biz devletimizin bekası için üzerimize düşen sorumluluğu her zaman ciddiyetle yerine getiririz.

- TSK'ya sınır ötesinde, yabancı askere Türkiye’de operasyon izni tanıyan oylamalarda, Irak ve Suriye tezkerelerinin çıkarılmasında öyle oldu...

- Devlet ciddiyeti öyle gerektirmiştir...

- Eğitimde “4+4+4” sisteminin kabul edilmesinde de durum aynıydı...

- Devlet ciddiyeti öyle...

- Dershanelerin özel okula dönüştürülmesinde de...

- Devlet ciddiyeti...

- Alkollü içkilerin perakende satışına sınırlama getiren yasa konusunda da...

- Devlet ciddi...

- Gezi olaylarında sokağa çıkmak isteyen MHP’lileri sert bir uyarıyla engellediniz. 1 Mayıs Taksim tartışmalarında da iktidardan yana saf tuttunuz... 

- Devlet...

- Peki, Devlet Bey, sizin AKP ile hükümet protokolü imzalamanız durumunda ya da erken seçime gidilmesi kararı çıkarsa, bu arada iktidarın Suriye’ye yönelik ani bir askerî harekat düzenlenmesinden çekinmiyor musunuz?

- Suriye’nin kuzeyinde tehlikeli senaryolar yürürlüktedir. PKK’nin Suriye kolu PYD’nin ABD desteğiyle ilerleyip Batı Kürdistan’ı kurmasına asla izin verilmemelidir!

- Sayın Bahçeli, Türkiye toplumunun büyük bölümü çözüm sürecine destek veriyor. MHP yönetiminde bu konuda farklı düşünen var mı acaba?

- Alayına karşıyım!

- Ya da parti üyeleri arasından bu konuda hiçbir tepki gelmiyor mu?

- Alayına karşıyım!

- Peki ya milyonlarca MHP’li seçmen? Onlar arasında Kürtlerle savaşın tekrar başlatılmasına karşı çıkanların sesi size ulaşmıyor mu?

- Ben alayına karşıyım! Alayına karşıyım! Alayına!..


@AksayHakan

Yazarın Diğer Yazıları

"Ölümlerin sorumluları hesap vermelidir!"

Bugün olay yerinde ilginç bir anıt vardır: Hayatını kaybeden 71 kişinin anısını yaşatmak amacıyla birbirine bağlı 71 koca inciyi andıran devasa yuvarlaklar...

Bazen Rusya Türkiye'dir, Türkiye de Rusya…

İki devletin refleksleri aynı tornadan çıkmış gibi. İtiraz istemiyor. Kendine meydan okunduğunu düşündüğünde hemen sopasını çıkarıyor

Sevgili Cüneyt Arkın'a mektubumdur

1975'te çekilen Cemil adlı filmde şöyle diyordunuz: Bir ülkede halk polise güvenmedi mi reisicumhuruna bile güvenmez. Dünyanın her yerinde bu böyledir