21 Mart 2020

Gülünç 5G-Koronavirüs komplo teorileri

Daha inanılır gibi görülen ve çokça tartışılan bir komplo teorisi ise, Kovid-19'un laboratuvarda üretilmiş olduğu iddiası

Her kötü olayda olduğu gibi, Koronavirüs felaketinde de ortalık "komplo teorilerinden" geçilmiyor. Bunların arasında bazıları ciddiye alınabilir diye düşünüyorum. Hatta bu konudaki ilk yazılardan birisini de ben yazdım (Ticaret savaşı nereye evriliyor? Coronavirüsü bir biyolojik saldırı mı?) ama bazı komplo teorileri gerçekten gülünç. Bunlardan bazıları da 5G ile Koronavirüsü birleştiriyor. Okuyucularımız için bir kaç tanesini derledik.

KOVID-19 bir virüs değil, 5G'nin ta kendisi

5G konusunda karşıt propaganda yapan çok sayıda insan ve grup var. Bunlardan birisi olan "Stop 5G UK"  Facebook sayfasında 30.000'den fazla üye var ve günde yaklaşık 1.600 mesaj oluşturuyor. Burada 5G frekanslarının Koronavirüs'ü yarattığından başlayan, bunun Bill Gates tarafından yürütülen ve insanlara "aşı" diyerek  izleme mikroçipi takılacağını iddia edenlere kadar pek çok komplo teorisi konuşuluyor.

Bill Gates'in eşi Melinda ile birlikte olduğu vakıf Covid-19 ile mücadele sözü vermekle birlikte, internet kullanıcıları böyle bir salgının,  Bill ve Melinda Gates Vakfı için büyük bir iş hacmi anlamına gelebileceğini iddia ediyor.

Diğer yandan Twitter'da 4,2 milyon takipçisi olan şarkıcı Keri Hilson da 5G karşıtlığını savunanlardan. Ancak Twitter yönetim ekibi tarafından teoriyle ilgili tüm Tweet'leri ve videoları silmesi istenmiş. Hilson'un katıldığı komplo teorisine göre, hastalıkların nedeni, bir virüs değil, ilk kez 2019'da dikilmeye başlanan 5G baz istasyonlarının yarattığı frekanslar.

Aynı teori henüz Facebook'da duruyor. Sadece Facebook buna baktığınızda, yanlış bilgi olduğu şeklinde bir uyarı sayfasını önünüze getiriyor. Burada 5G'nin beyin kızartma yetenekleri de dahil olmak üzere bazı saçma sapan ifadelerle teori daha ayrıntılı olarak özetleniyor. Bu komplo teorisinde Bill Gates yine, hareketlerimizi izlemek için çip şeklinde bir "aşı" geliştirmek üzere çalışıyor.

5G karşıtı gruplar bunu çokça dile getiriyorlar. 10 Mart'ta bir "Stop 5G UK" üyesi şöyle yazdı;

"Korona virüsü lanet bir virüs değil, aslında insanları öldüren ve 'virüs' değil. Onun 5G olduğunu biliyor musunuz?”

Uzmanlar, insanların sosyal medya hesaplarında bu tür komplo teorileri gördüğünde mutsuzluklarının ve endişelerinin arttığını ama ana akım medyaya güvenmedikleri için sosyal medyada kalmaya devam ettiklerini söylüyorlar.

Facebook'un sağlık müdürü Kang-Xing Jin, platformdaki yanlış bilgileri sınırlama konusunda bir makale yayınladı[1].

“Ayrıca, önde gelen küresel sağlık kuruluşları ve yerel sağlık otoriteleri tarafından onlara inanan insanlara zarar verebilecek şekilde işaretlenen yanlış iddialar veya komplo teorileriyle içeriği kaldırmaya başlayacağız”

da dedi ama Korona Virüs reklamları engellense de, 5G komplo teorilerini ve benzerlerini ayıklamak kolay değil.

5G Kadınların Düşük Yapmasına Neden Oluyor, Yan Etkisi de Covid-19

COVID-19 virüsünün 5G'nin bir yan etkisi olduğu teorisinin en önemli savunucularından biri,  Mark Steele isimli bir İngiliz. YouTube2de videolarını bulabilirsiniz. 2018'de yerel belediye meclisinde 5G teknolojisine sahip yüksek teknolojili sokak lambalarının kadınların düşük yapmasına neden olduğunu iddia etmiş [2].

https://www.youtube.com/watch?v=n1JWrM4zWbs

Şimdilerde ise Steel Koronavirüs konusunun bir aldatmaca olduğu ve olayın 5G'nin yan etkisi şeklinde gerçekleştiği iddiasında.

KOVID-19 Laboratuvarda mı üretildi?

Daha inanılır gibi görülen ve çokça tartışılan bir komplo teorisi ise, Kovid-19'un laboratuvarda üretilmiş olduğu iddiası. Bunun temelinde Gürcistan'ın Tiflis kentinde yer alan ve Amerika tarafından 350 milyon $ finanse edilen Lugar Laboratuvarı var[3]. Aşağıdaki resimde bu laboratuvarda Kovid-19 ile uğraşan görevlilerin bir resmi var.

Bu laboratuvar, Kovid-19'un biyolojik saldırı aracı olarak üretildiği iddialarının karşılığını oluşturuyor. Son günlerde Rus ve Çin medyası da bu konuyu sürekli dillendiriyor. Amerikan Pew Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 29'u şimdi bu teoriye inanıyor[4].

Yetkililere göre, Tiflis'in eteklerinde, ABD tarafından finanse edilen Lugar Araştırma Merkezi'ndeki personel, yüzlerce örneği test ederek ve 24 saatin altında sonuçları döndürerek KOVID-19'un Gürcistan'daki yayılmasını sınırlamaya yardımcı oluyor. Ocak ayında laboratuvar acil müdahale ünitesini etkinleştirdi ve kaynaklarını hızla KOVID-19 testine odakladı. Arkasından Rus medyası bu laboratuvarın Amerikan askeri biyolojik silahları için kullanıldığını iddia etmeye başladı [5].

Rus askeri uzmanı Igor Nigulkin, hastalığı ABD ordusuna bağlayan komplo teorilerini konuşanlardan birisi. Ocak ayında Ren-TV'deki konuşmasında Nigulkin şunları söyledi:

“Yakında kimin koronavirüse karşı yönlendirildiğini göreceğiz. Bu tür yeni hastalıkları sadece kâr amaçlı geliştiren Amerikan şirketleri için faydalı olabilir. Ya da belki de Amerikalıların kendileri için, çünkü Amerika dünyada 400 askeri biyolojik laboratuvara sahip tek ülkedir.”

Bu laboratuvar konusunda hayli iddia var [6]. Amerikan hükûmeti ise, ülkesinden bu kadar uzak bir yere 350 milyon $'lık laboratuvar kurmasının nedenini şöyle veriyor[7];

"Bölgedeki hastalığın yayılmasını sınırlamak ve Sovyetler Birliği'nin biyolojik savaş programından kalan ölümcül patojenlerle uğraşmak".

SARS-CoV-2 bir laboratuvardan kaçtı

"Laboratuvarda üretildi" teorisinin bir varyasyonu da "Laboratuvardan kaçtı" şeklinde. 9 Mart'ta İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmoud Ahmadinejad, KOVID-19'un bir biyolojik silah olduğunu ilan etti. Bunu da, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'e kaleme alınan bir mektupla yaptı. Aşağıda bunu görüyorsunuz;

Ancak Nature Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, SARS-CoV-2 patojenindeki iki temel özelliğin gelişimine laboratuvar müdahalesini kapsam dışı bıraktığı iddiasında [8].

SARS-CoV-2 uzaydan mı geldi?

"Panspermia", yaşamın doğru koşullar altında yabancı gezegenlerden, bir gök taşı ile gelebileceğine dair bir teoridir[9]. Buckingham Astrobiyoloji Merkezi'nden Profesör Chandra Wickramasinghe, bu yılın başlarında , geçen ekim ayında Kuzey Çin'e yanan bir ateş topu halinde düşen bir meteorun en olası SARS-CoV-2 kaynağı olduğu iddiasında bulundu. Ama O bölgede yerde bir meteor izi olmadığı söyleniyor[10].

SARS-CoV-2'nin SARS ve MERS ile benzerlikleri nedeniyle, bu teorinin olamayacağı düşünülüyor. Çünkü dünya dışı bir virüsün dünya kaynaklı patojenlerle aynı şekilde gelişmesinin imkansız olduğu belirtiliyor.

Sonuçta komplo teorileri her halükarda yaratılacaktır. Ama devam eden bir salgın var. Bu salgın içinde öncelikle kendinizle ilgili önlemleri almayı ihmal etmeyin.

[1] Keeping People Safe and Informed About the Coronavirus

[2] The town facing a 'humanitarian crisis caused by the radiation from state-of-the-art street lamps': Residents have endured insomnia, nose bleeds and even stillbirths, one local claims

[3] For years, Russia targeted conspiracy theories at a US-funded lab on the frontline of coronavirus testing,

[4] Americans Immersed in COVID-19 News; Most Think Media Are Doing Fairly Well Covering It

[5] Коронавирус: биологическая война США против России и Китая

[6] The Pentagon Bio-weapons

[7] Lugar Research Center

[8] The proximal origin of SARS-CoV-2

[9] Panspermia Teorisi Nedir? Dünya'ya Yaşam Uzaydan Taşınmış Olabilir mi?

[10] Coronavirus came from METEORITE which hit China last year - bombshell scientist claim .

Yazarın Diğer Yazıları

Koronavirüs, İspanyol Gribi gibi olur mu? Teknoloji olmasaydı, olabilirdi

Koronavirüs hayatımızın her alanını kaplıyor. Evlere kapandık. Şikayetçiyiz. Ama farkında mısınız, eve kapananlar hayatlarını başka boyutta olsa da yine de halen sürdürebiliyor. Bunun sebebi ise teknoloji

Koronavirüs için neden "kriz merkezi" kurularak koordineli çalışma yapılmıyor?

Salgın için bir "kriz merkezi" kurulması gerekmiyor mu? Bu kriz merkezi çalışmasına ilgili devlet kurumlarının yanı sıra, üniversiteler gibi bilim merkezleri, Türk Tabipleri Birliği, Eczacılar Odası, mühendis odaları gibi yetkin meslek odaları, Kızılay, AFAD, AKUT gibi felaket organizasyonları ve vatandaşın ilk temas noktası olan Belediyelerin vs katılması gerekir

Haberleşme ayakta tutulmalı ve evrensel hizmet fonu şimdi kullanılmalıdır

BTK, bu sene aldığı katkı paylarını 1/10 düzeyine indirerek, sektöre köstek olmak yerine destek haline dönüşebilir