25 Eylül 2020

Millet İttifakı'nın geleceği

CHP ve İyi Parti’de, Cumhur İttifakı’nın beklediği gibi gelişmeler yaşanırsa, bu iktidarın lehine olur ve yerel seçimlerde sonra yükselen iktidar değişikliği olasılığı ve beklentisini düşürür

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi siyasi partileri ittifaklara yöneltti.

İktidar kendi cephesini güçlendirmek için genel seçimlerde siyasi partilerin ittifak yaparak seçimlere girmesini yasallaştırdı.

Doğal olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında Millet İttifakı oluştu.

Millet İttifakı, Cumhur İttifakı karşısındaki ilk ve büyük başarısını 31 Mart yerel seçimleri ile 23 Haziran İstanbul yenileme seçimlerinde kazandı.

Millet ittifakı'nın İstanbul seçimlerini açık ara farkla kazanması, yapılacak ilk genel seçimde iktidarı da Millet İttifakı’nın kazanması umut ve beklentisini artırdı.

Cumhur İttifakı’ndan kopuş

Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP’deki iç sorunlar bu iki partiden kopuşlara neden oldu.

MHP’deki kopuş yerel seçimlerden çok önce gerçekleşti. Meral Akşener’le birlikte MHP’den kopan grup, İyi Parti’yi kurdu ve siyasette kendine yer açmayı başardı. İyi Parti siyasette tutunmakla kalmadı, ittifaklar açısından kilit parti konumuna geldi.

AK Parti’deki kopuş da kökleri daha öncesine dayanmakla birlikte, yerel seçimden sonra gerçekleşti.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Gelecek Partisi’ni, uzun süre ekonomiden sorumlu bakan olarak görev yapan Ali Babacan da DEVA Partisi’ni kurdu.

Kuşkusuz MHP’de ve AK Parti’de yaşanan bu kopuşlar Cumhur İttifakı’nı zayıflattı.

Bu gelişmelerle birlikte, kötü ekonomi yönetiminin getirdiği ağır kriz, salgının da etkisiyle işsizliğin rekor düzeye çıkması, temel ürünlerde enflasyonun yükselmesi, doların yükselmesiyle benzine, mazota, doğal gaza sürekli zam yapılması, vatandaşa yüklenen ilave vergiler, aynı şirketlere döviz üzerinden hazine garantisiyle verilen yol, köprü, havaalanı inşaatlarının hazine kaynaklarını yutması, doların yükselişini durdurmak için Merkez Bankası’nın döviz rezervini eritmesi, Türkiye’yi derin bir buhrana sürükledi ve Cumhur İttifakı’nın iktidarını da ciddi biçimde sıkıştırmaya başladı.

Millet İttifakı'ndan kopuş olur mu?

Bu gerçeği bilen Cumhur İttifakı’nın ilk hedefi Millet İttifakı’nı dağıtmak, en azından zayıflamak oldu.

Bu amaçla Cumhur İttifakı, önce İyi Parti’yi, Millet İttifakı’ndan uzaklaştırmak için, HDP-PKK üzerinden baskı kurdu. Bu politika sonuç vermeyince bu kez önce MHP lideri Devlet Bahçeli sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Meral Akşener’i MHP’ye veya Cumhur İttifakı’na dönmeye davet etti. Meral Akşener’den olumlu yanıt gelmedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti lideri Meral Akşener, Cumhur İttifakı’nın bu çabalarını, birlikte fotoğraf vererek, Millet İttifakı’nın dağılmayacağı mesajla yanıtladılar.

Cumhur İttifakı’nın dışarıdan yaptığı hamleler Millet İttifakı’ndan kopuş yaratacak bir etki oluşturmadı.

Buna karşın Millet İttifakı’nın iskeletini oluşturan CHP ve İyi Parti’nin gerçekleştirdikleri kurultaylar parti içi çatlaklara neden oldu.

İlk çatlak CHP’de Muharrem İnce’nin ayrı bir siyasi hareket başlatmasıyla yaşandı. İnce, cumhurbaşkanlığı hedefini gerçekleştirmek üzere Memleket Hareketi adı altında Anadolu turuna çıktı. Yaptığı konuşmalarda CHP’i Atatürk çizgisinden uzaklaşmakla suçladı, CHP’de Atatürk düşmanları bulunduğunu söyledi. Bir süre sonra CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, "neden Atatürk demiyorsunuz, Mustafa Kemal diyorsunuz" sorusunu, "Mustafa Kemal demeyi kendime daha yakın buluyorum" diye yanıtlaması üzerine, CHP’de bir "Atatürkçülük" tartışması başladı.

İyi Parti’nin ikinci kurultayında ise Meral Akşener delegelerin oybirliğiyle genel başkanlığa yeniden seçildi. Bir liderlik tartışması yaşamadı. Ancak, Parti Meclisi seçiminde bazı isimlerin üzerinin çizilmesi ve seçimi kaybetmeleri üzerine tartışma başladı. İyi Parti’nin önemli isimlerinden Aytun Çırağ, İsmail Koncuk gibi etkili isimler teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’ı işaret ederek, sert eleştirilerde bulundular. Bu eleştirilere daha önce genel merkezde görev yapmış bazı isimler de katıldı. Kurultayın yarattığı parti içi çekişme, 14 İyi Parti milletvekilinin ayrı bir değerlendirme yapmasına neden oldu ve alacakları tavrı netleştirmek üzere genel başkan yardımcıları ve genel sekreterin belirlenmesini beklemeye başladılar.

CHP ve İyi Parti’deki bu gelişmeler, kuşkusuz Cumhur İttifakı’nda memnuniyet yarattı. İktidar, iki partide yaşanacak kopuşlarla Millet İttifakı’nın dağılma, en azından zayıflama sürecine girmesini bekliyor. Bu cephede, kurultaydan memnun kalmayan İyi Partili bazı milletvekili ve siyasetçilerin MHP’ye dönmeleri veya ayrı bir parti kurmaya yönelmeleri olasılığı konuşuluyor. CHP cephesine ilişkin beklentileri ise Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurarak, CHP’yi bölmesi.

CHP ve İyi Parti’de, Cumhur İttifakı’nın beklediği gibi gelişmeler yaşanırsa, bu iktidarın lehine olur ve yerel seçimlerde sonra yükselen iktidar değişikliği olasılığı ve beklentisini düşürür.

Bu nedenle bu tür kopuşları önlemek iki partinin liderine düşüyor.

Kılıçdaroğlu ve Akşener, Millet İttifakı’nın ilk hedefini demokrasiyi yeniden inşa etmek, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek olarak açıkladıklarına göre, mümkün olan en geniş toplumsal mutabakatı sağlamak üzere partilerinde bütünlüğü korumak, ittifaklarını da daha genişletmek zorundalar.

Aksi halde iktidar değişikliği iddiasının zayıflayacağının farkında olmaları gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Demokrasimizin eksikleri

Cumhuriyeti kuran ve demokrasiye geçiren parti olan CHP'nin, önümüzdeki seçimler için en büyük vaadinin "cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak" olduğu düşünülürse, demokrasi sorunumuzun boyutu daha iyi anlaşılır

Şiddet ve terör siyaset aracı olursa

Türkiye'nin ihtiyacı olan; kutuplaşma, ötekileştirme, sürekli kavga eden bir siyaset değil, aksine gerginlikleri, kutuplaşmayı, ötekileştirmeyi ortadan kaldıracak, herkesi kucaklayacak bir siyaset dilidir

İktidar ucuz ekmek satışını neden engeller ki?

Meclis'teki iktidar çoğunluğunun üzerinde düşünmesi gereken, "ucuz ekmek satışını nasıl engelleriz" olmamalıydı. Aksine halkı ucuz ekmek kuyruğundan kurtarmanın yolları üzerine düşünmeleri ve Belediye Başkanı'na yardımcı olmaları gerekirdi