13 Eylül 2020

Yeni akademik yıl için birkaç 'uzaktan' öneri

"Dijital eğitim daha önemli", "çağı yakalamalıyız" gibi kandırmacalardan ziyade; bir günde saatlerce ekrana bakmanın fiziksel ve ruhsal olarak vereceği uzun erimli zararların farkında olarak önümüzdeki akademik yılı yürütmek lazım

Üniversitelerde geçtiğimiz Bahar yarıyılı pandemiden dolayı uzmanlar tarafından "acil uzaktan eğitim" olarak tanımlanıyor. Kişisel olarak haklı bir tanım olabileceğini düşünmekle birlikte, acil durumlarda yapılması gerekenler, bir kriz yönetimi planı ile yapılması gerektiğinden, bu tanımın -herhangi bir plan olmaksızın sezgisel yapıldığı için- "sallapati" eğitimin üzerini kapamak için kullanıldığı kanısındayım. Eğitim bilimleri, eğitim yönetimi, idari bilimler, öğretmenlik programları, formasyon eğitimleri, ölçme değerlendirme ya da mesleki gelişim ve araştırma geliştirme programları konusunda her yıl binlerce araştırma, proje, tez, makale, bildiri ve benzeri akademi dünyasında paylaşılıyorken hala herkesin kafasının karışık olmasını tüm bu çalışmaların bilim dünyasında dahi içselleştirilememesine bağlıyorum ki bu oldukça tartışmalı bir durum.

Üniversiteler ekim ayında yeni döneme büyük oranda uzaktan başlayacak. Peki, üniversitelerde okutulan her bir ders ve idari süreçler buna uygun hale getirildi mi? Ben bu soruya, belki bir faydası olur umuduyla, kendi hazırlık sürecimi paylaşarak yanıt vermek istiyorum. Bir öğretim elemanı olarak bu süreçte çeşitli eğitimler aldığımı söyleyerek başlayayım. Bazısı zorunlu bazısı ise gönüllü olarak aldığım yurtiçi ve yurtdışı eğitimleri. Bu eğitimlerde en fazla dikkatimi çeken nokta, çoğunun içerdiği soyut öneriler: daha yaratıcı olmalı, daha öğrenci merkezli olmalı, daha işbirlikli olmalı, sınavları daha dikkatli hazırlamalı… Evet, ama nasıl? Genellikle yine kuramsal bilgiler aktarımı olan hizmet içi eğitimler. Buradan hareketle, şu noktanın vurgulanması gerekiyor ki uzaktan ya da yüz yüze fark etmez öncelikle sınıf ya da dijital ortam birer araç. Amaç haline dönüştürüp uzaktan eğitimi merkezin de en merkezine koymamak gerek. Verdiğimiz dersin hedefi ve kazandırmak istediğimiz davranışlar neler ve bu davranışlardan hangilerini ben uzaktan eğitim yoluyla öğrencilere kazandırabilirim? Bununla ilgili beyin fırtınası ve ön hazırlık dönemim uzun sürdü. Çünkü hem gerçekçi olunmalı hem de o dersin genel programdaki sorumluluğu azaltılmamalı. O yüzden izlediğim yolu -bu süreçte bilgi ve deneyim paylaşımının önemli olduğuna inandığımdan- müsaadenizle aşağıda liste olarak paylaşıyorum:

  1. Geçen akademik yılın öğrenci yansıtmaları ve ders değerlendirme formları: Yansıtmaları ben dönem sonunda öğrencilerden toplamıştım, değerlendirme anketlerini ise kurum öğrencilerden almıştı. Bunları inceledim ve iyi giden ve eleştirilen kısımları not aldım. Bunun önemli bir sac ayağı olduğu görüşündeyim işin doğrusu.
  2. Haftalık ders programı: İlk üç haftayı dersin içeriğinden bağımsız oluşturdum. Sebebi ise öğrencileri (girdiğim ders sayısı ve sınıflarımın bir hayli kalabalık olduğunu da düşünürsek) tanımak ve onları uzaktan eğitime ve bu bağlamda derse hazırlamak.
  3. Bu ilk üç hafta yapacağım etkinlikleri dosyalamak:
  1. Amaç Belirleme Formu: Bu form, öğrencinin bu dersi almaktaki ana amacının ne olduğu, bu amacı nasıl başarmayı düşündüğü, bu amacın neden önemli olduğu, kendisinin ne gibi güçlüklerle karşılaşabileceği, planının ne olduğu ve başarıp başaramadığını nasıl belirleyeceği gibi sorulardan oluşuyor. Öğrencilerden bu formu doldurmalarını isteyeceğim.
  2. Eren'in Ders İşleme Altın Kuralları: Bu kurallar klasik sınıf öğretmenlerinin öğrencilerle yaptığı anlaşma metni aslında. İzlenceleri okumaları gerektiği, etik olarak nelere dikkat etmeleri gerektiği gibi maddeler var bu kurallarda. Bu listeyi okuyup anladıklarından emin olmalarını rica etmek de en önemli kısımlardan biri.
  3. Eşitlik Politikası ve Davranış Etiği ve Sosyal Medya İçerik Politikası: Bunlar, çalıştığım kurumun mevzuatında bulunan iki önemli politika metni. Her ikisi de nefret söylemini önleme, karşılıklı saygı ve genel hakları içeren metinler. Öğrencilerle paylaşıp burada yazanlardan sorumlu olduklarının altını çizeceğim.
  4. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu: Kendimce ilgili olduğunu düşündüğüm maddeleri çekerek çevrimiçi eğitim esnasında kişisel verilerin ihlali konusunda sorun yaşanmaması adına kimi noktaları belirttiğim bir sunum hazırladım. Bu sunumda onam formu, zoom-bombolamanın (zoom toplantılarını trolleme, video görüşme sırasında argo ve küfür, pornografik dosya paylaşımı, cinsellik içeren uygunsuz durumlar vb.) önlenmesi hakkında bilgi notu, NCTE'nin (National Council of Teachers of English) güvenli öğrenme ortamı sağlamak üzere hazırladığı ırkçılık karşıtı maddelerini içeren posterinden oluşan bir infografi hazırladım. Öğrencilerle dönem başında bunu da paylaşacağım. Bununla ilgili öğrencilerin bilinçlendirilmesinin çok önemli olduğu görüşündeyim.
  5. Öğrenmeyi öğrenme ile ilgili kısa bilgi notu.
  6. MOOC, çevrim içi öğrenme, uzaktan öğrenme ve video ile öğrenme nedir ve hangi yollarla nasıl yapılır kısa sunuları.
  7. Uzaktan öğrenirken iş birliği ya da grup çalışması yapacağımız etkinliklerin tanıtımı ve değerlendirme kriterlerinin paylaşımı.
  8. Netiket ve dijital okuryazarlık ile ilgili görsellerden oluşan materyaller.
  9. Dijital okuryazarlık sözlüğü: Uzaktan öğrenme platformu olan Future Learn'in çıkardığı sözlüğü de kaynak olarak ekledim.
  10. Son olarak, kopyaya karşı Akademik Dürüstlük Formu ve Uzaktan Eğitime Dair Kişisel Bilgi Formu: Uzaktan eğitime dair kişisel bilgi formunun da kilit önemde olduğunu düşünüyorum; çünkü formda, öğrencilerin bulundukları ortamın internet altyapısı, dijital ekipmanlara erişim olanakları, bireysel çalışma için kendisine ait bir alanın var olup olmadığı, pandemiyle ilgili ya da ilgili olmayan herhangi bir özel gereksiniminin olup olmadığı ve benimle nasıl iletişime geçebileceklerine dair sorular ve öneriler mevcut. Öğrencinin dönem boyunca göstereceği performansı doğrudan etkileyecek unsurlar bunlar çünkü.

Bir de YÖK'ün açık erişimle paylaştığı materyallerden dijital okuryazarlıkla ilgili kitapları: İlgilenen öğrencilerin ileri okumalar için faydalanabilmeleri için bu kaynakları da bir dosyada paylaşmak için derledim.

Süreç değerlendirmenin ve program-öğretim çıktıları matrislerine göre hazırlanmış hedef odaklı ölçmenin daha önemli olduğunu düşündüğümden, sınavlar yansıtmaya dayalı, bilginin öğrencinin kişisel tarihinde neleri değiştirdiğine bakacağım türden olacak. Bunun özellikle oyunlaştırılmış aktivitelerle ilgi alanına yönelik şekilde olmasına gayret edeceğim. Bunun nasıl olacağıyla ilgili "gizil değerlendirme" (stealth assessment) denilen ve bu aralar revaçta olan değerlendirme biçimini araştırmanızı tavsiye ederim.  

Tüm bu hazırlık benim bir yazımı aldı. Ama bu hazırlığın öğrencilerimi en azından yönlendireceği, bir şekilde motive edeceği ya da onları yalnız hissettirmeyeceğini umuyorum. "Dijital eğitim daha önemli", "çağı yakalamalıyız", "bunun avantajları daha fazla" gibi kandırmacalardan ziyade; bir günde saatlerce ekrana bakmanın fiziksel ve ruhsal olarak vereceği uzun erimli zararların farkında olarak, dışarıda sosyalleşmenin ve dokunma duyusuna ihtiyacın artacağını, üniversitede kampüs hayatını kanlı canlı yaşayamamanın şevk kırıcılığını bilerek önümüzdeki akademik yılı yürütmek lazım. Sorumluluk alarak, gerçekçi ve öğrenciyle gerçekten ilgilendiğimi ve çabaladığımı göstererek. Var olan şartlar içinde bireysel alanları olabildiğince geniş tutarak, bilinçli ve hedeflerimizden taviz vermeden dönüşüme uyumlu bir kurgulamayla sanırım bir şekilde keyif alarak bu süreci geçirebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları

Amerikan müzikli bir hafta sonu

Sizleri Amerikan müzik tarihinin iki önemli dönemini kendi seçtiğim parçalar üzerinden dinlemeye davet ediyorum

"Mahrumiyet hakkı"

Hayatımız "normale" döndüğünde pek çok şeyi özlememeyi tercih etmemek için, daha da yok olmamak, yalnızlaşmamak için, hayatımızı şu anda normal kılan şeylerden mahrum kalmalı, bunları yapmamayı tercih etmeliyiz

Yoksa siyasal bir salgın mı? | "Covi-totalitarizm"

Covid-19 salgını insan sağlığı açısından önemli bir tehdit elbet. Mücadele şart. Ama "covi-totalitarizm" bence önümüzdeki yılları da etkileyebilecek daha büyük bir tehdit