27 Kasım 2023

Cumhurbaşkanı, ithalatta gözetim ve korunma uygulamaları kapsamında ödenen KDV’nin indirim hakkını kaldırdı

Cumhurbaşkanına KDV indirim hakkını bütünüyle kaldırma yetkisi verilmiş olması, bu verginin niteliğini değiştirme anlamına gelir. Çünkü KDV sisteminin temeli indirim mekanizmasıdır. Bu yolla vergi ara kademelerdeki mükelleflerce yüklenilmeyip nihai tüketicilere intikal eder

Cumhurbaşkanı geçtiğimiz cuma günü gündeme bomba gibi düşen 7846 sayılı Kararı ile ithalatta gözetim ve korunma uygulamaları kapsamında hesaplanan KDV’nin indirim hakkını kaldırdı. Karar 24 Kasım 2023 tarihli ve 32379 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Karar metni aynen şöyle:

23/11/2023 TARİHLİ VE 7846 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) İthalatta gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır.

(2) İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır.

MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.”

  1. KDV indirim hakkı kaldırılan gümrük uygulamaları neler?

Cumhurbaşkanı Kararı ile KDV indirim hakkı kaldırılan uygulamalar şunlar:

-İthalatta gözetim uygulaması

- İthalatta korunma önlemleri ile haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat uygulamaları

Bu konuda önemli bir uyarımız var. Hangi işlemleriniz dolayısıyla indirim yasağı kapsamına girdiğinizi doğru tespit edebilmek ve haksız KDV indirimi yaparak vergi kaybına neden olmamanız için mutlaka gümrük operasyonlarınızı yürüten gümrük müşavirleriniz ve gümrük/vergi danışmanlarınız ile konuyu değerlendirmeniz gerekir. Bu husus ithal ettiğiniz ürünleri doğru fiyatlandırmanız bakımından da önemlidir.

  1. İthalatta ödenen hangi KDV’ler indirilemeyecek?

Bu konuya girmeden genel bir bilgilendirme yapmakta yarar var. İthalatta KDV, 3065 sayılı KDV Kanununun 21'nci maddesine göre şu unsurların toplamından oluşur:

a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,

b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,

c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler

Gelelim gümrükte ödenen hangi KDV’lerin indirim hakkının kaldırıldığına. Kararda bu husus iki ayrı fıkrada düzenlenmiş bulunuyor.

  • İthalatta gözetim uygulaması kapsamında indirimi yasaklanan KDV:

Kararın 1'nci fıkrasına göre, gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisi indirim konusu yapılamayacak.

Buna göre,

- Gözetim farkına isabet eden KDV,

- Gözetim uygulaması/farkı nedeniyle doğan ve KDV matrahına dahil edilen gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, ek mali yükümlülükler gibi her türlü vergilere isabet eden KDV indirilemeyecek.

  • İthalatta koruma uygulamaları kapsamında indirimi yasaklanan KDV:

Kararın 2'nci fıkrasına göre,

- İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler dolayısıyla ödenen KDV,

- İthalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan KDV matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV indirilemeyecek.

2.3. Gözetim uygulamalarına isabet eden KDV ve diğer vergiler nasıl hesaplanacak?

Uzmanlık alanım gümrük değil, ancak gümrük evrakları üzerinde bunların ayrıca gösterilmediğini sanıyorum. Bu nedenle gözetim farkına isabet eden KDV ve gümrük vergisi gibi vergilerin orantı yöntemiyle tespit edilmesi mümkündür. Nitekim benzer bir uygulama olan kısmi vergi indiriminde indirilemeyecek KDV uygulamada genellikle orantı yöntemiyle belirleniyor ve bu yöntem vergi incelemelerinde de kabul görüyor. Bu nedenle yukarda “isabet eden” ifadesini kullandım.

Gümrük İdaresinin indirimi yasaklanan KDV tutarlarını gümrük makbuzlarında ayrıca göstermesi isabetli olacaktır.

  1. Gümrükte uygulanan diğer referans fiyat uygulamalarında da yasak uygulanacak mı?

Hayır, sadece gözetim ve koruma önlemleri kapsamında ödenen KDV’ler için indirim yasağı uygulanacak. Bunların dışında referans fiyat uygulamaları nedeniyle ödenen KDV’ler indirim konusu yapılmaya devam edecek.

  1. İndirilemeyen KDV ne olacak?

KDV Kanununun 58 inci maddesi gereğince, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu nedenle indirimi mümkün bulunmayan KDV’nin gider veya maliyet olarak dikkate alınması mümkündür. Bunların kanunen kabul edilemeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınmaları söz konusu değildir.

Peki indirilemeyen KDV, gider mi maliyet olarak mı dikkate alınmalıdır?

Bu konuda mükellefler yakın zamana kadar serbestti. Ancak Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesine 26.10.2021 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 7338 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca, iktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbest olduğundan, emtia (stoklar)ile ilgili indirilemeyen KDV stokların maliyetine dahil edilmek zorundadır. Bunlar satışa bağlı olarak satılan mal maliyetinin içinde kazancı düşürecek ve vergi matrahını bu yolla etkileyecektir. Diğer iktisadi kıymetlerde (makine teçhizat vs.) ise serbesti devam ettiğinden bunlarla ilgili indirilemeyen KDV isteğe bağlı olarak gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.

  1. Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ne olacak?

KDV matrahına ÖTV de dahil olduğuna göre, örneğin gözetim kapsamındaki mal ÖTV’ye tabi ise ödenen ÖTV’lerden kaynaklanan KDV’ler de indirimi kabul edilmeyen KDV tutarının tespitinde diğer vergiler gibi dikkate alınacaktır.  

  1. Devreden KDV sorunu bulunan mükelleflerde bu düzenleme lehe sonuç doğurabilir!

KDV ödeme pozisyonunda olan bir mükellefin bu kapsamda ödediği KDV’yi indirim konusu yapamayacak olması bu mükellefin aleyhine sonu doğurur. Çünkü örneğin ödediği 100 birim KDV’yi hesaplanan KDV’den indirebilseydi, vergi dairesine ödeyeceği KDV 100 birim azalacaktı. Bunun indiremeyip gider yazdığında sadece efektif kurumlar vergisi (KV) yükü kadarlık kısmı telafi edebilecektir. Normal oranda KV ödediğini varsayarsak, paranın zaman değerini dikkate almadığımızda bile 75 birim kayba uğramaktadır.

Ancak kronik devreden KDV sorunu bulunan mükelleflerde zaten vergi dairesine KDV ödenmesi ihtimali bulunmadığından veya son derece düşük olduğundan, özellikle de enflasyonist dönemlerde, KDV indirimlerini gider yazmak ve ödenecek KV’yi azaltmak avantajlı olabilir.

Bu düzenlemeye sevinenlerin olabileceği hiç aklıma gelmezdi!

  1. Düzenlemenin fiyatlara ve dolayısıyla enflasyona etkisi ne olabilir?

Serbest piyasa ekonomisinde bu tarz maliyet artışları eninde sonunda fiyat artışına sebebiyet verir. Bunun da enflasyonist eki yaratması kaçınılmazdır.

Bu yazı için son sözlerim…

KDV Kanununun 36'ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye, süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere devrolunan katma değer vergisinin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak yazılmasına imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkilidir.

Cumhurbaşkanına KDV indirim hakkını bütünüyle kaldırma yetkisi verilmiş olması, bu verginin niteliğini değiştirme anlamına gelir. Çünkü KDV sisteminin temeli indirim mekanizmasıdır. Bu yolla vergi ara kademelerdeki mükelleflerce yüklenilmeyip nihai tüketicilere intikal eder.

KDV indirim mekanizmasını kısıtlayan her düzenleme bu açıdan hatalıdır. Son dönemlerde bu hakkı kısıtlayan bazı kötü uygulama örnekleri ile karşılamış olsak da bugün, üstelik hiçbir hazırlık süreci öngörülmeden çıkarılan Cumhurbaşkanı Kararını vergi tekniği açısından kabul etmek mümkün değildir.

Tamam kanunla verilmiş bir yetki kullanılmıştır, ancak yaratacağı etki de düşünüldüğünde bu yetkiyi savunmak da mümkün değildir. Zaten bu düzenlemenin anayasaya uygunluk yönünden hukukçularca değerlendirilmesi gerekir. Üstelik Meclise yeni sevk edilmiş torba yasada Cumhurbaşkanına indirim hakkını kısıtlama yetkisine ilaveten iade hakkını kaldırma yetkisinin de verilmesi öngörülmektedir. Bu daha da vahimdir. Çünkü iade hakkının kaldırılması mülkiyet hakkına doğrudan ve şiddetli bir müdahaledir.

Erdoğan Sağlam kimdir?

Erdoğan Sağlam Ankara'da doğdu, ancak nüfusta doğum yeri olarak Çorum görünüyor.

Liseyi İstanbul Maliye Okulu'nda yatılı okudu. Böylece mesleğe çok erken bir giriş yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nü bitirdi. Üzerinde lise ve fakülteyi ikincilikle bitirmek gibi bir lanet vardır. En birinci ikincidir.

Üniversiteyi bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanlığı Kurulu sınavını kazandı. Yedi yıl Hesap Uzmanı olarak çalıştıktan sonra 1994 yılında ayrılarak özel sektöre geçti. Bir yıl süreyle bir şirketler grubunun mali işler direktörlüğünü yaptı.

İzleyen dönemde uluslararası danışmanlık ve denetim şirketlerinden BDO Türkiye'ye (Denet) katıldı. Halen ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyetine devam ediyor. Eşini ve işini çok seviyor.

Başta Vergi Konseyi ve TÜSİAD olmak üzere pek çok mesleki sivil toplum kuruluşunun vergi çalışmalarına katkıda bulunuyor.

2003 -2010 yılları arasında ve 2020 yılında Milliyet gazetesinde, çalışma hayatı boyunca mesleki dergilerde vergisel konularda çok sayıda makalesi yayımlandı. Mayıs 2020'den itibaren T24'te yazmaya başladı.

Teknik bir kitap yazmak istemediği için henüz bir kitabı yok. İleride en azından bir şiir kitabı, bir de polisiye roman yazmak istiyor. Yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetçilik lisanslarına sahiptir.

Yazarın Diğer Yazıları

Sermaye artırım avanslarının parasal kalem olarak kabul edilmesinin sonuçları

2024 yılında gerçekleştirilen sermaye artırımı tutarı 2024 yılında düzeltmeye tabi tutulacak ve bu düzeltmeye kanunen ödeme tarihi esas alınacağından, avans olarak ödenen tutarların da ödemenin yapıldığı tarih esas alınarak düzeltilmesi gerekir

Enflasyon düzeltmesi sırasında saptadığımız muhasebe hatalarını nasıl düzeltmeliyiz?

Enflasyon düzeltmesi, mükelleflerin geçmiş işlemlerinin genel bir kontrolünü ve geçmişte yapılan bazı hataların saptanmasını olanaklı kılıyor. Bu yönüyle işletmeler için gerçekten çok önemli bir olanak.