19 Şubat 2010

İki AKP'li bakan ile medya patronuna şok

İlhan Cihaner, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği resmi yazıda, kamuoyunun tanıdığı isimlerle ilgili ağır suç şüphelerine yer verdi.

 

İsmailağa cemaati için açtığı soruşturmayla başlayan süreç Türk hukuk tarihinde görülmemiş olaylara neden olan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, dosyayı devretmek durumunda kaldığı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği resmi yazıda, kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerle ilgili olarak ağır suç şüphelerine yer verdi.


Cihaner, “Ergenekon terör örgütüne üyelik” iddiasıyla tutuklanmadan önce cemaat soruşturmasının elinden alınması üzerine dosyayı devralan Erzurum Başsavcılığı'na bir “görevsizlik” yazısı gönderdi. Cihaner bu yazıda, AKP Hükümeti'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapan Hilmi Güler ve Çevre Bakanlığı yapan Osman Pepe'nin mahkeme kararıyla telefonları dinlenen isimlerle yaptıkları konuşmalara dikkat çekti.


Cihaner, halen AKP Kocaeli Milletvekili olarak parlamentoda bulunan Osman Pepe'nin, İsmailağa cemaati soruşturması kapsamında telefonu dinlenen işadamı Mehmet Çelik ile “vergi kaçakçılığı izlenimi veren” konuşmalarının tespit edildiğini kaydetti.


Erzincan Başsavcısı Cihaner, Mehmet Çelik'in, halen AKP Ordu Milletvekili olan Hilmi Güler'i, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'yken arayarak “talimat verir şekilde” rakibi olan firmaya iş / ihale verilmemesini istediğine işaret etti.


Cihaner, aynı yazıda, Yeni Şafak gazetesinin sahibi Ahmet Albayrak için de bir dizi suç şüphesini kayda geçirdi. Yazıda Albayrak'ın telefon dinlemesine takılan konuşmalarına dayanarak dile getirilen suç şüpheleri, “sahte seçmen kaydı yapma, ihaleye fesat karıştırma, taşınmazlarıyla ilgili İmar Kanunu'na aykırı uygulamalara yönelme, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu'na katılacak temsilcilerin kendi medya kuruluşlarına avantaj sağlayacak şekilde belirlenmesi için baskı kurma, Danıştay'daki davasına etki etmek amacıyla temaslar kurma, bazı belediye başkan adayları aleyhine dosyalar hazırlama, yakınlarına sahte diplomalar hazırlatma, cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun yerel seçimlerde aday gösterilmesi için talimat verdiği isimleri siyasi parti yetkililerine iletme” biçiminde sıralandı.


Cihaner, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin doğrudan, bazı belediyelerin de dolaylı olarak cemaate yardım ettiğini, emniyetin bazı aramaları önceden haber verdiğini” de aynı yazıda belirtti.



Süreç nasıl gelişti?



Cihaner'in ifadeleri kayda geçirdiği “görevsizlik” yazısına ilişkin süreç şöyle gelişti:


Erzurum Savcısı Osman Şanal, İsmailağa cemaatine ilişkin olarak Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner'e 10 Mart 2009'da bir yazı gönderdi. Şanal, söz konusu yazıda, örgütün “silahlı” olduğu iddiasını öne sürdü ve bu nedenle soruşturmaya özel yetkili savcılık olarak kendilerinin bakması gerektiğini belirtti. Cihaner, Şanal'a 16 Mart'ta gönderdiği cevabi yazıda, cemaatin “anayasal düzene karşı silahlı suç işlediğine dair bir delil ve emare bulunmadığını”dile getirdi. Bu yazı üzerine Şanal görüşünde ısrar etti.


Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Erzurum Başsavcılığı'na veya Başsavcıvekilliği'ne bağlı ya da onların altında bir merci olmadığını belirterek Şanal'ı yazışmalarda “nezaket”e davet eden Cihaner, 20 Mart 2009'da yukarıdaki suç şüphesine ilişkin notları da içeren “görevsizlik” yazısını yazarak İsmailağa soruşturmasına lişkin dosyayı devretti.


Görevsizlik yazısındaki sürpriz not


Erzincan Başsavcısı, dosyanın kendisinden alınması üzerine Erzurum'a “nihai değerlendirme değil genel değerlendirme” gönderdiğini, işin aciliyeti ve inceleme kolaylığı için “geniş yorumunu” eklediğini kaydetti.


Cihaner, söz konusu “görevsizlik” yazısında 2 Kasım 2007'de, Jandarma'nın getirdiği bilgi notları üzerine başlatttığı cemaat soruşturması konusunda ayrıntılı bilgiler verdi. Bu bilgilerden sonra “NOT” diye ayrı bir başlık açan Cihaner, cemaat soruşturması için Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla yapılan telefon dinlemelerinde “tesadüfi delil” kapsamında elde edilen bulgulara işaret etti.


Bir önceki AKP Hükümeti döneminde Enerji ve Çevre bakanlıkları koltuğunda oturan AKP milletvekilleri Hilmi Güler ve Osman Pepe ile Yeni Şafak gazetesinin sahibi Ahmet Albayrak'a ilişkin dile getirilen suç şüpheleri görevsizlik yazısının bu NOT* bölümünde sıralandı.



İşadamı Çelik'in bakanlarla görüşmeleri



Cihaner'in, bazı kamu kuruluşları ile Mehmet Çelik, Hilmi Güler ve Ahmet Albayrak için “NOT”ta kullandığı ifadeler aynen şöyle:


“Şüpheli Mehmet Çelik'in,

- Yasama dokulmazlığı olduğu anlaşılan Bakan Osman Pepe ile vergi kaçakçılığı suçuna dair konuşmalar işlediği,

- Muhtelif ihalalerde ihaleye fesat kaçırmak suçu işlediği, ihaleye girilmeden işlerin alınacağı,

- Takip ettiği bazı yurtdışı ihalelerde komisyon adı altında rüşvet verildiği / verileceği,

- Örgütün baskı ya da telkini ile okula gönderilmeyen bazı çocukların takibini yapan MEB görevlilerinin tayininin çıkarılması ya da başka şekilde pasifize edilmesi yönünde girişimlerde bulunduğu,

- Yasama dokunulmazlığı olduğu anlaşılan Bakan Hilmi Güler'i arayarak talimat verir şekilde ticari rakibi konumda olduğu anlaşılan firmaya izin (ya da ihale) verilmemesi için telkinde bulunduğu izlenimini veren birtakım iletişimler tespit edilmiştir.


'Emniyet bazı aramaları haber verdi'


- Bazı belediye başkanlarının doğrudan - Diyanet İşleri Başkanlığı (örgütün belirlediği camilere örgütün istediği imamların atanması), Milli Eğitim Bakanlığı (özellikle İstanbul ve aktif olan yerlerde okul çağına geldiği halde gönderilmeyen kız çocukları ile ilgili işlem yapılmaması, işlem yapmak isteyenlerin pasifize edilmesi), Bazı emniyet müdürlükleri (medyaya yansıyacak boyutta adeta kurtarılmış bölge olarak değerlendirmek yoğunlukta kanuna aykırı eğitim kurumu, yardım toplama kanununa aykırılık, 677 sayılı yasaya aykırılık gibi husular işlendiği halde gereğinin yapılmaması, aramalardan önce haber verilmesi) gibi kamu kurumları hakkında inceleme...

(...)

- Bazı belediye başkanlarının doğrudan (istanbul Büyükşehir belediyesi), bazılarının ise imara aykırı uygulamalara göz yumma (Fatih, Çavuşbaşı vs.) gibi dolaylı yardımları (...)


Ahmet Albayrak'a ilişkin liste


Şüpheli ahmet Albayrak yaptığı iletişimlerde örgüte üye olma ve örgüt adına faaliyette bulunma suçlarını işleme süphesi dışında (kendisinin, konuştuğu kişilerin ya da konuşmalara konu 3. kişilerin);

- Siyasi saiklerle bazı kamu görevlilerinin atanması tayini görev yerinin değiştirilmesi, bazı belediyelere işe alınacak kişilerle ilgili girişimlerde bulunması gibi konularda yetkililerle yaptığı görüşmeler,

- Seçim Kanunu'na muhalefet (sahte seçmen kayıtlarının yapılması, kanuna aykırı yardım) suçu şüphesi,

- Kendisinin katıldığı / katılmayı planladığı ya da görüşmeye konu 3. kişilerin çok sayıda ihalelere fesat karıştırma suçu işlediğine dair yoğun şüpheler oluşturan konuşmalar,

- Taşınmazları ile ilgili olarak imar kanununa aykırı uygulamalara dair konuşmalar,

- Basın İlan Kurumu Genel Kurulu'na İstanbul Üniversitesi ve değişik kurumlardan katılacak temsilcilerin belirlenmesi için,

- İstanbul Üniversitesi rektörü ve bazı yöneticileri baskı yapılarak ileride kendi medya grubuna avantaj sağlaması için kimi gazeteci ve kamu görevlileri ile hareket etmesi,

- Danıştay'daki davasına etki etmek amacıyla emekli olan yargı mensubu olduğu tahmin edilen kişi ile (karşılığında oğlunun THY'de işe yerleştirilmesi) ilgili birtakım görüşmeler yapması,

- Bazı belediye başkan adayları ile ilgi içeriği tam olarak anlaşılamayan dosyalar hazırlanıp bunların kullanılmasına ya da aleyhlerine kullanılabilecek ses kayıtlarına dair konuşmalar yapması,

- Yakınlarına sahte diploma hazırlattığına dair konuşmalar,

- Örgüt lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun yerel seçimlerde aday gösterilmesi için talimat verdiği isimleri siyasi parti yetkililerine ilettiğine dair konuşmalar (...) tespit edilmiştir.


Şanal koğuşturmaya gerek görmedi



Dosyayı devralan Erzurum'daki özel yetkili savcı Osman Şanal, Pepe ve Güler'in konuştuğu işadamı Mehmet Çelik ile Ahmet Albayrak'ın da aralarında yer aldığı 282 kişi hakkında Haziran 2009'da “ek koğuşturmaya yer olmadığı”na hükmetti.


Şanal'ın makamında arama yaptırmasından sonra Cihaner çıkarıldığı mahkemece “Ergenekon terör örgütüne üyelik, evrakta sahtecilik, tehdit ve iftira” suçlamasıyla tutuklandı.


Tutuklamanın ardından toplanan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun seçilmiş üyeleri de, ”özel yetkileri”ni durdurarak Şanal'ı, cemaat soruşturması ile Cihaner'e yöneltilen “terör örgütü” soruşturmasından aldı.


“Erzincan'da neler oluyor” sorusunun yanıtı için önemli ipuçları içeren süreç özetle böyle.

Türkiye'yi büyük bir yargı çatışması ve kuvvetler ayrılığı krizine sokan olayların, sadece cemaat soruşturmasından kaynaklanmadığı anlaşılıyor...

___________________________________________________________________

İŞTE AĞIR SUÇ ŞÜPHELERİNİN SIRALANDIĞI BELGE










Yazarın Diğer Yazıları

Aslı Erdoğan haberleri ve T24 üzerine: Biraz da siz kafesinizi parçalayıp gerçeğinize kavuşun abiler

Neden, sürekli ne olmamız gerektiğini buyururken ne olduğumuzla ilgilenmiyorsunuz?

T24 10 yaşında: Ekspres gibi geçiyor güzel günler üstümüzden...

Paranın gözü kör olsun, ama parasızlığın sağladığı imkânlarla da yapıyoruz T24'ü!

Bir sen eksiktin Türkiye Gazeteciler Sendikası!

Önüne konanın ardına bakmayan bir gazetecilik olmaz...