03 Şubat 2017

Cennetin karanlığı

Bu duyguyu yaşamınıza almak için neler yapabilirsiniz?

Karanlıktan korkuyor musunuz?

Korkmuyorsanız bile, karanlıkta kendinizi tamamen güvende hissedebiliyor musunuz?

Kuşların kanat sesleri, ağaçların hışırtısı, akarsuyun çıkardığı belli belirsiz ses dışında duyabileceğiniz hiç  bir ses yok. Yıldızların, ay ışığının aydınlatabildiği kadar aydınlık gece.

Issız bir alan. Her şey hareketsiz… Bir tablonun içine girmiş gibi… Aniden çıkan bir rüzgar ile yaprakların hışırtısı dolduruyor kulaklarınızı.  Güvende hisseder misiniz? 

Yoksa her an, herhangi bir yerden çıkabilecek herhangi bir şeyden ürker misiniz?

Kontrolsüzlüğünüz sizi tedirgin eder mi? Olabilecek herhangi bir şeyi engelleme şansınız yok, neredeyse burnunuzun ucunu zor görüyorsunuz. 

Ne rüzgarı, ne akan suyu yönetebilirsiniz. Onları kabul etmek ve ritmlerine uyum sağlamak dışında yapabileceğiniz hiç bir şey yok. Tam teslimiyet ve birliktelik dışında anlaşmanın yolu yok. Varlıklarına saygı duymaz ve onları değiştirmeye çalışırsanız hiç beklemediğiniz bir anda kendi ritmlerine dönebilmek için sizi bozguna uğratabilirler. 

Gecenin sessizliği ve ıssızlık sarmışken her yeri güven içinde bırakabilir misiniz doğanın kucağına bedeninizi, zihninizi ve duygularınızı? Korku duymadan, yalnızca sizi kabul ettiğine minnettar oturup sunduğu güzelliklere şükredebilir misiniz? 

Hayır mı? 

Yanıtınızın “evet" olması için neye ihtiyacınız var?

Kendi adıma mutluyum, dünyanın bir köşesinde bile olsa bunu yapabildiğim doğanın bir noktası var. Her geçen gün kalabalıklaştığı için neresi olduğunu yazmayacağım.

Bir kaç gün önce kaçıp gittiğim doğa harikasında saat gece yarısını geçmişken, akan suyun, okaliptusların, yıldızların, sazlığın derinliğine, ıssızlığına kapıldığım bir anda aniden hareketlenen hava ve mütemadiyen var olan ıssızlık beni hiç tedirgin etmedi. Annemin kucağında gibi güvendeydim. 

Oysa önümde sazlıkları ile uzanan ova, devasa ağaçların sallanan dalları, başına buyruk akan suyu ve sessizliği ile korku filmine konu olabilir. 

Tüm mesele nereden baktığımız ile ilgili. Tüm mesele ne kadar güvendiğimiz ile ilgili. Tüm mesele ne kadar tanıdığımız ve bir olduğumuz ile ilgili. 

Kendi adıma esen rüzgar ve ıssızlık bana derinden bir “ohhh” dedirtti. Evimdeydim, güvende ve güzel bir ninninin fısıltısında huzura eren her bir hücrem için şükrettim. 

Karanlık ve kişisel gelişim

Hemen hemen bütün tinsel öğretiler “hep bir ışık olma” halinden bahseder, “aydınlık”, “ışık” ile gelinen “aydınlanma haline” vurgu yapar. 

Karanlık olmadan aydınlık nasıl tanımlanır? 

Işık olmadan karanlığı bile bilir miyiz? Gece ile gündüz gibi her şey. Birbirini izler, birbirini kovalar ve mutlak bir noktada buluşur. Hem zıttır her şey, hem birbirinin anlatılmasına, tanımlanmasına olanak sağlar. 

Bir düşünün nefret olmasa, sevgiyi nasıl anlatabiliriz? Savaş olmasa, barışı bilebilir miyiz?

İkilik dünyasında hem ikilikten kurtulmaya çalışan bir hal, hem de ikilik sayesinde öğrenebilen, anlayabilen bireyleriz. 

Birileri sınırlarımızı ihlal etmese, özel hayatımızı didiklemese sınır koymayı, bunu yapana “hayır” demeyi bilebilir miyiz? 

Hayatınızda bulunan her kötücül, her rahatsız edici durum mutlak ve mutlak sizin bir şey öğrenmenize hizmet ediyor. Bulun ve salıverin gitsin. 

Koşulsuz güven

Koşulsuz güvene nasıl ulaşır bir insan? Birine, bir duruma koşulsuz güven duymak mümkün müdür? 

Benim o gece kendimi kucağına bıraktığım karanlıkta gibi, hiç bir tedirginlik duymadan, kontrol etme ihtiyacı olmadan bir kişiye, bir duruma güvenebilir miyiz?

Akışta olmanın bir parçası olan bu hale, güven duygusuna günlük hayatmızda ulaşabilir miyiz? 

Osho der ki, koca bir metropolde gözleriniz açık çok derin meditasyonlar yapabilirsiniz. Yeter ki, yaptığınız her şeyin farkındalığını taşıyın. Sınırsızca izleyebilin. 

Kurduğunuz ilişkilerin bir tanesinde bile olsa, farkındalık içinde, korkmadan, her an ve her koşulda güvenle bırakabileceğiniz bir kucak var mı? 

Bir ilişkide böyle bir sınırsızlığa ve sonsuzluğa ulaşabileceğinize inanıyor musunuz? 

Bir hayal edin, hiç bir çekince, hiç bir korku, kaygı ve korunma duygusu olmadan kendinizi böylece akışa bırakabileceğiniz ilişkiler yarattığınızı. Kendinizi nasıl hissederdiniz? 

İşte o his, size müthişlik, sonsuzluk, ilerleme sunacak ve en yüksek potansiyelinizi ortaya çıkarabilecek olan duygu. 

Bu duyguyu yaşamınıza almak için neler yapabilirsiniz? 

www.canhayatakademisi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Farkındalık ile dayatılanın farkında olmak

Bireyi mükemmelleştiren, idealleştiren bir sistemin size vereceğinden çok alacağı vardır. Birey ne kadar güçlü gösterilirse o kadar çok sorunu çözmesi beklenir. Oysa birey olmak bundan çok farklı bir yapının işaretidir: Ne güçsüz ne güçlü, ne sömürülen ne sömüren, ne maruz bırakan ne mağdur olan

Ergenlerde duygusal özerkliğe nasıl katkı sağlanabilir?

Bağımlı olmasını istemediğiniz ergen çocuğunuzu hiç farkında olmadan hazır olmadığı bir yaşam düzeni içine sokup onun daha çok hata yapmasına daha bağımlı hale gelmesine neden olabilirsiniz

Toplumsal gerilime rağmen kendi merkezinde kalabilmek

İnsanları sürekli olarak yargılayan ama onlara hiç hoşgörü gösteremeyenler ile karşılaştığınız an kendinize güveninizi, sadakatinizi perçinlemek için en doğru andır