12 Mayıs 2012

‘Benim için iyi film kriterleri; samimi olması, dürüst olması’

Seyfi Teoman’ın vefatını ilk okuduğumda gözümden yaşlar süzüldü, büyük bir acı hissettim. Sinemaya aşık herkesin hissettiği gibi

 

 

Seyfi Teoman’ın vefatını ilk okuduğumda gözümden yaşlar süzüldü, büyük bir acı hissettim. Sinemaya aşık herkesin hissettiği gibi.

İçimde iyileşeceğine dair hep umut olmuştu…

Sinema tarihinde o kadar çok film izlemişimdir; hiçbir film beni bu kadar etkilememiştir, hiçbir filmde bu kadar ağlamamıştım.

Tatil Kitabı’ndaki Mustafa hissettim kendimi, Mustafa bendim; çocukluğumdan parçalar gördüm ince ince örülmüş bir hikayeyle.

İnsanı olağanca çıplaklığıyla zaaflarıyla anlatan…

Hayatımda hiçbir film beni bu denli boğum boğum etmedi, Mustafa bendim…

Bizim Büyük Çaresizliğimiz ise dostluğun güzelliğini, yine insanı, sevgiyi anlatan nasıl başarılı bir filmdi.

Seyfi Teoman’ı ilk olarak Akbank 4. Kısa Film Festivali’nin düzenlediği ilk filmini çeken yönetmenler panelinde izlemiştim, tanımıştım.

Yüksel Aksu, Selim Evci, Tan Tolga Demirci, Murat Şeker de vardı.

Herkes ilk filmini çekerken yaşadıklarını anlatmıştı.

Tatil Kitabı’nın gönlümde yer edeceğini daha o zaman anlamıştım.

Sinema eğitimi aldım, film eleştirisi yapma tercihinde bulunmadım çünkü sinemayı yapan tarafta olma çabasındayım yıllardır.

Ah ben de şöyle Tatil Kitabı gibi bir film çekebilsem dedim ilk izlediğimden beri.

Örnek aldığım harika bir hikaye anlatıcısıydı Seyfi Teoman, kim bilir daha ne güzel hikayeler anlatacaktı, içim acıyor hem de çok…

‘Benim için iyi film kriterleri; samimi olması, dürüst olması, herhangi bir hesap içermemesi.

Bunu yaptığı sürece onun her türlü teknik defosu, olmamış tarafları gerçekten affedebilir. O samimiyet yakalandığı zaman bir filmde, yaratan kişinin dürüstlüğünü hissettiğiniz anda zaten o film başarılı oluyor.’

Seyfi Teoman

 

\

TRT’ye alkışlar

 

Neden mi? Çünkü Seyfi Teoman’ın vefatından önce de sanata ve sanatçıya değer verip, çok daha önce; bir hafta Tatil Kitabı’nı sonraki hafta da Bizim Büyük Çaresizliğimiz’i yayınlamış olduğu için.

Teoman’ın anısına TRT Bizim Büyük Çaresizliğimiz’i tekrar yayınladı ancak Seyfi Teoman hayattayken televizyonda yayınlamış olmasına alkışlar.

Jeneriği kesip filmi bitirmesi ise sinema salonlarında film biter bitmez pat diye kalkan herkesin suçu, sinemaya değer veriyorsanız o kadar dakika film izliyorsunuz, 2 dakika da jeneriğe, filme emeği geçenlere saygıda bulunalım.

Hala sinemada jenerik izleyen 1-2 kişi görüyorum.

Yani bu sadece TRT’nin değil; film biter bitmez salondan son sürat kaçıp değer vermeyen izleyicinin suçu.

Yazarın Diğer Yazıları

Azizler, yalnızlar, parçacıklar… Bırak dağınık kalsınlar…

"Azizler'i izledikten sonra da şunu düşündüm: Acaba televizyona uzun süre üretim yapmak yaratıcılığı öldürüyor mu? Bunun da cevabı evet. Televizyon, Taylan Biraderler'in yaratıcılığını öldürmüş"

Dijital: Öldüren eğlence mi?

Dijital olan da seçtiğimize değil maruz kaldığımıza dönüştü

Sanatın, edebiyatın, erkekliğin, insanlığın başladığı ve bittiği yerler nereler?

Tarkovsky'nin en sevdiğim sözüdür: "İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir. Bu nedenle bir eseri üreteninden bağımsız düşünemiyorum ben."