25 Şubat 2019

Tanzim satışlar AKP’nin Antalya’yı kaybetmesine yol açar mı?

Sebze enflasyonla mücadele yolu üretim noktasındaki sorunları çözmekten geçiyor

Tanzim satışların büyük kentlerde AKP’ye ne kadar oy getireceğini tartışıp duruyoruz ama bir de üretici kentler var: Çiftçi, tanzim satışa tepkili. Hem de çok. Bu gözlem, ailesi Antalya’da tarım üreticiliği yapan deneyimli bir gazeteciye ait. Asıl uzmanlık alanı enerji sektörü olan Mehmet Kara, Borsatek’teki yazısında şöyle diyor:

“Bu konuda son bir hafta içinde yakın aile fertlerinden yakınmalar duymuştum. Hatta ‘Dudağı boyalı garılar (kadınlar) ucuza domates yesin diye şalvarlı garıların gelirine göz diktiler’ şeklinde birkaç cümle de edildi. Çünkü üreticiden aldığını fahiş fiyatla tüketiciye satanları terbiye etme gerekçesiyle devreye sokulan tanzim satış uygulaması başlar başlamaz, sebze fiyatları üretim yerlerinde de aşağıya inmiş...

"Yani ‘Üreticimizi de, tüketicimizi de seviyoruz, aradaki sahtekârları devreden çıkaracağız’ denilse de, görünen o ki, üretici sevildiğini hissetmek bir yana, ara dayağı yediğini düşünüyor."

Aile çevresi izlenimleri yanıltıcı olmasın, Antalya’nın genelinde de durum aynı mı?

"Ben yakın tanıdıklarımla yetinmeyip, bu satırları yazmadan önce seracılık yapan iktidar partisi üyesi, yöneticisi, seçmeni olan birkaç kişiyle de konuştum. Sebze fiyatlarının üretim yerlerinde de gerilediğini, hatta tüccarların artık hal müdürlüklerinin ilan ettiği piyasa fiyatından bile ürün almadığını onlar da inkâr etmiyor. Hatta ifade şekilleri farklı da olsa, üreticilerin, sağlı, sollu, ortalı fark etmeksizin söyledikleri neredeyse aynı.”

Mehmet Kara, bu manzaranın seçmen tercihini etkileyeceği görüşünde:

“Kişisel tahminim, bu uygulamanın Antalyalı, özellikle tarımla geçinen seçmenler üzerinde ciddi bir etkisi olacağı yönündedir. Ve bu etki, ürün fiyatlarında görüldüğü ölçüde olur mu bilmem ama kesinlikle aşağı yönlü olacaktır.”

Mehmet Kara, serada domates yetiştiren Antalyalı bir çiftçinin dönüm başına maliyetini ve kazancını da çıkarmış.

BİR DÖNÜM SERADA DOMATES ÜRETİMİ

Giderler

-Sera naylonu: 3.000 TL

-Fide: 3.750 TL

-Gübre ve tarım ilacı: 2.750 TL

-Mazot: 2.500 TL

-Don yakma (Aşırı soğuk havalarda seranın ısıtılması): 1000 TL

-Sair gider: 1000 TL

+
-------------------------------------------------------

Toplam yıllık gider: 20.000 TL

Gelirler

20 ton domates x 2 lira (Toptan satış fiyatı) = 40.000 TL

Kısacası çiftçi 1 dönüm domatesten 40 bin TL para kazanıyor. Ama dikkat: Bunun daha vergisi var. Yüzde 12 stopaj olan 7 bin 500 TL’yi düştüğümüzde çiftçinin kazancı 32 bin 500 TL’ye iniyor. Ondan da 20 bin TL’lik gideri çıkardığımızda çiftçinin emeğinin karşılığı olan kâr rakamına ulaşıyoruz: 12 bin 500 TL.

Bu, bir dönüm seranın bir sezonluk kârı. Çiftçinin cebine ayda kaç para giriyor peki? Bunun için 12.500 TL’yi 8’e bölelim (Domateste sezon 8 ay) = 1.900 TL.

20 tondan hepi topu 1.900 TL kazanç! İşte bu nedenle çiftçi için kuruşun bile önemi var. Tanzim satış sonrasında komisyoncunun “İstanbul’da fiyatlar indi, sen de indir” diyerek fiyat kırması, bu nedenle Antalya’da siyasi dengeleri etkilemiş durumda. Bu etkinin düzeyini 31 Mart gecesi göreceğiz…

Aslında sadece Antalya’da değil Türkiye’nin pek çok yerinde üreticinin kazancı geçen yıl düştü. Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Atalık’ın aktardığı verilere göre çiftçinin eline geçen para geçen yıl kimi ürünlerde enflasyonun altında kalırken, kimi ürünlerde ise bir önceki yılki rakamları dahi yakalayamadı. 2018’de ortalama satış fiyatları buğdayda yüzde 5.5, mısırda yüzde 13.5, kuru fasulyede yüzde 13.1, ayçiçeğinde yüzde 10.9, şeker pancarında yüzde 5.3, tütünde yüzde 14.6, pamukta ise yüzde 13.3 arttı. Fiyatlar nohutta yüzde 10.9, kırmızı mercimekte yüzde 6.2 ve yeşil mercimekte ise yüzde 11.7 geriledi.

Ayçiçeğinde de benzeri bir tablo var: Trakya Birlik verilerine göre ayçiçeği tarımının dekara maliyeti yüzde 40 artışla 2018 yılında 464 TL’ye yükseldi. Ancak çiftçinin ayçiçeğini satıp eline geçen ücret 2017 yılında 2.47 TL’den sadece yüzde 11 artışla 2018 yılında 2.74 TL’ye çıktı. Enflasyonun yüzde 20.3 olduğunu düşünecek olursak çiftçinin yaşadığı gelir kaybının düzeyini görebiliriz.

Bir önceki yıl para etmeyen patateste ise yüzde 38.9, kuru soğanda da yüzde 71.2 artış oldu.

Çiftçi kazanamayınca ne yapıyor? Tarımsal alanları terk edip tası tarağı toplayarak şehrin yolunu tutuyor. Nitekim Ahmet Atalık’ın aktardığı verilere göre işlenen bitki alanları 2002-2017 arasında 3.2 milyon hektar azaldı. Tahıl ve diğer bitkilerin alanı 2.4 milyon hektar gerilerken, sebze alanları 132 bin hektar küçüldü.

Sonuç: Tanzim satış çözüm değil, sebze enflasyonla mücadele yolu üretim noktasındaki sorunları çözmekten geçiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Helalleşme yazısı

Helalleşelim. Ama ayrılmayalım

Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz indirimi konusunda neden ısrarcı? Kafasındaki plan ne?  

Muhtemelen (İki aydır olduğu gibi) kur akışa bırakılacak, faiz indirimleri sürecek, seçim öncesi olası atakları karşı rezerv açığı kapatılmaya çalışılacak, inançla yola devam edilecek.

Anadolu burjuvazisi şimdi ne düşünüyor?

2018’e kadar amasız, fakatsız destekledikleri AKP’nin arkasında dimdik duruyorlar mı hâlâ? Yoksa ekonomideki, dış politikadaki maceracılıktan, beceriksizlikten bezdiler mi?