02 Mart 2020

Dünyada petrol fiyatı yüzde 25 düştü; Türkiye’de neden düşmüyor?

Devlete para lazım. Para bulmak için borçlanmaya gidebilir ama o zaman faizler artar. En iyi yol, vergi gelirlerini artırmak

İyi bilinen bir olgu: Dünya ekonomisinin yavaşladığı dönemlerde petrol talebi azalır ve fiyatı düşer. Şu anda olan da bu. Koronavirüs salgını başta olmak üzere bir dizi sebep nedeniyle 2020’nin başından bu yana dünyada petrol fiyatı yüzde 25 düştü.

Brent cinsi petrolün varil fiyatının son 3 aydaki seyrine göz atalım:

Ortada esrarengiz bir durum var: Dünyada düşerken Türkiye’de benzinin fiyatı düşmüyor. Hafta sonu İstanbul’da benzinin pompa fiyatı hafta sonu 6.74 liraydı. Yılbaşında ne kadardı peki? 6.99 lira. Petrol Ofisi’nin İstanbul fiyatları:

1 Ocak 6.99 TL
8 Ocak 6.99 TL
15 Ocak 6.99 TL
16 Ocak6.99 TL
17 Ocak 6.99 TL
18 Ocak 6.99 TL
25 Ocak 6.99 TL
28 Ocak 6.76 TL
29 Ocak 6.67 TL
31 Ocak 6.67 TL
1 Şubat 6.67 TL
4 Şubat 6.67 TL
5 Şubat 6.67 TL
6 Şubat 6.67 TL
7 Şubat 6.67 TL
8 Şubat 6.67 TL
18 Şubat 6.67 TL
25 Şubat 6.84 TL
26 Şubat 6.74 TL
27 Şubat 6.74 TL

Nedir bu işin sırrı? Yoksa akaryakıt şirketleri kendi aralarında anlaşıp tüketiciyi mi kazıklıyor?

Cevabı bulmak için uzağa gitmeye gerek yok, Cumartesi günkü Resmi Gazete’yi açalım. En tepedeki başlığı okuyalım: "Bazı Mallara Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Tutarlarının Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar." Bu kararla motorin ve benzinden alınan özel tüketim vergisine 15 kuruş zam yapıldı. Bu yıl benzinin ÖTV’sine yapılan ikinci zamdı bu. Bir ay önce, 29 Ocak tarihinde de Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla motorin ve benzinden alınan Özel Tüketim Vergisi’nde 11 kuruş artış yapılmıştı. O artış da pompa fiyatlarına KDV dahil 13 kuruş olarak yansımıştı.

ÖTV’ye zam üzerine zam yapılmasının sebebi ne? Cevap: Fren tutmayan devlet harcamaları. Bütçede işler iyi gitmiyor. Evet, bütçe Ocak’ta fazla verdi ama Merkez Bankası’nın 35 milyar liralık kâr payı ve geçen yıldan kalan 5.3 milyar liralık ihtiyat akçesi aktarılmasa aslında açık verecekti.

Bütçe neden dikiş tutmuyor? Çünkü Suriye’de sürdürülen büyük bir askeri harekat var... E, daha Kanal İstanbul yapılacak. Kamudaki makam aracı saltanatını da unutmayalım… Bu şartlarda bütçe nasıl dikiş tutsun.

Özetle devlete para lazım. Para bulmak için borçlanmaya gidebilir ama o zaman faizler artar. En iyi yol, vergi gelirlerini artırmak.

Çeşit çeşit vergi var. Bazıları artırılıyor, bazıları indiriliyor. Mesela mobilya ürünlerinden alınan KDV bu yılbaşında yüzde 18’den kalıcı biçimde yüzde 8’e indirildi. Çünkü mobilya, emek yoğun bir sektör. İktidar, mobilya üretimi artarsa işsizlik bir nebze azalır, AKP’den kaçan oylar geri döner, diye düşünüyor. Mobilya patronlarıyla iktidarın arasının iyi olduğunu da unutmayalım.

E ne kaldı geriye? Kümesteki tavuklar...

Yani araba sahipleri, akşamcılar, sosyal içiciler.... Onların büyük kısmı zaten AKP’ye oy vermiyor. Ama iyi vergi veriyorlar.

Devlet yılda 800 milyar liraya yakın vergi topluyor. Bunun yaklaşık 60 milyar lirası benzinden-motorinden alınan Özel Tüketim Vergisinden geliyor. Yani devletin vergi gelirlerinin yüzde 7.5’inin kaynağı benzinden.

Hazine uzmanı Sezer Alcan’a göre bu oran yakın geçmişte daha yüksekti, 2006-2011 döneminde akaryakıttan alınan ÖTV’nin toplam vergiler içindeki payı yüzde 12-15’e kadar çıkmıştı. Ekonomi yönetimi bu orana bakıp "Araba sahiplerinin daha gideri var" diye düşünüyor olmalı.

Hakkaniyetli olalım, benzin fiyatının artmasının bir nedeni daha var: Dolardaki artış. TL yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Dolar yükselince haliyle Türkiye’nin petrol ithalatına ödediği para da arttı...

Benzin fiyatının (nispi olarak) ucuzlaması için doğrudan vergilerin, yani patronlardan alınan vergilerin artması lazım. 1980 yılında Türkiye’de dolaylı vergilerin oranı yüzde 37, dolaysız vergilerinki yüzde 62’ydi. Aradan geçen 40 yılda dolaysız vergilerin payı yüzde 62’den yüzde 34’e indi.

Devlet harcamaları kümesteki tavuklar (tüketiciler) tarafından karşılandıkça benzinin, alkolün, cep telefonunun üzerindeki ağır vergi yükü hafiflemez...

Yazarın Diğer Yazıları

Sağlıkta zam furyası, merdivenaltı maske üreticileri ve bu savaşın vurguncuları

Ticaret Bakanlığı, önceki gün Koronavirüs salgının ardından fahiş fiyat artışı yapan 198 firmaya ceza yağdırdı

İşsizlik Fonu’yla ilgili bilmek istemeyeceğiniz 5 şey

Merkez Bankası dün aldığı kararla, piyasa yapıcı bankalara, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan satın aldıkları devlet iç borçlanma senetlerini kendisine satma olanağı tanıdı. Belli ki Fon’daki paranın bir kısmı Koronavirüs salgınına karşı kullanılacak. Ama ne kadarı ve kimin çıkarına?

Ekonomiye de bilim kurulu, hemen şimdi

Türkiye’nin şu anda iktisatçıların, ama ufku geniş, kalibresi yüksek, dünya çapında kabul görmüş iktisatçıların vereceği akla, olağandışı önlemlerle ilgili "heterodoks" (olağandışı) politika seçeneklerini gündeme almaya ihtiyacı var