21 Nisan 2021

128 milyar dolar yerine nasıl konacak: Üçü zor dört seçenek var

Merkez Bankası bir şekilde ekside olan Swap hariç net rezervlerini pozitif alana çıkarmak zorunda. Bu nasıl olacak? 60 milyar dolar nereden bulunacak?

128 milyar dolarlık satış sonrasında Merkez Bankası rezervlerinin (Swap hariç) eksiye indiğini artık sağır sultan bile duydu. (Swap: Merkez Bankası'nın başka bankalarla yaptığı para takası işlemi.) Ülke tarihinde benzeri hiç yaşanmamış, muhtemelen dünyada da örneği pek bulunmayan garip bir durumla karşı karşıyayız: Merkez Bankası'nın döviz rezervleri neredeyse bir yıldır (2020 Mayıs ayından bu yana) eksi bakiyede. Hem de birkaç milyar filan değil, Mahfi Eğilmez'in son hesabına göre eksi 60.6 milyar dolar...

Türkiye'nin önümüzdeki bir yıl içinde ödemesi gereken yaklaşık 190 milyar dolarlık döviz borcu var. Normal zamanlarda bu borcun büyük kısmını yeni borçla ödüyor, yani döndürüyoruz. Dış dünyanın kapılarının Türkiye'ye kapanacağı olası bir çalkantıda, diyelim ki Amerika'yla yaşanacak yeni bir Rahip Brunson krizinde ya da küresel ekonomide yaşanacak bir depremde bu imkanı bulamayabiliriz. Merkez bankaları işte böyle dönemler için rezerv biriktiriyor. Zor zamanlarda dış yükümlülükleri kendi imkanlarıyla yerine getirebilmek için.

Swap hariç rezervler eksi 60 milyar dolarda olduğuna göre olası bir çalkantıda Türkiye kaçınılmaz biçimde ödemeler dengesi krizine mi sürüklenecek? Hayır hemen değil, çünkü bir de brüt rezervler var.

Merkez Bankası'nın rezervleri iki şekilde hesaplanıyor: Net rezerv, brüt rezerv. Brüt rezervler, bankaların zorunlu karşılıkları gibi Merkez Bankası'na ait olmayan varlıkları da kapsıyor. Bunlar bir anlamda emanet rezerv.

Emanet olmaları, olası bir çalkantıda kullanılmayacakları anlamına gelmiyor. Brüt rezervler, bir anlamda zor zamanların savunma hattı. Nitekim son iki yıldaki 128 milyar dolarlık rezerv satışına rağmen bir ödemeler dengesi krizi çıkmamasını brüt rezervlerin 90 milyar dolara yakın bir seviyede (Tam olarak 89.3 milyar dolar) olmasına borçluyuz.

Bununla birlikte bir ülkenin kaderi emanet paraya bağlanamaz. Merkez Bankası bir şekilde ekside olan Swap hariç net rezervlerini pozitif alana çıkarmak zorunda. Bu nasıl olacak? 60 milyar dolar nereden bulunacak?

Merkez Bankası'nın bunun için kullanılabileceği 4 yol var. 

1. İhracat reeskont kredileri

İhracat reeskont kredileri, döviz üzerinden düzenlenmiş senetlerin reeskonta kabulüyle Eximbank ve ticari bankalar aracılığıyla Türk Lirası olarak kullandırılması, Merkez Bankası'na geri ödemelerin ise döviz cinsinden yapılması demek. Bu kanaldan Merkez Bankası'na yılda yaklaşık 20 milyar dolar geliyor. Az para değil ama yine de negatif rezervleri pozitif alana çıkarmaya yetmiyor.

2. Döviz ihaleleri

Bir başka yol, Merkez Bankası'nın döviz alım ihaleleriyle rezervlerini doldurması. Aslında Merkez Bankası'nın önceki başkanı Naci Ağbal bunu yapmaya hazırlanıyordu ama beklenmedik şekilde görevden alınınca dolar 8.50'ye fırladı ve döviz ihaleleri başka bahara kaldı. Merkez Bankası'nın şu anda döviz alması mümkün değil çünkü kur 8.20 TL seviyesindeyken piyasaya girerse dolar alır başını gider…

3. Hazine'nin borçlanması

Bir başka alternatif, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın döviz cinsinden borçlanıp elde edeceği kaynağı Merkez Bankası rezervlerinde değerlendirmesi. Hazine son yıllarda iç piyasadan döviz ve altın cinsinden borçlanmasını artırdı. Bu haklı olarak eleştiriliyor. Yine de ama Hazine'nin yurtdışı ve yurtiçi piyasalardan döviz ve altın cinsinden borçlanma kabiliyeti var ve bunu rezervleri desteklemek için kullanabilir.

4. Zorunlu karşılık oranları

Merkez Bankası, zorunlu karşılık oranları ve Rezerv Opsiyon Mekanizması gibi araçları kullanarak bankacılık sektörü ve finansal kesimdeki döviz ve altın varlıklarını rezervlerine çekebilir.

Bunlar, ihracatçı reeskont kredileri dışında ciddi yan etkileri olan yöntemler. Bir anlamda yazması kolay, uygulaması güç. Bu nedenle muhtemelen uzun süre eksi bakiyede, yani uçurumun kenarında gideceğiz.

"128 milyar doların perde arkası" dizisi bugünkü yazıyla bitiyor… (Bu konuda birkaç yazı dizisi daha yayınlarız gibi geliyor bana!)


 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

"Mülteciler olmasa fabrikalarda çalışacak işçi yok"

Hiçbir şeyin ekonomiden bağımsız olmadığını düşünen "eski kafalı"lardanım. Mülteciler konusunu ekonomik boyutunu ele almadan tartışmanın da gerçek manzarayı ıskalamak anlamına geleceğini düşünüyorum

AKP'nin seçim algoritması: Kredi pompala-Diyarbakır'a gidip Kürtler'in oyunu iste

Bayram öncesi ağzımı hayra açmak isterdim ama korkarım yine aynı filmi göreceğiz. Seçim yaklaşırken faizler indirilecek, kamu bankaları eliyle yine kredi pompalanacak. Ve bir süre sonra ekonomi yine duvara toslayacak. AKP iktidardan inerken geriye bir enkaz bırakacak

Finans sektörü oyuncusu ve sigorta patronu olarak Sezgin Baran Korkmaz

Unico Sigorta'nın kontrolü Singapur üzerinden hâlâ Sezgin Baran Korkmaz'da olabilir mi? Bundan kuşkulanmak için kuvvetli sebepler var