27 Aralık 2013

Teker teker gelin lan!

Başlık kişilere değil, olaylara sesleniyor. Tepemize çöken, ardı arası kesilmeden “Hah şunu mutlaka yazmak gerek” derken, yenisi patlayan, “Tamam onu, bırakayım, bunu yazayım” derken, bir yenisi başımıza düşen olaylara…

Başlık kişilere değil, olaylara sesleniyor. Tepemize çöken, ardı arası kesilmeden “Hah şunu mutlaka yazmak gerek” derken, yenisi patlayan, “Tamam onu, bırakayım, bunu yazayım” derken, bir yenisi başımıza düşen olaylara…

Sahiden teker teker gelin lan!..

Ekmeğini yazı yazarak kazanan bir gazeteci için bunların tümüyle aynı anda başa çıkmak mümkün değil…

Hani Temel’in hesabına yazılan ve sanırım hepinizin bildiği bir fıkra vardır.

Temel Almanya’da Frankurt-Münih otoyoluna ters yönden girmiş, keyifle ilerliyorken açık radyodan bir anons yükselmiş:

- Dikkat dikkat, Münih-Frankfurt yönünde ilerleyen bütün sürücüler dikkat . Bir otomobil ters yönde ilerlemektedir. Bütün sürücüler çok dikkatli olunuz…

Temel feryadı basmış:

- Ne biri, ne biri… Hepsi tersten geliyor…

*    *    *

Bizim halimiz Temel’den de harap.

Yürütme (hükümet), cemaat, hükümetin ve cemaatın medyası, polis, ekonomi ve…Ve yargı.

Hepsi tersten gelip tepemize çullanmakta.

Haksız mıyım?

Hükümet: “İçinizde hırsızlar, rüşvetçiler, kara para aklayıcıları varmış” deniyor.

Doğru yolda ilerleyen bir hükümet ne yapar?

“Yargı gereğini yapsın, ben de yargının önünü açmak için idari önlemler alırım; ilk adım olarak da adı bu pisliğe karışanları sonuç alınana kadar görevlerinden uzaklaştırırım” der.

Ters yönde ilerleyen hükümet ne yapar?

“Uluslararası komplo, darbe, polis-yargı cuntası, istiklalimize saldıran iç ve dış hainler” diye yaygarayı basar.

Sizce AKP Hükümeti hangi yönde ilerliyor?

Cemaat: “Siz kuruluşundan bu yana kolkola, omuz omuza, sarmaş dolaş olduğunuz hükümetle papaz oldunuz; zulanızdaki dosyaları çıkarıp hükümeti, en azından Başbakan'ı alaşağı etmeye soyundunuz” deniyor.

Doğru yolda ilerleyen bir cemaat ne yapar?

“Valla bizim hükümeti devirmek gibi bir niyetimiz yok. Biz sadece soyguncuları, rüşvetçileri, kara para aklayıcıları göz önüne serdik; duruma yargı el koydu. Ötesi bizim işimiz değil” der.

Ters yönde ilerleyen bir cemaat ne eder?

Beddua eder. Neredeyse vecd halinde "Yerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın, dirliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkân vermesin…” der.

Sizce cemaat hangi yönde ilerliyor?

Polis: Demokratik bir ülkede polis, devletin suçlulara, yasaları çiğneyenlere karşı gerektiğinde  “zor kullanmaya” yetkili organıdır.

Doğru yolda ilerleyen polis ne yapar?

Yasaların kendine verdiği görevleri yerine getirir.

Önleyici kolluk kuvveti olarak polis şeflerinin, müdürlerinin, genel müdürlerinin ve sonuç olarak yürütme erki olan hükümetin emrinde suçu önlemeye, suçluları yakalamaya çabalar.

Başka?

Adli kolluk olarak, yine yasaların kendine verdiği görev uyarınca savcıların (Bir daha: Şeflerin, amirlerin, müdürlerin, İçişleri Bakanı'nın, Başbakan'ın değil savcıların) verdiği emirleri tartışmadan ve savsaklamadan yerine getirir. Gözaltı ise gözaltı, arama ise arama, yakalama ise yakalama…

Ters yönde ilerleyen polis gücü ne yapar?

Adli kolluk olarak savcının, hele hele mahkemenin verdiği emir ve kararları uygulamak yerine yürütme erkinin (vali, İçişleri Bakanlığı, Başbakan, hükümet) gözünün içine bakar; o “He” demedikçe ne savcıyı ipler, ne mahkeme kararını?

Sizce polis hangi yönde ilerliyor?

*    *    *

Yukarıdaki sorulara cevap vermek için son iki üç günün olaylarına objektif bakmak yeterli.

“Peki ama bir de yargı var. O ters yönde ilerlerse ne olur diye sormadın” filan mı dediniz?

Demeyin. o uzun sürecek. Yarına kalsın…

Tabii bu gece (perşembe 23.50) tepemize “Bu konuları çöpe atmak gerek” dedirtecek yeni bir olay saldırısı üstümüze çökmez, beni bir kere daha “Teker teker gelin lan” diye bağırtacak bir gelişme olmazsa…

 

Twitter: aefelix

Yazarın Diğer Yazıları

Bitirilmeyen bir Tırmık ve bir kişisel not

Hiç günü kurtarmak için yazmadım. Bundan sonra da yazmam

Reis boşa koysa dolmaz, doluya koysa almaz

Reis'in derdi büyük. Eğer "Seçim zamanında yapılacak" sözünü ve iddiasını yalayıp yutmayacaksa Anayasa'yı değiştirmek zorunda. Anayasayı değiştirmeye ise Meclis'teki AKP ve MHP milletvekillerinin sayısı yetmiyor. O zaman geriye tek seçenek kalıyor. Erken seçim

Bir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden

MHP Başbuğu partisinin Kızılcahamam kampının kapanışında konuştu. Valla kampa katılan MHP yiğitleri ne düşündüler bilemem. Zaten düşündükleri olumsuzsa dile getirmek MHP çatısı altında pek mümkün değildir. Parti disiplini değil, Başbuğ disiplini olsa gerek. Ama ben elbette her türüyle milliyetçiliğe, dolayısıyla MHP’ye de, onun Başbuğ’una da çok ama pek çok uzağım, öyleyse Başbuğ’un sözleri üstüne düşündüklerimi dile getirebilirim