20 Eylül 2019

Küresel kapitalizmde oyun bitmez...

"Sayın başkan ona da gerek yok. Kim bu harika fikre hayır diyebilir ki? Üstelik epey kötüye çıkmış ünümüz "çevre dostu küresel şirket" olarak anılacak"

Küresel bir sanayi şirketinin New York'daki merkezinde yönetim kurulu toplantı salonu...

Başkan - Yönetim kurulumuzu acil olarak toplantıya çağırdık. Ama kaygılanmayın. Bir felaket haberi yok. Sadece çok çabuk karar verilmesi gereken bir yatırımla ilgili karar verilmesi gerekiyor. Sizlere CEO'muz bir sunum yapacak. Buyrun...

CEO - Sayın başkan, sayın yönetim kurulu üyeleri, elbette farkındasınız, bu sabahtan itibaren bir hafta sürecek şey başladı... Nasıl diyorlar? Ah evet, Küresel iklim grevi... Bu bizi yakından ilgilendiriyor.

Bir üye - Biz de lokavt ilan edelim...

Başkan - Beyler, hanımlar lütfen... Kahkahalarınızı anlıyorum; bildiğimiz bir grev değil, evet. Ama nedense adını böyle koymuşlar... Tamam ama bu küresel çaptaki militanca etkinlik bizim için muazzam bir kâr kapısı açabilir. İzin verin CEO'muz devam etsin...

CEO - Bu küresel iklim grevinin belli başlı vurgularından biri de termik, yani kömürden enerji üreten santraller olacak. Biliyorsunuz, bu santrallerin bacalarından çıkan şey... Şey... Yani duman diyelim, içerdiği partiküllerle bulunduğu bölgenin havasını aşırı ölçülerde kirletiyor; başta kanser bir dizi hastalığa yol açıyor. Bu durum ancak santral bacalarına çok güçlü ve hassas filtreler takılmasıyla önlenebilir.

Bir başka üye - Tabii kömür santrallarıyla enerji üretmekten vazgeçilmezse...

Başkan - Şaka yapıyorsunuz herhalde. Şirketimiz dünyanın en büyük termik santral üreticilerinden biri. Bunu biliyorsunuz. Devam edelim efendim.

CEO - Bu iklim şeyinden... Eee, grevinden sonra termik santrallere karşı kitlesel tepkiler yükselecektir. Bunu görmemiz lazım. Bir proje ürettik ve bütün dünyada termik santrallara çok güçlü filtreler konmasını zorunlu hale getirecek bir medya ve lobi faaliyetini arka planda kalarak bizzat biz örgütleyelim. Devletler filtresiz santrallerin faaliyetini yasaklasın. Faaliyetle olanlara derhal filtre takılması, yeni kurulacakların ise zaten filtre ile birlikte yapılması zorunlu kılınsın.

Bir üye - Otoriter iktidarlar, diktatörce yönetilen ülkeler var ya da Afrika'da kabile devletleri var. Onlar böyle bir yasak koymayı reddederlerse...

CEO - Gerekirse BM Güvenlik Konseyi'nden yaptırım kararı çıkarmaya çalışalım. Ayrıca Dünya Bankasının da, IMF'nin de filtresiz kömür santrali olan ülkelere kredi verilmeyeceğini açıklamasını sağlamalıyız.

Bir üye - Bunu yapabilir miyiz ?

Başkan - Yaparız. Hatta şimdiden başladık bile çalışmaya ve hiç de zor olmayacağı anlaşılıyor. Siz devam edin lütfen...

CEO - Termik santrallara filtre takılması konusunda Avrupa dışında özellikle Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde aşikâr bir isteksizlik, niyetsizlik hatta direnç var. Ama direnç kırılır ve filtre zorunlu kılınırsa...

Bir üye - Ben anladım. Kendi filtre fabrikamızın kapasitesini çok büyük ölçekte artıralım...

CEO - Çok doğru. Ama bununla yetinmeyeceğiz. Asya'da, Afrika'da ve Güney Amerika'da termik santral baca filtresi üreten tesisleri hemen kuralım...

Başkan - Filtresiz santrallerin yasaklanması bir kaç yıl sürebilir.

CEO - Biz 13 ay süreceğini hesapladık ki bu süre bize rahat rahat yetecek... Böylece termik santral baca filtresi pazarında fiilen bir monopol, bir tekel gücü elde edeceğiz. Bu bize hem fiyat belirlemede özgürlük verecek, hem rakip firmaların elenmesine yol açacak...

Başkan - Sanırım mesele anlaşıldı. Başka söz isteyen ?.. Yok. Peki oylayalım mı?

Bir üye - Sayın başkan ona da gerek yok. Kim bu harika fikre hayır diyebilir ki? Üstelik epey kötüye çıkmış ünümüz "çevre dostu küresel şirket" olarak anılacak. Daha ne isteriz...

* * *

Farkettiniz mesleğimizde çıtayı yükselttim ve bu kez bir küresel şirketin yönetim kurulu toplantısına sızdım; konuşmaları banda aldım ve sizlere sundum.

Aslında zulamda plastik üreten küresel şirketlerin, petrol tekellerinin, tarımsal ilaç sanayicilerinin CEO'larının telefon konuşmaları, yöneticilerinin konuşmaları filan var. Hepsi belgeli.

Araştırmacı gazeteciliğe yaptığım bu muazzam katkıdan dolayı ne kadar övünsem azdır. Yeni yetme habercilere ise beni kıskanmak düşüyor.

Yazarın Diğer Yazıları

“Nurcan Baysal da, Sezgin Tanrıkulu da yalnız değildir” diyecektim…

Kimileri bizim Sezgin arkadaşımız gibi "Tanrıkulu" olur, kimileri de "devletin kulu"...

Suriye 440 x 30 kilometrekare küçüldü…

Suriye dünden beri 13.200 kilometrekare küçüldü. 13.844 kilometrekarelik Adana ili kadar yani…

Bir iyi, bir de kötü haber

Artık bir yazıda, meselâ "İkinci dünya harekâtı" yerine korkmadan "İkinci Dünya Savaşı" diyebileceğim