24 Mart 2014

CHP’ye neden oy verilir ki?

Bir akademisyen, Zeynep Gambetti, HDP (Halkların Demokratik Partisi) Danışma Kurulu ve –yanılmıyorsam- YSGP (Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi) üyesi, bir tweet attı. HDP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışından CHP adayı lehine çekilmesini önerdi.

Bir akademisyen, Zeynep Gambetti, HDP (Halkların Demokratik Partisi) Danışma Kurulu ve –yanılmıyorsam- YSGP (Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi) üyesi, bir tweet attı.  HDP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışından CHP adayı lehine çekilmesini önerdi.

Hürriyet hemen üstüne atladı. Haberleştirdi.

Haberci gözüyle bakarsak Hürriyet haklı. Bu bir haber. Saygın bir akademisyen, yerel seçimlere HDP çatısı altında giren bir siyasi partinin (YSGP) üyesi ve kendi partisi yerine bir başka partiye (CHP’ye) oy verilmesini öneriyor.

HDP ve özellikle YSGP saflarında ortalık karıştı. Gambetti’nin tutumunun siyasal etikle bağdaşmadığı, sorunu üyesi olduğu partide (YSGP), ayrıca Danışma Kurulunda yer aldığı partinin (HDP)  içinde tartışmaya açmak yerine Twitter gibi bir mecrada herkese açık bir öneri üretmesi yadırgandı.

Yadırgayanlar da, eleştirenler de –bence- büyük ölçüde haklı.

Eleştiriler karşısında Zeynep Gambetti –yine bence- epey naiv bir açıklama yaptı.

Hürriyet’ten aktarıyorum:

“…Ben siyasal bir aktör değilim. Ben basit bir Twitter kullanıcısıyım. Ben HDP Danışma Kurulu’ndayım fakat partili değilim……Bunu Twitter yasağıyla ilgili olarak attım. Gerçekten beni basit bir Twitter kullanıcısı olarak görün. Ona tepkim, 'bıçak kemiğe dayandı' buydu”.

Gambetti’nin açıklamasını Twitter’in Tayyip Erdoğan’ın gazabına uğrayıp ”erişim engelleme” cezasına çarptırıldığı gece yüzbinlerce (milyonlarca?) “basit bir Twitter kullanıcısı”nın haklı öfke çığlığı olarak algılamaktan, değerlendirmekten yanayım.

Ve daha önemlisi Zeynep Gambetti böyle düşünen tek kişi, tek seçmen değil.

Aylardır CHP kanadından, CHP seçmeninden benzer baskılar, talepler, öneriler yağmur gibi yağıyordu ve yağıyor.

Sadece CHP seçmeninden, kemalist gruplardan mı?

Bakın çevrenize “Başka zaman olsa ve 40 oyum olsa bir tanesini bile Sarıgül’e vermezdim. Ama bu defa durum farklı. AKP’yi çökertmenin yolu İstanbul’u kaybetmesinden geçecek. Ötesi berisi yok: İstanbul’da oylar CHP’ye!..” diyen az kişi mi var?

Böyle düşünenler “AKP gitsin de yerine kim gelirse gelsin” mantığından yola çıkıyorlar.

Bununla yetinilmiyor, ekleniyor: “Evet kim gelirse gelsin. Nasıl olsa MHP tek başına gelmez, ayrıca gelirse de AKP’den, hele hele tek başına AKP demek olan Tayyip Erdoğan’dan daha kötü olamaz ya”…

Siyasetin acı bir ironisi  ama hiç de haksız değiller. Çünkü AKP’den, tek başına AKP demek olan Tayyip Erdoğan’dan daha kötüsünü bulmak sahiden zor.

Ama “iktidardan düşmüş bir AKP” hesabında öne çıkan siyasal parti CHP. “Gambettigiller”in hareket noktası da bu.

Şimdilik hiç olmazsa İstanbul yerel seçiminde oyların CHP’ye akıtılmasını önerenler bu noktadan yola çıkarak önerilerini temellendirmeye çabalıyorlar.

Peki bu hesap doğru mu ?

Peki bu hesap haklı mı ?

Be seçimlerde baraj yok. Olsaydı  CHP barajı rahat rahat aşan, HDP ise  barajı zorlayan bir parti.  Öyleyse…

*    *    *

Gelin bir başka açıdan bakalım:

Bu seçimde sandık başına gidecek olan:

Biiiiir: Kürtlerin;

İkiiiiii: HDP çatısı altında BDP ile elele tutuşmuş sosyalist solun;

Üüüüç: Bu seçimlerde ilk kez seçmen olup oy kullanacak “Gezi çocukları”nın…

Evet,bu üç kesimin oylarını hak etmek için CHP ne yapıyor?

Soruyu başka türlü soralım: Bu kesimler oylarını neden CHP’ye versinler?

Siz dilerseniz soruya (özellikle son soruya) kendi cevabınızı üretedurun, ben bu uzamış yazıya burada bir noktalı virgül koyayım ve yarın devam edeyim;

Yazarın Diğer Yazıları

Bir hapishane hücresinde doğum günü kutlamak

Bugün Bircan Yorulmaz'ın doğum günü. Herhalde o yüzden aklıma düştü de o yüzden "bir kez daha Bircan Yorulmaz" yazıyorum…

Şikago Yedilisi'nin yargılanması ve Işıl Özgentürk

Günübirlik siyaset üstüne tek satır yazmam bugün

Lazlar, Frieseler, Bretonlar

Salt Ostfriese'ler değil, Bretonlar da bizim Laz fıkralarını tırtıklayıp kendilerine uyarlamışlar. Ayıp be!..