23 Nisan 2009

Bugün de okurlar yazsın

Bugünkü Tırmık’ı okurlar yazsın. Tembelliğimden değil, valla değil. Bence bugünkü Türkiye’yi eksiksiz yansıtıyor.

Bugünkü Tırmık’ı okurlar yazsın. Tembelliğimden değil, valla değil. Bence bugünkü Türkiye’yi eksiksiz yansıtıyor. Savrulmuşluklarımızı, kamplaşmamızı, dinlemeden cevaplama, anlamadan reddetme alışkanlıklarımızı; yani günlük yaşamda her birimizin her gün yaptıklarını pek iyi yansıtıyor.
Dünkü Tırmık’a gelen okur tepkileri bunlar. Noktasına virgülüne, yazım yanlışlarına dokunmadan, olduğu gibi yayınlıyorum. Biliyorsunuz, konu Avrupa Birliği idi. Yazının başlığı da “Avrupa Birliği mi, O da ne ?”.
Dört okur tepkisi “yorum yaz” kutusuna yazanlardan; öteki dördü de doğrudan mail adresime yollananlardan seçildi. “Yorum Yaz” kutusuna yazanlarınkinde teknik nedenlerle yazanın adı ve mail adresini belli olmuyor; yani ben de bilmiyorum. Mail adresine yazanların adları, adresleri belli ama izinlerini almadığımdan buraya aktarmıyorum. Ama her bir okur tepkisinin yazılış saatleri parantez içinde belirtildi.
Şimdi buyrun. Söz dünkü Tırmık üstüne okurların:
* * *
İstek Vakfı cephaneliği mi.. cok ayip ediyorsunuz. Siz de cok iyi biliyorsunuz ki boyle bir sey yok. Arazi kamulastiriliyor ve Deniz Kuvvetlerinin komando egitiminde kullaniliyor zaten. Size hic mi hic yakismadi. Camur at izi kalsin ucuzluguna kendinizi kaptirmaniza cok uzuldum. (06:14)
* * *
Turkiye AB'ye girmeyi hic istemedi ki simdi vazgecmis olsun... Turkiye AB'ye uye olmayi degil, Avrupa'da vizesiz dolasabilmeyi istiyor sadece. Zenginler daha cok alisveris yapmak icin, yoksullar ise is bulabilmek icin. Butun konu bu...Avrupa;nin hukuku, demokrasisi, sosyal sistemi kimsenin umurunda degil... Dinciler, yani cemaatler, tarikatlar, vs. ise AB'yle ilgilenmiyorlar bile... Cunku Almanya'daki 3 milyon Turk'un yuzde 90'i bir tarikata bagli zaten... Avrupa onlari kesmiyor artik, bu yuzden de Amerika kitasina acildilar. Pek yakinda, Pensilvanya eyaleti Fethullahcilarin, North Dakota milli gorusculerin, Michigan eyaleti Hizbullahcilarin, Newyork Naksibendilerin, Kanada topyekun Suleymancilarin seklinde haberler duyarsaniz sakin sasirmayin... (07:57)
* * *
Sen AB casusu musun? (09.09)
* * *
/ABye GİRMEK bir AMAÇ DEĞİLdir./*AMAÇ*...ÇAĞDAŞ UYGARLIK SEVİYESİne ULAŞMAK,hatta BU SEVİYEyi GEÇMEKtir./ABye GİRMEK,*BU AMAÇ için BİR ARAÇ*tır./Her ARAÇ İYİye de,KÖTÜye de KULLANILABİLİR./(KULLANANın BECERİKSİZLİĞİ vs NEDENLERden)Bir ARAÇ İYİye KULLANILIR iken de ORTAya KÖTÜ bir SONUÇ ÇIKABİLİR./ (11:22)
* * *
Engin bey, sizin de belirttiğiniz emeğin Avrupası olmasa bile, bugünkü şirketler Avrupası da önemli. Türkiye’nin batı Avrupa demokrasi standartlarını yakalaması için AB yolunda ilerlemesi şart. Bu demokrasi ithalatı olarak yorumlanamaz. Ama TC o yolda kaldıkça demokratikleşme adımları onu çağdaş demokrasi standartlarına yaklaştıracaktır. Buna itiraz edenler demokrasiden korkuyor, kendi pozisyonlarını kaybetmekten korkuyor. Haksız mıyım ? (12.40)
* * *
Sizin de belirttiğiniz gibi Sosyalizm evrenselliği savunur, tüm halkların birliğini savunur. Avrupa Birliği'nin bu yolda önemli bir işlevi vardır. Yani Avrupa kıtasında yaşıyan emekçilerin birliğini sağlamada önemli bir momenttir. Türkiye sosyalist hareketi kapitalizmin ilk oluşum yıllarında kaldığı için bu gerçeği göremiyor. Yazınızın analizinde çeşitli siyasi oluşumların politik açılımlarını çok iyi belirtmişsiniz. Görüşlerinize katılıyor, başarılar diliyorum. (Dursun Yıldırım - 12:55)
* * *
Aydın Engin, Ergenekonda işler sarpa sarınca üzüldüğünüzü, AB söz konusu olduğunda kıraldan fazla kıralcı olduğunuzu satır aralarından anlamak hiç de zor değil. Cumhuriyetteyken yazılarınız bizi coştururdu. Şimdi tiskindiriyor. Ruhunuzu kaça sattınız ? (13.05)
* * *
Lütfen devam edin. Soğukkanlısınız ve kaleminiz (Bilgisayarınız demek istiyorum yani ☺) hem neşeli hem kıvrak. Hakaret edenlerin yazdıkları sizi etkilemesin. Kabuk değiştiren Türkkiye’ye katkıya devam edin. Sizin yazılarınız hergün bizlerde ufuklar açıyor. Sizi yeniden bulmak ne güzel oldu... Tempo 24’e teşekkürler...
* * *
Belli oluyor artık. Siz cumhuriyette yazmadığınız gibi artık cumnhuriyetde okumuyorsunuz. Yazık, yazık...

Yazarın Diğer Yazıları

Bitirilmeyen bir Tırmık ve bir kişisel not

Hiç günü kurtarmak için yazmadım. Bundan sonra da yazmam

Reis boşa koysa dolmaz, doluya koysa almaz

Reis'in derdi büyük. Eğer "Seçim zamanında yapılacak" sözünü ve iddiasını yalayıp yutmayacaksa Anayasa'yı değiştirmek zorunda. Anayasayı değiştirmeye ise Meclis'teki AKP ve MHP milletvekillerinin sayısı yetmiyor. O zaman geriye tek seçenek kalıyor. Erken seçim

Bir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden

MHP Başbuğu partisinin Kızılcahamam kampının kapanışında konuştu. Valla kampa katılan MHP yiğitleri ne düşündüler bilemem. Zaten düşündükleri olumsuzsa dile getirmek MHP çatısı altında pek mümkün değildir. Parti disiplini değil, Başbuğ disiplini olsa gerek. Ama ben elbette her türüyle milliyetçiliğe, dolayısıyla MHP’ye de, onun Başbuğ’una da çok ama pek çok uzağım, öyleyse Başbuğ’un sözleri üstüne düşündüklerimi dile getirebilirim