20 Aralık 2020

Kot pantolon 80 yaşında dimdik ayakta

Moda tarihinin en uzun soluklu trendi olarak kabul edilen jeans pantolon, evrensel bir destan olarak yoluna devam ediyor

Moda tarihinin en uzun süren trendi sorusuna cevabım şüphesiz kot pantolon olacaktır.

ABD'de altın arayan işçiler için sağlam bir iş giysisi olarak doğan ve geçirdiği evrimlerle günümüze kadar gelen bu ikonik ürün, her yaşın, her sınıfın kullandığı evrensel bir destan yarattı.

Her şey Alman Musevisi Levi Strauss'un (1892-1902) Nevada'ya göç ederek kurduğu dokuma fabrikası ile başladı. Strauss'un aynı bölgede terzilik yapan İtalyan kökenli Jacob Davis'le işbirliğine giderek dayanıklı denim kumaştan ürettikleri pantolon ve tulumlar, altın arayan maden işçileri tarafından kullanılmaya başlanınca olanlar oldu.

Levi'nin hayalleri işçi elbiseleri ile sınırlı değildi. Uzak Batının attan inmeyen 'cowboy'ların kot pantolonun rahatlığını keşfetmesi ile geniş kitlelere ulaşma kapısı açılmış oldu ve 20. yüzyıl başlarında Levi's 501 modeli doğdu.

Levi Straus öldüğünde, geride dünyanın ilk jeans markası unvanını taşıyan dev bir şirket bırakmıştı. 1940 yılında ilk kadın kot pantolon modeli tasarlanarak potansiyel hedef kitleye göz kırpılmış oldu. "Jüponunu çıkar, kotunu giy" sloganı ile kadınlara rahatlık ve konfor garantisi verme mesajları kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına almış oldu.

1950'li yıllarda, Hollywood sineması, moda trendlerine yön veriyordu. Dönemin starlarının giydiği giysiler, takılar, saç modelleri gösterime girdikleri ülkelerde trend etkisi yaratarak kitleleri etkiliyordu.

Marlon Brando'nun beyaz bir t-shirtle giydiği kot pantolon erkeklere yön vermiş, Marilyn Monroe ve Elizabeth Taylor kanalı ile de kadınların etkilenmesi sağlanmıştı.

1970'li yıllarda doğan hippi akımının hayat felsefesine paralel olarak jeans giymek, "gençlik sembolü" olarak kabul edildi.

Tüm dünyaya yayılan hippi akımı, yeni jeans markalarının doğmasına neden oldu. Denim kumaş, teknolojinin gelişmesi ile trendlere ayak uydurarak günümüze kadar geldi.

Chanel, Gucci, Dior gibi lüks markalar, koleksiyonlarına kattıkları kot modellerine kendi kimliklerine adapte ederek başka bir boyuta taşımış oldular.

"Şakacı Çocuk" lakaplı Fransız tasarımcısı Jean Paul Gaultier, kot kumaştan büstiyer ve gelinlik modeli gibi ilginç tasarımlarları ile moda editörlerini fethetti.

70-80'li yıllarda doğan yeni markalar arasında Gap, Replay ve Diesel'i örnek olarak verebiliriz.

İtalyan Diesel, kot taşlama, eskitme, yırtma gibi tekniklere öncülük ederek denim kumaşı en uç noktaya taşımış oldu.

Kadınların ilk kot pantolon giymesinin 80. yıldönümü nedeniyle planlanan sergiler, pandemi nedeniyle ertelendi. Paris'te bulunan "Le Cité des Sciences" ise 22 Ocak 2021 tarihine kadar sürecek olan sanal bir sergi sunuyor.

"İşçi Mavisinden Ekolojik Jeans'e" başlıklı sergi, denim kumaşın, sosyoloji, ekonomi, endüstri, moda ve sinema ile olan ilişki ve etkisini görsel verilerle ele alıyor.

Levi's markası ise ikinci ten niteliği taşıyan ekolojik tasarımı "Jean Revel" modeli ile 80'inci yıldönümünü kutluyor. Son günlerin bir diğer revaçta olan paçalarında fermuar bulunan kot modeli ise "Slip Hem" adını taşıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Hanae Mori anısına...

Moda dünyası, İssey Miyake'den sonra ikinci bir Japon tasarımcının ölümü ile sarsıldı. Japonya'nın en kıdemli modacısı olan Hanae Mori, kadınları geleneksel kimonolarını çıkartıp batılı gibi giyinmelerine teşvik etmiş olduğu için ikinci Coco Chanel olarak tarihteki yerini almıştı.

İssey Miyake Sensei 

Japoncada, "Sensei'' kelimesi usta, hoca anlamında kullanılıyor. Miyake Sensei'yi saygı ile selamlıyorum

Ultra fast fashion: Boynuz kulağı geçti

İspanyol Markası Zara'nın moda dünyasına kazandırdığı Fast Fashion olgusunun yeni nesil uzantıları "daha çok üretim, daha ucuz satış" hedefi güderek korku salıyorlar. "Zara'nın bebeleri" olarak adlandırılan Shein, Bahoo, Pretty Little Thing gibi markalar mercek altında