27 Şubat 2022

Beverly Johnson 69 yaşında podyumda

Amerikan Vogue dergisine kapak kızı olan ilk siyahi manken unvanlı Beverly Johnson, New York Moda Haftası'nda 69 yaşında podyuma çıkarak gündeme oturdu

Beverly Johnson, sadece Amerika'nın değil, moda tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1974 yılında Amerikan Vogue dergisinin kapak kızı olarak poz vermesi, o güne dek süregelen ırkçı yaklaşımın sona ermiş olması anlamını taşıyordu.

New York Times Gazetesi, Afro-Amerikalı mankeni, 20. yüzyılda moda dünyasına damgasını vurmuş ikonlar listesinde 68. sırada yer aldığını açıklamıştı.

Beverly Johnson, 1975 yılında bu kez Fransız Elle dergisinde kapak kızı olma onuruna erişerek modanın başkenti Paris'te, siyahi top model akımının başlamasına neden olmuştu.

1952 yılında Amerika'nın Buffalo kentinde dünyaya gelen Johnson, avukat olma hayali ile yerleştiği Boston'da ek iş olarak yapmağa başladığı mankenlik mesleğinin hayatına yön vereceğini tahmin etmiyor olmalıydı.

1960'lı yıllarda Andy Warhol'un ilgisini çeken Doyale Luna, Bethann Hardison, Pat Cleveland gibi siyahi modeller belirli ölçüde ünlenmiş olsa da, Johnson'un prestijli bir moda dergisine kapak kızı olarak seçilmesi yeni bir sayfa açılmasına neden olmuştu.

Benim de tasarımcılık kariyerimin ilk yıllarına denk gelen 80'li yıllarda, Yves Saint Laurent'ın öncülüğünde başlayan Afrikalı ve Asyalı mankenlere yönelim, moda dünyasında yeni bir dönem başlatmış ve ırkçı yaklaşım maziye gömülmüştü.

O yıllara dek manken ajansları, fotoğrafçılar ve moda tasarımcıları ortak bir estetik anlayışı ile "Avrupalı mükemmel kadın'' imajını benimseyerek su yüzünde olmayan ırkçı bir yaklaşım sergiliyorlardı.

Dönemin gözde tasarımcısı Yves Saint Laurent'ın Martinik Adasında keşfettiği ve Paris'e davet ederek podyumuna çıkarttığı ‘'Muhteşem Mounia'' lakaplı siyahi mankenin dünya basını tarafından gördüğü ilgi, tüm gelenekleri alt üst ederek moda dünyasında yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştu.

Paris'e özgü olan ve yılda iki kez gerçekleşen görkemli Haute -Couture(Yüksek Terzilik) defileleri, Katoucha, İman, Tyra Banks, Gloria Alek Wek, Naomi Campell gibi birbirinden güzel siyahi top modellerle altın çağını yaşamıştı.

Manken olarak başladığı kariyerine sonraları şarkıcı olarak devam eden Grace Jones da bir döneme damgasını vurmuş ünlü siyahi güzellerden biri olarak belleklerimizde yer alıyor.

Henüz çocukken Bop Marley'in klibinde oynayan ve 15 yaşında iken Londra'da alış veriş yaptığı esnada manken ajansları tarafından keşfedilen Naomi Campbell ise siyahi top modeller zincirinin en tanınmış halkası şüphesiz.

Geçtiğimiz haftalarda New York'ta gerçekleşen 2022-2023 Sonbahar-Kış Moda Haftasında, Sergio Hudson ve Bibhu Mohapatra defilelerinde podyuma çıkan Beverly Johnson tekrar gündeme oturmuş oldu. 69 yaşındaki Johnson, kozmetik alanına atılmış bir iş kadını olarak hayatına devam ediyor.

Mutlu pazarlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Müzayedede rekor tablo satışı

Pop Art'ın Kralı Andy Warhol'un Marilyn Monroe Portresi, 195 milyon dolara satılarak 20. yüzyılın en pahalı sanat eseri unvanına sahip oldu. Christie's Müzayede'nin New York'ta düzenlediği açık arttırmada sadece 4 dakikada satılan eserin yeni sahibinin adı ise sır gibi saklanıyor. Warhol'un, 1964 yılında Monroe'nün ölümünden iki yıl sonra yarattığı "Shot Sage Bleu Marilyn'' tablosu, bir dönemin aynası niteliğini taşıyor

2022 yaz sezonunda çingene pembesi giyinmeye hazır mısınız?

Enerji ve neşe kodlarını taşıyan fuşya pembesi rengi, iki yıllık pandemi kâbusu sonrasında altın çağını yaşayacak. Lüks markalardan hızlı moda devlerine, tüm koleksiyonlar başta fuşya olmak üzere canlı renklerden oluşan koleksiyonlarla optimizm mesajları veriyor.

Yarı çıplak poz vermiş erkek görsellerinden doğan moda imparatorluğu

Netflix'te yayına giren "İşin Rengi" adlı belgesel film, bir Amerikan markası olan Abercombie&Fitch'in sıra dışı kimlik yaratma öyküsünü ve başarısının temelini oluşturan "dışlayıcılık" taktiğinin yarattığı skandalları ele alıyor. Alison Klayman yönetmenliğinde gerçekleştirilen film, 1990'lı yıllarda Mike Jeffries'in CEO koltuğuna oturması ile tekrar canlandırılan markanın, elitist ve seks odaklı imaj çalışmalarının ABD gençliğinde yaratmış olduğu etkiyi anlatıyor