14 Mart 2021

Atçılık sevdasından doğan dev moda imparatorluğu: Hermès

Geçtiğimiz hafta düzenlenen 2021/2022 Sonbahar-Kış sezonu dijital moda haftasında, Hermès'in sunduğu "Manyetik amazon kadınları" gündeme oturdu. Markanın kreatif direktörü Nadége Cybulski'nin maestroluğunda hazırlanan koleksiyonun, Hérmes'in doğuş nedeni olan atçılık temasından esinlenmiş olması ilgi çekti

Belgeselci Sébastien Lifshitz imzası taşıyan kısa metraj tanıtım filminde, pandemi nedeni ile yaşamakta olduğumuz olumsuz atmosfere rağmen, Hermès kadınının melankoliyi rafa kaldırarak pozitif enerji vermekte kararlı olduğu mesajı verildi.

"Triptik" olarak adlandırılan tanıtım filminde, topuk seslerine karışan çello nağmeleri eşliğinde sunulan deri ağırlıklı koleksiyonun, markanın kimlik kodlarına yaraşır nitelikte olduğu gözlendi. Süvari giysilerinden esinlenen işlemeli manto ve kaşmir trikolar kadar çizme, çanta gibi markanın kalite anlayışı ile özdeşleşmiş aksesuarları, bir kez daha moda severleri heyecanlandırdı.

Paris, New York ve Şangay'da ayrı kurgularla düzenlenen kareografik gösteriler, prestijli markaların ne denli yaratıcı olabileceklerini bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Moda severlerin gönlünde ayrı bir yeri olan Hermès, kalite, lüks ve klasizm kelimelerini anahtar kelimeler olarak kabul etmesi ve hiçbir şekilde taviz vermemesi ile tanınıyor.

At binme sevdalısı Thierry Hermès'in, 1837 yılında Paris'e gelerek ufak bir saraç dükkânı açması ile başlayan ilginç serüven, markanın lüks dünyasının eli bükülmez hanedanlarından birine dönüşmesi ile günümüze kadar geliyor.

Thierry Hermès, kültür ve gelenekselliğe olan hassasiyeti çerçevesinde rotasını belirleyerek lüks dünyasına adım attı. Filozofisini, yaratıcılık ve geleneklerin sürdürülebilirliği üzerine kurarak markasının temellerini atan genç Hermès, kısa sürede aristokrasinin merceğine takılıp ünlenmeye başladı. 

Rus Çarı II. Nikolas, babasının ölümünden sonra markanın başına geçen Emile-Nicolas'yı St. Petersburg'a davet ederek, sarayın ve üst düzey rütbeli askerlerin atlarına özel aksesuarlar tasarlatarak markanın Fransa dışında da ünlenmesine yol açtı.

Geçtiğimiz yüzyıl başlarında Hermès, tüm dünyada kralların, devlet başkanlarının ve zengin zümrenin vazgeçilmez tutkusu haline gelerek prestijli bir markaya dönüşmeye başladı.

Yıllar içinde ürün yelpazesine eklenen bavul, çanta gibi aksesuarlar ve objeler, markanın ilkeleri doğrultusunda tasarlanıp, üretilerek satışa sunuldu. Elysées Sarayı'nın bulunduğu Fb Saint Honoré caddesindeki Hermès binası, saraç, eyer gibi atçılıkla ilgili antika eserlerle dekore edilerek rmüze görünümü verildi.

Hermès markasının en büyük başarılarından birisi de, sipariş verip en az 3-4 yıl beklemek zorunda kaldığınız ikonik "Kelly Bag" çanta modeli şüphesiz.

Çanta, ilk kez 1892 yılında, süvariler için tasarlanıp satışa sunulmuştu. Tamamen el işçiliği ile üretilen modelin büyük ilgi görmesi üzerine, 1935 yılında daha küçük bir hacımda tasarlanarak kadın müşteri kitlesine göz kırpılmış oldu.

Ancak çanta modeli asıl ününe 1958 yılında kavuşuştu. Monaco Prensesi Grace Kelly, uçaktan inerken kendisini karşılayan gazeteci ordusuna hamileliğini gizlemek için çantasını karnına tutarak poz verince olanlar oldu.

Prensesin resmi dünya basınında yayınlanınca, Hermès çantaya olan olağanüstü izdiham sonucunda çantaya "Kelly Bag" ismi verildi.

Markanın bir diğer ikonik ürünü ise "Carée d'Hermès" olarak bilinen eşarpları. Dünyada her yarım saatte bir adet satılan eşarplar 1936 yılından beri gündemde.

Bir işbirliği çerçevesinde, Hermès'in Lyon kentinde bulunan baskı atölyelerini ziyaret etme şansım olmuş ve laboratuvar niteliğindeki fabrikada geleneksel tahta kalıpların hala kullanılarak teknolojiye meydan okuduğunu görmüştüm.

Hermès ailesinin "Kaliteli mal ucuz olmaz" felsefesine saygı duymak gerekiyor. Her bir ürün büyük bir titizlikle usta eller tarafından üretilerek satışa hazır hale getiriliyor.

Bütün bu detaylar düşünüldüğünde, etiketlerdeki astronomik rakamlara saygı duymak gerekiyor.

Mutlu pazarlar.

Yazarın Diğer Yazıları

İki harften doğan dev markalar

Dünyayı etkisi altına alan pandemi nedeniyle zirveyi gören lüks markaları arasındaki rekabet, moda dünyasındaki tüm dengeleri değiştirdi. Ünlü markalar, dünyadaki kısıtlı sayılabilecek sayıdaki zengin tüketici kitlesini cezbetmek için devamlı yenilik peşinde. Markaların en kıymetli hazinesi olan amblemler ise, "temcit pilavı" misali her sezon yeniden yorumlanarak sunuluyor

Moda dünyasında son çılgınlıklar

Rapçı Lil Nas X'in şeytani basket pabuç modeli, Gucci'nin satışa sunduğu sanal sneakerslar, Stella McCartney'in mantar lifinden tasarladığı ürünler ve binlerce dolara satışa çıkan mücevher maskeler. Moda dünyasının ünlü tasarımcıları, pandemi sürecinde tüketiciyi cezbetmek için akıllara durgunluk veren üretkenlikleri ile gündemden düşmüyorlar

'Herkes için tek beden' konseptinin Z kuşağında yol açtığı sorunlar

Z kuşağı ergen kitlenin bazı markaların ürünlerini satın alabilmek için ölümcül rejim yapmaya başlamaları polemik yarattı. Çin'de sosyal medya fenomenlerinin yeni takıntısı olarak ortaya çıkan "çocuk mağazalarından giysi alma" modası endişe verici boyutlara erişmiş durumda. Japon markası Uniqlo, mağaza kabinlerinde çocuk elbiseleri giyip poz vererek sosyal medyada yayınlayan genç kızlara yasak getirmek zorunda kaldı