02 Temmuz 2020

Spor sahalarında şiddetle böyle mi mücadele edeceksiniz?

Şiddetle gerçekten mücadele etmek istiyorsanız, kişilere göre kararlar vermekten ve yaşananları geçiştirecek işleri devreye sokmaktan vazgeçin!

Alanyaspor ile Trabzonspor arasında oynanan karşılaşmanın bitiminde önce protokol tribününde ardından saha içerisinde yaşanan olaylarla ilgili olarak bir türlü verilemeyen cezalar nihayet açıklandı! Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trabzonspor kulübü başkanı Ahmet Ağaoğlu’na 15 gün hak mahrumiyeti ve 55 bin 500 lira para cezası verdi. Alanyaspor kulübü başkanı Hasan Çavuşoğlu’na ise sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle 7 gün hak mahrumiyeti ve 8 bin 500 lira para cezası verildi. Ayrıca her iki takımın idarecilerinden bazılarına da benzer şekilde hak mahrumiyeti ve para cezası verildiği yapılan açıklamada görülmektedir.

Verilmeyen cezaların spor sahalarında yaşanacak olan şiddete ilişkin ne gibi etkilerde bulunacağını önümüzdeki süreç hepimize gösterecektir. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu kendi kendisiyle çelişen yaklaşımları dolayısıyla gerek futbolseverlerin gerekse de kulüplerin nezdinde inandırıcılığını her geçen gün biraz daha fazla yitirmektedir. Kurumlarda devamlılık söz konusudur ve bir önceki futbol federasyonu başkanı sayın Yıldırım Demirören’in 10 Şubat 2015 tarihinde yaptığı "Savcıları göreve çağırıyorum" açıklaması dikkatle incelendiğinde ortaya çıkan durum şu anda yaşananların tam tersi bir anlayışı göstermektedir.

Başkan Yıldırım Demirören, Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Fenerbahçe-Trabzonspor maçının hakemi Bülent Yıldırım'ı aramasıyla ilgili bir soruya ise, "Burada bizlerin verdiği cezalar yeterli değil. Savcılarımızın da devreye girmesi lazım. Futbolun içinde yapacağınız her şey 6222'ye girer" ifadelerini kullanmıştı. Federasyonun eski başkanı geçtiğimiz yıl 7 Ocak tarihinde hakemlere yönelik olarak düzenlenen etkinlikteki konuşmasında ise şu cümleleri kuruyordu: "Sayın bakanımızdan bir ricam var. Biz federasyon olarak, hakemler olarak kişileri savcılığa veremeyiz. Ama bizim her aldığımız disiplin kararı Adalet Bakanlığı tarafından takip ediliyor…" Profesyonel disiplin kurulu tarafından verilen kararların bakanlık tarafından takip edilmesi ifadesine dikkatinizi çekiyorum.

6222 sayılı kanunda geçtiğimiz yıl yapılan değişiklikle 16'ncı maddede yasak alanlara girme eylemi şu şekilde yeniden düzenlenmiştir: "MADDE 16 – (1) Müsabaka için seyircilerin kabulüne başlanmasından itibaren müsabaka sonrası tamamen tahliyesine kadarki zaman zarfında yetkisiz olarak müsabaka alanına, soyunma odalarına, odaların koridorlarına, sporcu çıkış tünellerine giren kişi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para(1) cezası ile cezalandırılır. (3)

(2) Fiilin müsabakanın seyrini veya güvenliğini bozması halinde, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur(3)"

Maddenin içerisinde değiştirilen hükümlere ait açıklamalarda şu şekilde verilmektedir: (1) 10/12/2011 tarihli ve 6259 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para" ibaresi "yirmi günden az olmamak üzere adli para" ve ikinci fıkrasında geçen "bir yıldan üç yıla kadar" ibaresi "üç aydan bir yıla kadar" şeklinde değiştirilmiştir. (3) 4/7/2019 tarihli ve 7182 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle birinci fıkrada yer alan "yirmi günden az olmamak üzere" ibaresi "üç aydan bir yıla kadar hapis veya" şeklinde ve ikinci fıkrada yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" şeklinde değiştirilmiştir".

6222 sayılı kanunun en başından bu yana taraftarları kontrol altına alınma amacıyla çıkartıldığını belirten yazılar yazdım. Eğer geçtiğimiz pazartesi gecesi sahaya atlayan kişi Trabzonspor kulübü başkanı değil de maç seyircili oynanıyor olsa ve bir Trabzonspor taraftarı atlasaydı alacağı ceza en hafifinden bir yıl spor sahalarından men cezası şeklinde olacaktı. Ayrıca bu ceza hemen işleme sokulacak ve cezayı alan taraftarımız her hafta sonu evine en yakın karakola giderek imza vermek zorunda kalacaktı. Oysa TFF söz konusu yasayı spordan para kazananlar örneğin hakemler, futbolcular, teknik direktörler olarak ele almakta ve bu kişilere hapis cezası ile seyirden men cezasının uygulanamayacağını belirtmektedir. Bu açıklama bile garip olmakla birlikte diyelim ki söz konusu kişiler için bu madde işletilmemeli oysa yöneticiler, başkanlar futboldan para kazanan insanlar değiller. O halde kendilerine bu maddenin işletilmemesi gibi bir durum söz konusu olmamalı veya bazılarına işletilip bazılarına işletilmemesi gibi bir ayrıcalık sağlanmamalı. Yazıyı yazdığım sırada sosyal medya üzerinden sık sık daha önce Adana Demirspor başkanının hakemle olan adaletli olun ifadeleri sonrasında verilen 420 günlük hak mahrumiyeti cezası dile getiriliyordu.

Bir önceki federasyon başkanının savcıları göreve çağırdığı açıklaması uyarınca PFDK tarafından verilen ceza aslında bir olayın saha içerisinde gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Bundan sonra ise olması gereken olayın geçtiği Antalya kentinde olaya karışanlar hakkında dava açılması ve kanun hükümleri uyarınca gereğinin yerine getirilmesidir. Ama bu durumun gerçekleşme ihtimalinin düşük olması, verilen cezadan çok adeta ödül mekanizmasının işlemesinden de anlaşıldığı gibi pek mümkün gözükmüyor. Öte yandan TFF vermiş olduğu kararlarla her geçen gün hem marka değerine yönelik hassasiyeti hem de kamuoyunu ikna kabiliyetini yitiriyor. Çünkü sadece konuştuğu için ceza alan Ali Koç, Mustafa Cengiz örnekleri ile protokol tribünlerinde yaşanan gelişmeler, saha içerisine dalan Ahmet Ağaoğlu eylemi farklı bir potanın içerisine sokulduğu ortaya çıkıyor. Federasyon başkanını eleştirmek, tribünden sahaya inmekten çok daha ağır bir eylem biçimi olarak değerlendiriliyor. Böylesi yaklaşımların taraftarların bakış açısından son derece garip bir başkan koruma güdüsü oluşturduğu gerçeğini es geçmemeliyiz.

Son bir notu da her zaman olduğu gibi olan biteni başından beri görmezden gelen futbol medyasına ayırmakta fayda var. Bazı gazetelerin spor sayfalarında cezanın nasıl duyurulduğuna bakalım:

* PFDK’DAN 15 GÜN CEZA: PFDK, Ahmet Ağaoğlu’na 15 gün hak mahrumiyeti ve 55 bin 500 lira para cezası verdi. (Fotomaç)

* ÇAVUŞOĞLU’NA 7 GÜN, AĞAOĞLU’NA 15 GÜN: PFDK, Alanyaspor-Trabzonspor maçının ardından yaşanan olayların faturasını çıkardı. TS başkanı Ahmet Ağaoğlu’na ‘Alkollüydü’ diyerek iftira atan Alanyaspor başkanı Hasan Çavuşoğlu’na 7 gün, Trabzonsporlu yöneticilere küfreden Alanya kulübü genel müdürü Muhammet Ak’a 14 gün, Kendisine küfredildiği için tepki gösteren ve sahaya inen Ağaoğlu’na ise 15 gün hak mahrumiyeti verildi. (Sabah)

* PROFESYONEL FUTBOL DİSİPLİN KURULU GERGİN MAÇIN FATURASINI AÇIKLADI; AĞAOĞLU’NA 15 GÜN, ÇAVUŞOĞLU’NA 7 GÜN (Hürriyet)

PFDK’DAN BAŞKANLARA CEZA: PFDK Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’na akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı 15 gün hak mahrumiyeti ve 55 bin 500 lira para cezası verdi. Aytemiz Alanyaspor başkanı Hasan Çavuşoğlu ise sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle 7 gün hak mahrumiyeti ve 8 bin 500 lira ile cezalandırıldı. (Milliyet)

AHMET AĞAOĞLU'NA 15, ÇAVUŞOĞLU'NA 7 GÜN CEZA: Futbol kamuoyu ise PFDK tarafından verilen cezaları yetersiz buldu. Spor çevreleri, TFF başkanını, hakem hatalarını eleştiren açıklama yapan kulüp başkanları ve teknik adamlara daha fazla ceza kesildiğini ifade etti. (Cumhuriyet)

15 GÜN CEZA (Posta)

Futbol sahalarında yaşanan şiddetin tek sorumlusunun taraftarlar olmadığı gerçeğini herhalde taraftarlar dışında hiç kimse kabul etmiyor. Bununla beraber şiddetin en önemli etmenlerinden bir diğerinin eyyamcılık olduğu gerçeğini de orta yere bırakıyorum. Eyyamcılık şiddeti besler ve eyyamcılığın olduğu yerde adalet, hakkaniyet gibi kavramlar rafa kaldırılır. Şiddetle gerçekten mücadele etmek istiyorsanız, kişilere göre kararlar vermekten ve yaşananları geçiştirecek işleri devreye sokmaktan vazgeçin! Bir taraftar sahaya atladığında ne ceza alacak ve ne gibi işlemlere tabi tutulacaksa, bir kulüp başkanının da her ne bahaneyle olursa olsun kendisine akredite olmayan bir yere girmesi sonrasında alması gereken ceza aynı olmak zorundadır. Aksini iddia ettiğiniz her durumda şiddeti beslemeye ve toplumsal adalet duygusunu incitmeye devam edersiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Nepotizm, üniversiteleri skandallarla sarsmayı sürdürüyor

Yaşanan çöküntü sadece üniversite yapısı ile sınırlı kalmıyor, vasatlaşma dediğimiz durumu tüm kurum ve kuruluşlar üzerinden yeniden tartışmalıyız

Eleştirilere daha çok ceza veriliyorken cinsiyet ayrımcılığını ne yapacağız?

Kadınların oynadığı futbolu, basketbolu izlemeyebilirsiniz fakat bunu elinizde kamusal bir yayın esnasında tuttuğunuz gücün arkasına saklanmak suretiyle dile getirdiğinizde işler görüldüğü kadar basit bir durum arz etmeyecektir

Sorun açığı kapalısı değil, üniversite sistemimizin kendisi

Açığı, örgünü veyahut uzaktan online yapılması var olan sorunları ortadan kaldırmıyor, her bir farklılık var olan durumu biraz daha içinden çıkılmaz bir hale doğru sürüklemeye yol açıyor