Gündem

Yeşildağ ailesinden Ali Yeşildağ açıklaması: Cinayet, yağma, gasptan aranan bir suç makinesi; FETÖ ile birlikte Erdoğan'a iftira atıyor

07 Mayıs 2023 10:16

Yeşildağ ailesi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  eski koruması Hasan Yeşildağ'ın kardeşi Ali Yeşildağ'ın 'rüşvet'  iddialarına ilişkin olarak, "hukuka aykırı yalan ve iftira yayını" değerlendirmesini yaptı, hukuki yollara başvurulacağını açıkladı. 

"Yeşildağ Ailesi" adına yapılan yazılı açıklamada, "05-05-2023 tarihinde sosyal medya platformlarında Ali Yeşildağ- 1 ifşaları ismi ile FETÖ firarisi Cevheri Güven tarafından YouTube ve Twitter üzerinden hukuka aykırı yalan ve iftira yayını yapılmıştır. Her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti 14.05.2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerine gitmektedir. Bu süreç içerisinde seçimlere etki etmek için terör örgütleri  tarafından çeşitli açıklama, video paylaşımlarının yapıldığı kamuoyunun malumudur. Bu yapılan yayınların tamamı, sabıkalı ve amiyane tabir ile suç makinesi tabir edilecek kişiler seçilerek yapıldığı bilinmektedir." denildi. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Ali Yeşildağ, Yeşildağ ailesinin bir ferdi olmakla beraber ailemiz ile hiçbir organik bağı yoktur ve kendisi halen Bursa, Ankara ve İstanbul mahkemelerinden silahla yağma, yağma, kasten adam öldürme, tasarlayarak adam öldürme, iftira ve buna benzer ağır suçlardan almış olduğu cezalar nedeniyle aranmakta olup şu ana kadar yakalanamadığı bilinmektedir. 1987 yılında Bursa üçüncü ağır ceza mahkemesince kasten adam öldürme suçundan 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Ali Yeşildağ'a, 2015 yılında Ankara 12. Ağır ceza mahkemesince tasarlayarak adam öldürme suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Ali Yeşildağ, dört ayrı silahlı gasp ve yağma suçundan ise, toplam 27 yıl 8 ay hapis cezası almış bir hükümlüdür. Kendisi hayatının 17 yılını cezaevlerinde geçirmiş, geri kalan cezalarını çekmemek için FETÖ terör örgütünden  yardım alarak kaçmakta olup diyetini bu video ile ödemeye çalışmaktadır.

Kendisinin yukarıda anlatıldığı üzere, ailemizin şerefine ve haysiyetine halel getirici yaşam tarzı nedeniyle ilişki irtibatının kesilmesi ile beraber senelerdir ailemizin bir kısım fertlerine karşı duymuş olduğu kin ve öfke, kendisini terör örgütlerinin maşası haline getirmiştir.

FETÖ terör örgütü üyesi olup halen yurtdışında kaçak olarak yaşayan Cevheri Güven isimli terör örgütü mensubunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Sayın Cumhurbaşkanımız  ile ilgili sosyal medyada yapmış olduğu iftira yayınları da kamuoyunun malumudur. Ali Yeşildağ'ın bu örgüt mensubu ile aynı şekilde aynı hareket tarzı ile tamamen yalan ve iftiradan ibaret videoları kamuoyunda algı yaratmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yayınlanan bu videonun yine FETÖ terör örgütü  iltisaklı olduğu bilinen Erk Acarer ve diğer birçok FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ iltisaklı hesaplardan peş peşe aynı anda yayınlanması da bunun açık bir göstergesidir.

Tüm bu bilenen gerçekler ışığında, seçim arifesinde ailemiz ve Sayın Cumhurbaşkanımız ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti Devleti siyasetini ve seçimin dizayn etmeye yönelik FETÖ terör örgütü menşeili yalan ve iftira yayımından dolayı derin üzüntü içerisinde olduğumuzu bildirir, yapılan yayın ve yayınlar hakkında her türlü yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu ve gerekli hukuki mekanizmalara başvuracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."

TIKLAYIN | Akşener’in işaret ettiği 'Ali Yeşildağ' videosuna erişim engeli getirildi

TIKLAYIN |  Akşener Erdoğan'a, eski koruması Hasan Yeşildağ'ın kardeşinin 'rüşvet' iddiasını sordu: İddiasına göre 1 milyar Euro senin cebine girmiş; Cumhurbaşkanı'sın, bize söveceğine bunu soruştur!

Ne olmuştu | Erdoğan’ın korumasının kardeşi Erdoğan’ı suçladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, Millet İttifakı’nın İstanbul mitinginde dile getirdiği rüşvet iddiasını, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ı korumak gerekçesiyle, “karşılıksız çek suçu kurgulayarak” Pınarhisar Cezaevi’ne girerek kendisiyle birlikte hapis yatan Hasan Yeşildağ’ın kardeşi Ali Yeşildağ öne sürdü.

Hakkındaki ‘FETÖ soruşturması’ nedeniyle yurtdışına kaçan Cevheri Güven’in Youtube kanalında konuşan Ali Yeşildağ, Antalya Havalimanı işletmesi ihalesi için özetle, "Çelebi grubu 4 milyar dolar teklif edecekti 5 milyar dolara kadar çıkacaktı. Bana da aracılık için 30 milyon dolar teklif ettiler, az para değil kabul ettim. Ancak Mücahit Aslan'ın yönlendirdiği süreçte Çelebi grubu 'eksik evrak' iddiasıyla ihale dışı bırakıldı. İhale İbrahim Çeçen ve yabancı ortağına (ihaleyi TAV grubu kazanmıştı/T24)  3 milyar dolara verildi. Tayyip Abi 1 milyarı indirdi" iddiasını öne sürdü. İddianın, Erdoğan’ın en yakınındaki isimler arasında yer alan, bünyesinde Akşam, Güneş, Star gazeteleri ile 24 TV ve 360 TV kanallarını da bulunduran Türk Medya grubunun sahibi Hasan Yeşildağ’ın kardeşi Ali Yeşildağ’dan gelmesi tartışma yarattı.

2007’deki tartışma

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in de bazı mesajlarında ismine sıkça yer verdiği Ali Yeşildağ tarafından gündeme getirilen Antalya Havalimanı ihalesi, 2007’de de tartışma konusu oldu.

Havalimanını 17 yıl 3 ay 17 gün işletecek firmayı belirlemek için yapılan ihalenin ardından İhale Komisyonu Başkanı Funda Ocak, "Rekor kırdık" diye değerlendirirken, gözyaşlarını tutamadı.

Alman Fraport ve Türkiye’den IC Holding ile TAV Holding arasında geçen mücadele sonunda Tepe-Akfen Grubu ortaklığı olan TAV Holding’in 3 milyar 57 milyon dolar karşılığında kazandığı ihale, Çelebi Grubu’nun devre dışı kalması nedeniyle tartışıldı. İhaleye katılan üç firmadan Çelebi Hava Servisi’nin, TAV’ın eski ortağı Avusturyalı Flughafen Vien’le birlikte oluşturduğu konsorsiyum teminat mektubu koşulundaki bir eksiklik nedeniyle elendi. Çelebi-Vien ortaklığının 25 milyon Euro tutarındaki geçici teminat mektubu belgesindeki bir eksiklik nedeniyle elendiği belirtildi.

İhalenin ardından Çelebi Grup’tan Canan Çelebioğlu’nun yaptığı “Biz 4 milyar dolar teklif edecektik” açıklaması tartışma yarattı. Grubun avukatları da ihalenin iptali için harekete geçti. O dönem yapılan haberlerde Çelebi Grubu’nun evrakının 5 saat incelendiği, geçici teminat mektubu ve ek belgelerde eksik evrak olduğu gerekçesiyle şartnameye uygunsuzluk gerekçesiyle ihale dışı bırakıldığı aktarıldı.

Dönemin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Mahmut Tekin ise, Çelebi Grubu’nun haksız yere ihale dışı bırakıldıklarına yönelik açıklamalarından sonra bir basın toplantısı düzenleyerek, Antalya Havalimanı ihalesinin 12 Nisan’da noter huzurunda yapıldığını belirtti. İhaleden elenen Çelebi’nin evrakının eksik olduğunu kaydeden Tekin, şunları söyledi: “Şartnameler ihalelerin anayasasıdır. Şartnameye aykırı hareket eden, şartnamede verilmesi gereken evrakları vermeyen firmalar kesinlikle ihale dışı bırakılır. Çelebi’nin geçici teminat mektubu, vergi ilişiksizlik belgesi ve SSK prim borcu belgesi ihale şartnamesine uygun değildi. Bu eksiklikler ihaleden elenme nedenidir. Savcılık idareden "ihaleye hangi firmaların katıldığı, eleme nedenleri" ile ilgili bilgi istedi. Mahkeme sürecinin tamamlanmasından sonra Çelebi hakkında dava açacağız. İdare olarak son derece rahatız. Belgeler son derece açık ve net. Daha önce 7 ihale yaptık. Bu firma 6 tanesine girdi. Bir tanesi hariç diğer 5 ihalede evrakları tamdı. Bu kadar önemli bir ihaleye neden eksik belgelerle katıldılar, bilmiyorum. Yargı süreci sonuçlandıktan sonra bu şirketin bundan sonraki ihalelere girip girmeyeceği netleşir. Noter tarafından evraklar zaten tespit edildi.”

Hasan Yeşildağ, Erdoğan için hapse girmişti

Sedat Peker’in açıklamalarında çeşitli iddialarla suçlanan Hasan Yeşildağ’ın adı;  Erdoğan'a en yakın isimlerden, eski AKP Adıyaman Milletvekili Hüseyin Besli ile Ömer Özbay'ın yazdığı biyografide de önemli aktarımlarla geçiyor. "R. Tayyip Erdoğan / Bir Liderin Doğuşu" başlığıyla yayımlanan biyografide, Erdoğan'a, Siirt’te okuduğu şiir nedeniyle çarptırıldığı 4 aylık hapis cezası için 1999 yılında Pınarhisar Cezaevi’nde nasıl bir koğuş hazırlandığı anlatılıyor. Kitapta bu bölümün bilgileri Hasan Yeşildağ'a dayandırılarak veriliyor. Kitapta “Yeşildağ’ın, şiir cezası kesinleşince cezaevinde suikasta uğrayabileceği endişesiyle ‘uygun bir suç’ işleyip Erdoğan'la cezaevine girmeyi planladığı, yakın bir arkadaşına karşılıksız çek kestiği, böylece açtırdığı davada hâkimi, kendisini, 4 ay hapisle sonuçlanacak karşılıksız çek cezasına çarptırmaya ikna ettiği” paylaşılıyor. Yeşildağ’ın, bu cezayı aldıktan sonra Erdoğan'a giderek "Ben hazırım" dediği belirtilen kitapta, şöyle devam ediliyor: “Hasan Yeşildağ, önceden gidip cezaevini gezer. Yapılacak işlerin bir listesini çıkarır:

Yönetimden gerekli izinleri aldıktan sonra kendilerine tahsis edilen koğuşu bir güzel temizletir. Duvarlara kâğıt kaplatır, zemine, boydan boya halı döşetir. Elektrik ve sıhhi tesisatı yeniler. Sıcak su temini için şofben taktırır. Koğuşun bahçeye ve koridora açılan kapılarını boyatıp yalnızca içeriden açılabilen ilave sürgüler yaptırır. Çatıya manyetik bariyerler, bahçeye elektronik sensörler yerleştirir. Gerekli gördüğü kör noktalara kamera sistemi kurdurur.

Sıra mobilya ve beyaz eşyaya geldiğinde keseye davranmak Erhan Şenol'a düşer:

Derin donduruculu büyük boy bir buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinası, toplantı ve çalışma masaları, deri koltuklar, oturma grupları ve büyük ekran bir televizyonla, kalacakları koğuşu ve cezaevi kütüphanesini, sıkıcılıktan uzak bir yaşam ve çalışma alanına dönüştürürler.

Bu arada mahkûm ve gardiyanlar da unutulmamıştır:

Herkese pantolon, gömlek, ayakkabı ve eşofman takımı alınır.

 Hasan Yeşildağ, ağalığın 'vermekle kaim' olduğunun farkındadır. Son kez İsviçre'ye gittiğinde, işlerini bir arkadaşına, eşini ve çocuklarını Allah'a emanet edip geri dönmüştür. Dışardaki işlerini bitirip, 'Reis'ten (Tayyip Erdoğan, D.A) üç gün önce Pınarhisar Cezaevi'ne teslim olduğunda, mahkûmlar ve gardiyanlar tarafından krallar gibi karşılanır.

Yanında getirdiği hediyeleri dağıtırken, ortalık bayram yerine döner.

Koğuşu ve aldığı güvenlik önlemlerini son kez gözden geçirir:

Her şey yerli yerindedir.

T.C. Pınarhisar Kapalı Ceza ve Tevkif Evi, mahzun ve utangaç bir çocuk gibi başını önüne eğmiş, 'tarihi misafir'ini beklemektedir." (Sayfa 224, 225)