Gündem

Yeni Şafak yazarı Mustafa Armağan'a, "Atatürk'ün hatırasına hakaret"ten 4,5 yıl hapis talebi

RTÜK, TVNet'e 70 bin lira para cezası vermişti

31 Mayıs 2017 14:33

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, "Mustafa Kemal ile Afet İnan birlikte yatıp kalkıyorlardı" iddiasında bulunan Yeni Şafak yazarı Mustafa Armağan hakkında "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret"ten 4,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.

Doğan Haber Ajansı'ndan (DHA) Serpil Kırkeser'in haberine göre, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Derin Tarih Dergisi’nin Mayıs sayısında kaleme aldığı "Latife Hanım konuşursa neler olur?" başlığıyla yayınlanan yazı dizisinde Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret ettiği belirtilen Mustafa Armağan’ın 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapsi istendi. Şüpheli Armağan ifadesinde, yazı dizisinde kitaptan ve gazete röportajından alıntılar yaptığını belirterek, suçlamaları reddettiği de iddianamede yer aldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ihbarda bulundu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ertuğrul Sarıyar tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Mustafa Armağan’ın Derin Tarih dergisinin yayın yönetmeni olduğu belirtildi. Derginin Mayıs 2017 tarihli 62. Sayısının dergi kapağı olarak Latife Hanım’ın 91 yıldır gizlenen mektubu", "Kemal Paşa Çakma Napolyondur" başlıkları ile Latife Hanım’ın fotoğrafının basıldığı anlatılan iddianamede, derginin 38-53 sayfa aralığında şüpheli Armağan tarafından hazırlandığı anlaşılan "Latife Hanım konuşursa neler olur?" başlığı altında bir yazı dizisi kaleme aldığı kaydedildi. İddianamede yazı içerisinde Atatürk’e hakaret içeren ibarelerin bulunduğu gerekçesiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na dergi örneği de gönderilerek adli yönden yasal işlemlerin yapılması talep edildiği ifade edildi. Derginin incelendiği ve soruşturma başlatıldığı anlatılan iddianamede söz konusu derginin Mayıs sayısı hakkında da savcılığın talebi üzerine hakimlik tarafından toplatılmasına, basım yayın ve dağıtımın durdurulmasına ve el konulmasına karar verildiği hatırlatıldı.

Yargıtay kararı örnek gösterildi

İddianamede, Şüphelinin yazısına dayanak yaptığı Latife Hanım’ın Atatürk’e yazdığı iddia olunan mektupların aslının Türk Tarih Kurumu’nun elinde olduğu ve henüz içeriğinin kamuoyu ile paylaşılmadığı bilinmektedir. Şüpheli alınan ifadesinde mektubun aslı ya da fotokopisinin elinde olmadığını, mektup içeriğinin Rıfat N. Bali tarafından yazılmış ’New Documents On Atatürk The Eyes Of American Diplomats’ ÿisimli kitapta yayınlandığını 21 Şubat 1926 tarihinde basılan ’Boston Sunday Advertiser’ isimli gazetede Latife Hanım ile yapılan bir röportajı esas aldığını savunmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 24 Mayıs 2006 tarihli kararında ’Ceza Hukukunda hukuka uygunluk nedenleri arasında sayılan haber verme hakkından yararlanabilmek için haberin gerçek olması, haberin bilinmesinde kamu yararı bulunması ve haberde küçültücü değer yargılarının bulunmaması gerekir. Gazetecinin bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanabilmesi için haberi vermeden önce olayın doğru olup olmadığını araştırması gerekmektedir’ ifadelerine yer verilmişti" denildi.

"Suç kastı ile haberin yapıldığı anlaşılmıştır"

İddianamede, "Şüphelinin 1926 yılında yayınlanmış yabancı bir gazeteyi ve bir yazarın kitabını referans göstererek tarihi belgeye dayanmayan ÿadeta dedikodu şeklindeki bilgileri okurlarını ve kamuoyunun dikkatini habere çekmek amacıyla büyük puntolarla verdiği Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu, ömrü savaş meydanlarında geçmiş, tüm dünyanın tartışmasız kabul ettiği büyük bir asker ve devlet adamı olan Mustafa Kemal Atatürk hakkında itibarsızlaştırmaya yönelik suç kastı ile haberin yapıldığı anlaşılmıştır" ifadelerine yer verildi.

4,5 yıla kadar hapsi talep edildi

İddianamede şüpheli Mustafa Armağan’ın "Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapsi talep edildi. İddianame kabul edilirse şüpheli Armağan önümüzdeki günlerde Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

Ne olmuştu?

Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım ve manevi kızı Afet İnan'a yönelik olarak kullanılan "hakaret" içerikli ifadelere tepki çekmişti. 

Albayrak Holding'in sahibi olduğu TVNet'te yayınlanan "Derin Tarih" adlı programın konuğu Süleyman Yeşilyurt'un "Afet İnan Çankaya'nın nikâhsız first lady'sidir" ifadesi ve Yeni Şafak yazarı Mustafa Armağan'ın "Mustafa Kemal ile Afet İnan birlikte yatıp kalkıyorlardı" iddiasına gösterilen tepkilerin ardından savcılık soruşturma başlatmıtı. Nur cemaatinin "Okuyucular" kolunda hoca olduğu belirtilen Hasan Akar'ın Atatürk ve Zübeyde Hanım için kullandığı küfüre varan ifadeler büyük bir tepki çekmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu lideri ve ilk cumhurbaşkanı Atatürk'e hakaret edildiği gerekçesiyle soruşturma başlattı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), TVNet'e 70 bin lira para cezası verdi.  

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca "Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret etme" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlarından haklarında soruşturma başlatılan Mustafa Armağan ve Yavuz Bahadıroğlu "şüpheli" sıfatıyla ifade vermişti.

Mustafa Armağan'ın ifadesinde, programa katılan Süleyman Yeşilyurt'un üslubunu tasvip etmediğini belirterek, “Bir mektubu konuşmak için Süleyman Yeşilyurt'u çağırdık. Tarih programıydı. Süleyman Yeşilyurt konunun dışına çıktı. Afet İnan'dan bahsetti. Canlı yayındı, müdahale edemedik. Konuşmaları destekleyen ifadeler kullanmadım” demişti.

Yavuz Bahadıroğlu'nun da 45 yıldır yazarlık yaptığını, ilk defa savcılığın karşına geldiğini aktararak, "Programın moderatörlüğünü yapıyordum. Süleyman Yeşilyurt'u birkaç kez gördüm daha önce ama kendisini tanımıyorum. Atatürk ile ilgili sözlere katılmam mümkün değil. Canlı yayın olduğu için müdahale edemedim” ifadelerini kullandığı belirtildi.

Bahadıroğlu ve Armağan, savcılığa ifade verdikten sonra adliyeden ayrıldı.

Hakkında başlatılan soruşturmada tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Süleyman Yeşilyurt, 12 Mayıs'ta Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği'nce, TVnet'teki Derin Tarih adlı programında kullandığı ifadeler nedeniyle “Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret” ile “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından tutuklanmıştı.

Aynı suçlardan hakkında farklı bir soruşturma yürütülen ve tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Hasan Akar ise henüz yakalanamadı.