Gündem

Yeni Şafak yazarı Kaplan: Eşcinsellik, insan türünü tehlikeye sokan bir sapkınlık biçimi, daha fazla göstermek zorundayız

03 Ekim 2022 09:31

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, bugünkü yazısında LGBT+’ları hedef aldı. Eşcinselliğin hastalık olduğunu savunan Kaplan “Eşcinsellik bir sapmadır, fıtrata müdahaledir, insan türünü tehlikeye sokan bir sapkınlık biçimi”  dedi.

 Yaratılışın veya varlığın otantik hâline bir saldırı olduğunu yazan Kaplan, “Bu saldırı günümüzde, çok büyük bir saldırıya evrildi: İnsan cinsiyetine müdahale devrede.

İnsan, Allah’ın yarattığı, insana bahşettiği cinsiyete meydan okuyarak değiştirmeye kalkışmaya başladı.

Eşcinsellik bir sapmadır. İnsan türünün geleceğini tehlikeye sokacak büyük bir sapma hem de!” diye yazdı.

Eşcinselliğin doğuştan geldiği yönünde kanaatin gerçekliği olmayan sahte bir fikre dayandığını savunan Kaplan, özetle yazısına şöyle devam etti:

Çünkü bilim insanları, eşcinselliğin doğuştan olmadığını, bunun bir hastalık olduğunu söylüyorlar ve yaklaşık yarım asır hatta çeyrek asır önce bunun tedavi edilmesi gerektiğini söyleyerek tedavi ediyorlardı.

Ancak son zamanlarda küresel eşcinsellik lobilerinin, çetelerinin faaliyetleri sonucu eşcinselliğin bir hastalık olmadığı, doğuştan geldiği propagandası yapılmış, dünya neredeyse bu propagandayı kabul etmeye zorlanmıştı, hatta kabul etmeye hazırlanıyordu ki, dünyanın en saygın bilim dergilerinden Nature dergisi, bu konudaki bildiğimiz bütün ezberleri yerle bir eden bir araştırma yayınladı. “No gay gene” / “eşcinsellik geni yok” başlığıyla yayınlanan makalede, bilim insanlarının kılı kırk yaran araştırmaları sonuncunda “eşcinsellik geni’nin olmadığının ispatlandığı gözler önüne serildi.

Meseleyi fazla uzatmaya gerek yok: Eşcinsellik bir sapmadır, fıtrata müdahaledir, insan türünü tehlikeye sokan bir sapkınlık biçimidir.

Böyle bir şeye göz yumulamaz. Rusya, Polonya, Çin, Sırbistan devlet yönetimlerinin ve başkanlarının ve halklarının eşcinsellik sapkınlığına ve dayatmasına gösterdikleri tepkiyi biz daha fazla göstermek zorundayız.

Kimsenin özel hayatına karışamayız. Ama aileyi, insan türünü yok edecek bir sapkınlık biçiminin dayatılmasına da sessiz kalamayız."

Yazının tamamını okumak için tıklayın