Yaşam

YARIMAĞAN: YGS'NİN İPTALİNİ GEREKTİRECEK BULGU YOK ANKARA (A.A)

07 Eylül 2010 19:40

-YARIMAĞAN: YGS'NİN İPTALİNİ GEREKTİRECEK BULGU YOK  ANKARA (A.A) - 07.09.2010 - Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, şu anda 11 Nisan 2010 tarihinde yapılan üniversiteye giriş sınavlarının ilk basamağı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS) iptal edilmesini gerektirecek hiçbir bulguya rastlanmadığını bildirdi. Yarımağan, son günlerde YGS'de kopya çekildiği ve sınavın iptal edileceği yönündeki iddialarla ilgili olarak AA'nın sorularını yanıtladı. ÖSYM'nin 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde lisans mezunlarına yönelik yapılan KPSS ile ilgili soruşturmayla ilgili hem YÖK Denetleme Kurulunun, hem Devlet Denetleme Kurulunun hem de Cumhuriyet Savcılığının soruşturma yürüttüğünü anımsatan Yarımağan, bu konudaki soruşturmalar tamamlanıncaya kadar konuşmak istemediğini dile getirdi. Son günlerde KPSS ile ilgili iddialara ek olarak YGS ile ilgili de birtakım iddialar ortaya atıldığına işaret eden Yarımağan, şunları söyledi: ''Bizim yaptığımız her sınavda, sınavdan önce veya sonra il emniyet müdürlüklerinin veya Emniyet Genel Müdürlüğünün yaptığı birtakım çalışmalar olabiliyor. Birtakım ihbarlarla ilgili takipler yapıyorlar. Bunlarla ilgili olarak bize bazen yazı yazıyorlar, bilgi istiyorlar veya bir sonuç elde ederse onları bize bildiriyorlar. Biz de bilgi istenirse bilgi veriyoruz. Örneğin adayların nerede sınava gireceğini, adreslerini, bizde olan bilgilerini veriyoruz. Bir sonuç varsa, bir bulguya dayalı bir görüşü varsa emniyetin, ona dayalı olarak sınavları iptal ediyoruz veya kurumlara yazı yazıyoruz. Yani gerekeni yapıyoruz.'' Yarımağan, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü'nün YGS'de kopya çekileceğine ilişkin 4 ay önce ÖSYM'ye yazı yazıldığı ancak ÖSYM'nin yanıt vermediği iddialarına şu cevabı verdi: ''YGS ile ilgili olarak üç emniyet müdürlüğünün, Adana, Ankara ve Eskişehir emniyet müdürlüklerinin bu doğrultuda yazıları olmuş. Bunlarla ilgili olarak da biz bilgi istendiğinde istenilen bilgileri vermişiz. Ankara'da çok var. Çok yazışmalar olmuş, vermişiz. Fakat bunlarla ilgili hiç sonuçlanan bir durum da yok. Bize bu üç emniyet müdürlüğünden de soruşturmanın sonuçlanıp bir sonuca ulaşıldığına ilişkin bir yazı gelmemiş, dolayısıyla o doğrultuda bir işlem yapmamışız. Bu yazılar genellikle sınav sırasında yapılan veya yapılması planlanan suçlarla ilgili. Ya yerine adam sokma ya da sınav sürerken sınavdan çıkan adayların veya sınav sürerken dışarıya sızdırılan soruların bir şekilde çıkarılarak belirli kişilere cevapların SMS yoluyla aktarılması şeklinde bunlar. Bunlar da zaten sınırlı sayıda kişilerle ilgili oluyor ve biz inceleyip gerekirse bu adayların sınavlarını iptal ediyoruz.'' Eskişehir Emniyet Müdürlüğünden gelen yazıya ilişkin bilgi de veren Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eskişehir ile ilgili olarak da Eskişehir Emniyet Müdürlüğünden bize bir yazı gelmiş. Bu yazı 4 ay önce gelmemiş bir kere, 7 Haziranda yazılmış, bize 11 Haziranda gelmiş. Burada şüpheli 28 kişinin adı geçiyor. Bu kişilerle ilgili birtakım kuşkular, ihbarlar veya gözlemler olduğu dile getiriliyor. Biz bu kişilerle ilgili bir inceleme yapmışız. Bu kişilerden 18'inin sınava girmediğini, sınava girenlerde de sözü edilen bulgulara rastlanmadığını görmüşüz. Sözü edilen, bulgu dediğimiz, işte '34 tane matematik sorusunun SMS ile gönderildiği ve bunların 30 tanesinin doğru olduğu'' yönündeki iddialar. Bu adaylardan sınava girenlerden de aynı sorularda 30 tane doğru matematik cevabı bulunduğunu görmedik, böyle bir bulguya rastlamadık.'' Yarımağan, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü'ne bu araştırmanın sonucu hakkında neden bilgi verilmediği sorusu üzerine, şunları kaydetti: ''Eskişehir Emniyet Müdürlüğünden bize gelen yazının içinde 28 kişinin birbirleriyle ilişkilerini bir şemayla göstermişler, 28 kişinin adı geçiyor ama zaten bunlardan sadece 10'u sınava girmiş. Sınava girenlerde de matematik sınavında bu 34 soruda kopya çekildiğine ilişkin bizim buradaki kayıtlardan bir bulgumuz olmamış. Ondan sonraki gelişmeler konusunda bizim bilgimiz yok. 108 kişiye soruların yanıtlarının SMS yoluyla ulaştığına ilişkin bilgimiz yok. Bize bu konuda bir sonuç gelirse, yani mahkeme kararı veya Emniyet Müdürlüğünün bulguları gelirse, tabii ki gereğini yerine getiririz.'' ''108 kişiye ilişkin haberleri ihbar kabul etmiyor musunuz?'' sorusuna Yarımağan, ''108 kişinin kim olduğunu bilmiyoruz ki'' yanıtını verdi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Yarımağan, ''Eğer söz konusu kişilerin kopya çektiği kesinleşirse sınavın iptalinin gündeme gelip gelmeyeceğine'' ilişkin şunları söyledi: ''Bize Eskişehir Emniyet Müdürlüğünden 11 Haziran'da elimize ulaşan, 7 Haziran tarihli bir yazı var. O yazıda da 28 kişinin adı geçiyor. Onların da 18'i sınava girmemiş, sınava girenlerde de iddia edilen matematik sınavında kopya çekildiğine ilişkin bulguya rastlamamışız. Bu soruşturma kapsamında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ile görüşmelerimiz sürmektedir. Şimdi buradan bütün sınavın iptal edilmesiyle ilgili bir genelleme yapılıyor, çok ilginç. Sınavın iptal edilmesini gerektiren bir durum şu anda yok. Birtakım insanlar ortalığın karışmasından bir yarar mı umuyorlar nedir, bu yönde birtakım faaliyetler var. Tabii ben kesin konuşmayı da sevmiyorum ama şu anda sınavın iptal edilmesiyle ilgili uzaktan yakından hiçbir bulgu yok.'' Eğer iddiaya konu olan kişilerin kopya çektiği tespit edilirse bu kişilerin sınavlarının iptal edileceğini vurgulayan Yarımağan, ''Eğer bize bir mahkeme kararı veya Emniyet'in bir raporu gelirse, 'bu kişilerin cep telefonlarına soruların yanıtlarının gönderildiği tespit edilmiştir' diye, kuşku değil eğer 'tespit edilmiştir' diye rapor gelirse biz bu kişilerin sınavını iptal ederiz'' dedi. Ünal Yarımağan, kendilerine gelen yazının sınav esnasındaki durumu bildirdiğini vurgulayarak, ''Bize gelen yazıda olayın sınav sürerken yani 11.50-12.00 arasında yani saat 11.30'dan sonra olduğu belirtiliyor. Yani sınavın sonuna doğru olmuş. Bu tip şeyler adaylar sınavdan çıktıktan sonra olabiliyor'' şeklinde konuştu. Sınav güvenliğine ilişkin de bilgi veren Yarımağan, şunları anlattı: ''Aslında sınavda olan bir kişiye sınavdan çıkan bir kişinin SMS ile soruların yanıtlarını ulaştırmaması lazım. Biz bütün binalarda polisin bulunmasını istedik, bulundu. Ve adaylar binalara girerken bütün adayların üzerleri arandı. Hiçbir adayın üzerinde cep telefonunun olmaması lazım sınav sırasında, ama maalesef bazılarında olduğu anlaşılıyor.'' ''Bu noktada sorumluluk kimde?'' sorusu üzerine Yarımağan, şöyle konuştu: ''Cep telefonuyla sınava giren kişi suç işlemiştir. Burada sorumluluk öncelikle adayda. Aday suç işliyor. Ondan sonra binanın girişinde üstünü arama görevi olan polis ve bizim bir de denetçilerimiz var, denetim görevlisi dediğimiz bir kişi var, onun da onlara yardımcı olması gerekiyor. Demek ki onlar da görevlerini biraz eksik yapıyorlar. Bu sınavlarda üst arama işini polis yapıyor. Binaların girişinde, adayların üzerlerinin aranmasına rağmen, bazı adayların cep telefonuyla sınava girdikleri anlaşılıyor. Eğer SMS ile bazı adaylara cevaplar sınav esnasında gitmişse, bu adaylar cep telefonuyla girmişler, demek ki üzerleri yeterince aranmamış.'' ''Sınavın güvenliğini sağlamakla kim sorumlu?'' sorusu üzerine Yarımağan, ''Sınavın güvenliğini sağlamak herkesin görevi, bizim de görevimiz. Biz sınavın sahibiyiz. Buna ek olarak yerel emniyet güçlerinin, eğer üniversitede yapılıyorsa üniversite güvenlik görevlilerinin, okul yöneticilerinin yani sınavda görev alan herkesin sorumluluğu var. Biz YGS'de 270 bin kişiyi görevlendirdik. Bunlar bizim resmen görevlendirdiklerimiz, emniyet güçleri hariç. Güvenlik önlemlerini birlikte alıyoruz'' dedi. Yarımağan, sınavla ilgili suçlar konusunda son yıllarda bir artış gözlemlediğini de vurgulayarak, şunları söyledi: ''Şunu da söylemek durumundayım, son yıllarda toplumda suç eğiliminin ve suç teşebbüslerinin arttığı da anlaşılıyor. Yani sınavda yerine adam sokma veya sınav sırasında bazı kişilere SMS yoluyla kopya gönderme girişimlerinin sayısında son yıllarda artış olduğunu gözlüyoruz. Tabii bunda teknolojik gelişmelerin de etkisi var. Ben 40 yıl öğretim üyeliği yaptım, 40 yıl sınav yaptım üniversitede bilirim ve bütün öğretmenler de bilir. Ben şuna inanıyorum, eğer sınavda görev alan kişiler, görevliler pür dikkat sınav süresince başka hiçbir şeyle ilgilenmeden görevlerini yaparlarsa hiçbir aday cep telefonundan da kopya çekemez, saatinden de kopya çekemez. Ama tabii bu kadar çok kişinin görev aldığı sınavlarda bazı görevliler tabii biraz demek ki dikkatlerini eksik tutuyorlar, gözlemlerini yeterince sıkı yapmıyorlar. Bundan istifade edenler de oluyor. Ama hemen şunu söyleyeyim, bu da sınavın güvenliğini, bütünlüğünü sarsacak boyutlarda değildir. Her sınavda bu tip olaylara rastlıyoruz. Bunların bir kısmını sınav ve salon görevlileri yakalıyor. Örneğin yanındakinden kopya çekme..Üzerinde cep telefonu bulunanların bir kısmını emniyet görevlileri yakalıyor, bir kısmını ihbarlardan buluyoruz. Ama bunlar çok sınırlı sayıda ve sınavın tümünü tehdit edecek boyutlarda değil. Ancak yine de bu sayılarda artış olduğuna da dikkati çekiyorum. Yani 3 ise 5 oluyor, 5 ise 10 oluyor. Tabii artışın bir nedeni de sınava giren aday sayısında müthiş bir artış var. Sınav üstüne sınav yapıyoruz. 1974 yılında 200 bin kişiye sınav yaparken, bu sene 8 milyonun üzerinde kişiye sınav yapıyoruz.''

ETİKETLER

haber