Yaşam

Üstün çocuğa özel eğitim şart

Üstün zekâlı bir çocuk avantaj gibi görünse de bu durum ancak çocuk özel eğitim aldığında bir anlam ifade ediyor.

11 Nisan 2009 03:00

Üstün zekâlı bir çocuk avantaj gibi görünse de bu durum ancak çocuk özel eğitim aldığında bir anlam ifade ediyor. Peki bu çocukların eğitimi konusunda ne durumdayız?

Tayvan'da, üstün zekâlı çocukların eğitim görmeleri için kurulmuş 300'den fazla ilköğretim okulunda 30 bin öğrenci eğitim görüyor. Üstelik Tayvan'da üstün zekâlılar için eğitim veren ilk ilkokul, bundan 24 sene önce kurulmuş.

Türkiye'de ise üstün zekâlılar için eğitim veren ilk ilköğretim okulu yedi sene önce kuruldu ve burada 180 üstün zekâlı öğrenciye eğitim veriliyor. Bu karşılaştırmada ulaşmaya çalıştığım nokta, ülkemizde zekâ seviyesinin düşük olduğunu ima etmeye yönelik değil elbette. Sadece rakamlar, üstün zekâlılara yeterince önem vermediğimizi, özel eğitim koşulları yaratmadığımızı gösteriyor.

Oysa ki ülkemiz için ileride son derece değerli olabilecek bu çocukların kendilerine uygun koşullarda eğitim görmeleri, bu çocukların zamanında keşfedilmeleri son derece önemli.

Üstün zekâlı çocuğu keşfetme ve yönlendirmeye ilişkin detayları; Türkiye'nin ilk ve tek devlete bağlı olarak üstün zekalılara eğitim veren ilköğretim okulunun,kurucusu Prof. Dr. Ümit Davaslıgil Sabah gazetesinden Sonat Bahar'la yaptığı söyleşide üstün zekâlı çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğini anlattı.

‘Olanaklar çok kısıtlı’ 

Davaslıgil,  "Okul öncesi dönemde üstün zekâlı çocuklara hiçbir eğitim hizmeti götürülmüyor. Maalesef bize başvuran öğrencilerin birçoğunun aileleri, çocuklarını bir yuvaya kaydettiklerini ama uyum sağlayamadıkları için almak zorunda kaldıklarını söylüyorlar. İlköğretim düzeyinde de durum pek farklı değil. Milli Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Üniversitesi arasında imzalanan protokol gereğice Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu'nda üstün zekâlıların eğitimine yönelik proje yürütülüyor. Ayrıca Darüşşafaka bu yıl bir atılım yaparak öğrencilerini parlak ve üstün zekâlı çocuklar arasından seçti. Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi (TEVİTÖL) ise lise düzeyinde güzel bir örnek. Aileler İ.Ü. Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi, üniversitelerin özel eğitim bilimlerine, rehberlik servislerine gitsinler."

Süper çocuğun özellikleri

Fiziksel yapı ve genel sağlığı normalin üstündedir. Normal yaşıtlarına göre daha hareketli olabilir.

Normal bebekler bir yaş civarında ilk sözcüklerini söylerken üstün zekâlılar daha erken söyleyebilir. İki yaşından çok daha önce iki sözcüklü cümle kurabilir.

Dikkat süresi daha uzundur. Kendi başına okumayı öğrenir. Sayılara erken yaşta ilgi duyar.

İki işi aynı anda yapabilir. Televizyon izlerken aynı zamanda kitap okumak gibi.

Kendisinden büyük çocuklarla karmaşık oyun oynama eğilimindedir. Karşısındakinin duygu, düşünce ve isteklerini kestirebilme yeteneğine sahiptir. Espri yeteneği gelişmiştir.

Lider olma eğilimindedir. Özgüveni yüksektir. Mükemmeliyetçidir. Hayal gücünün gelişmiş olması sebebiyle, hayali arkadaşları olabilir.

Çevre ve toplum sorunlarına karşı duyarlıdır. Ahlaki duyarlılığı erken gelişir. Keskin adalet duygularına sahiptir. Eşitsizliği, çifte standardı fark eder.

Mükemmeliyetçi ve tembel olabilirler


Aileler çocuklarının merakını gidermeli, sorularını yanıtlamalı. Sorular karşısında zorlandıklarında kitaplardan, internetten, dost ve uzman kişilerden yararlanmalılar.

Anne ve baba iyi birer dinleyici olmalı. Gün boyu birçok bilgi toplayan çocuklar bunları gün sonunda paylaşmak ister. Çocuklarını dinleyerek bu bilgileri düzenlemelerini, düşünceler arasında bağlantı kurmalarını, açık kalan noktaları ortaya koymalarını, çözüme ulaşmalarını sağlarlar.

Mükemmeliyetçi olan bu çocukların bu özellikleriyle baş edebilmeleri için, sevgilerinin başarılarına bağlı olmadığını, her alanda mükemmel olunamayacağını anlatmalılar.

Üstün zekâlı çocuklar kolayca öğrenebildikleri için tembellik eğilimindedir. Bu nedenle aileler, çocuklarına iç disiplin kazandırarak doğru çalışma alışkanlığı edinmelerini sağlamalılar.

Üstün çocuklara üstünlüğün ne anlama geldiğini ve beraberinde ne gibi potansiyel zorluklar getirebileceğini ve bu durumdaki yaşıtlarının da bu tür deneyimler yaşayabileceğini açıklamaları gerekir. Böylece yalnızlık duygusundan arınıp kendilerini tanıma imkânı elde ederler.