Kültür-Sanat

Türbanla ‘head bang’ yapıyorlar

İslami kurallar çerçevesinde yaşamlarını şekillendiren gençlerin Heavy metal tutkusu, bas gitarcı Prof. Le Vine’nin kitap konusu oldu.

29 Kasım 2008 02:00

Kuralsızlığın kuralcıları… Onları anlamak kimileri için çok güç. Kimileri için imkânsız. İslami kurallar çerçevesinde yaşamlarını şekillendiren gençler, kendilerini bugünlerde Heavy metalle ifade ediyor.

California Üniversitesi’nden genç bir profesör, beş yıl boyunca Ortadoğu’daki metal ve rock gruplarını araştırdı. Kendisi de bir bas gitarcı olan Prof. Dr. Mark LeVine, kolayca kaynaştığı Müslüman rock gruplarıyla yaşadıklarını bir kitapta topladı. Kendisiyle Heavy Metal İslam kitabını ve Ortadoğu’daki metal ve rock müzik ortamını konuştuk. Ona göre Ortadoğu halkının bugün yaşadığı problemlerin sesini, en iyi heavy metal veriyor. Ekstrem metal ve radikal dinin çok ortak noktası var. İkisi de öfke, köşeye sıkıştırılmışlık duygusu, umutsuzluk içeriyor.

Heavy Metal İslam’ın yazarı Mark LeVine’a göre, Ortadoğu’da rock ve punk, 1980’lerdeki neo-liberal globalleşmeyle ortaya çıktı. Londra’daki punk, New York’un Güney Bronx bölgesindeki hip hop da ekonomik değişikliklerden etkilenerek doğmuştu. Ortadoğu’da yaşanan bunlardan farksızdı, sadece İngiltere ve ABD’yi geriden takip ediyordu. Fas’taki metal piyasasında çok sözü geçen, Sorbonne’da eğitim görmüş Reda Zine şöyle diyor: "Biz heavy metal müzik yapıyoruz çünkü hayatımız heavy metal."

Türbanlarıyla kafa sallıyorlar

Kitaba göre, Ortadoğu’daki grupların bazıları katıksız metal yapıyor, bazıları metale kendi kültürlerinden öğeler katıyor. Ama neredeyse hiçbiri Arapça şarkı söylemiyor. Metal, Arap müziğine benzememeli diyorlar. Ortadoğulu metalcilerin hepsi çok eğitimli. Ama umutsuz ve öfkeliler. Eğitimli oldukları için de silah yerine müziğe sarılıyorlar. Bir de bu ülkelerde metal müzik yaparak para kazanılmıyor, başka bir meslekleri mutlaka olmak zorunda. O yüzden de okuyorlar.

Mark LeVine, kitabını yazmak için 12’den fazla ülke dolaşıp, 100’den fazla metal grubuyla tanışmış. Vardığı sonuç şu: Ortadoğu’daki metalkafaların neredeyse hepsi çok ama çok dindar. Bir konser için bir araya geldiklerinde bir özgürlük ruhu hakim oluyor ortama. Ama "Biz marjinal, uyuşturucu bağımlısı, kendinden nefret eden bir grup Müslüman değiliz" diyorlar. Dünyanın başka yerlerindeki metal konserlerindeki gibi kontrolden çıkmalar, taşkınlıklar olmuyor. Kalabalığın yarısını türbanlı kızlar oluşturuyor. Türbanlarıyla kafa sallıyor, hem dindarız hem metalciyiz diye bağırıyorlar.

Internetin rolü büyük

Bundan on yıl önce işleyiş şöyleydi: Grupların yurtdışında tanıdıkları olurdu. Anlaştıkları bir hostese verdikleri albümler, yurtdışındaki arkadaşları sayesinde çoğaltılır, hostesle tekrar ülkeye sokulurdu. Belli bazı dükkanlarda el altından satılırdı. Ama şimdi internet var. Myspace adreslerine girip müziklerini indirmek mümkün. Tabii çok açıkça hükümet karşıtlığı yapıyorlarsa eninde sonunda fark ediliyorlar. O yüzden çoğu grup anarşistliklerini çok akıllıca yazdıkları sözlere gizliyor. Para kazanmak gibi bir dertleri olmadığı için istihbarat servislerinin gözüne batmadan hayatta kalmayı başarıyorlar. Grupların sadece yüzde beşinin bir albümü var, geri kalanları sanal ortamda var olabiliyor. İran ve Suudi Arabistan’da metal müzik, resmi olarak yasak. Fakat Pakistan ve Fas’ta metalciler kendilerini saklamak zorunda değil. Fas’ta düzenlenen Boulevard Festivali’ne gençler simsiyah gotik makyajlar yaparak gidiyor. Dubai’de devasa metal festivalleri düzenleniyor.

Ortadoğu’daki en baba gruplar

Ekstrem metal yapan İranlı Arthimod grubu 2003’te vokalist Ali Azhari tarafından kuruldu. Azhari, Tahran’daki sanat akademisi Sooreh’in sinema bölümünü bitirdi. Lübnanlı The Kordz, 1992’de Beyrut Amerikan Üniversitesi öğrencisi Moe Hamzeh tarafından kuruldu. İlk başlarda konser verecek yer bulmakta zorluk çektiler. Gençler arasında Kordz ismi yayılmaya başlayınca Beyrut’un ünlü gece kulubü Keller’de haftada bir çıkmaya başladılar.

En köklü rock gruplarından biri de Pakistanlı Junoon. Kurucusu Salman Ahmed, hem bir müzisyen hem de siyasi aktivist. Ölmeden önce Benazir Butto için çalışıyordu. Şu anda BM’nin Pakistan’da AIDS’le ilgili iyi niyet elçisi. Solo albümler de çıkaran Ahmed’in yaptığı müzik, sufi rock olarak tanımlanıyor. İsrail’in batıda da büyük hayran kitlesi olan rock grubu Orphaned Land, şarkılarında Müslüman ve Yahudi kardeşliğini savunuyor, metal ve oryantal müziği karıştırıyor. Türkiye’de de birçok kez konser veren grup İbrahim Tatlıses ve Bülent Ersoy’a hayran olduklarını açıklamıştı.

Heavy metal İslam’ın yazarı

Mark LeVine, New York Üniversitesi’nde Ortadoğu Çalışmaları bölümünde master ve doktora yaptı. Irak, İsrail, Filistin, Mısır, Lübnan, Suriye, Pakistan ve Fas’ta yaşadı, araştırmalar yürüttü. 2001’den beri California Üniversitesi’nde Ortadoğu uzmanı bir profesör. Rock müzik hevesini Ortadoğulu Müslümanlardan oluşan gruplar için bas gitar çalarak doyuruyor.

ETİKETLER

haber