Dünya

Trump tekrar seçilir mi?

"Sekiz ay sonraki seçimde Trump’ın karşısına çıkacak Demokrat aday hayati önem taşıyor"

10 Şubat 2020 15:57

Hale Boysal

ABD Başkanı Donald Trump tekrar seçilebilir mi? Bu soruyu yabancılar sorabilir. Ancak seçime sekiz ay kala, bunu Amerikalılar da sormaya başladı. Daha bu yılın başına kadar popülaritesi yüzde 25-35 arasında oynarken bu noktaya nasıl gelindi? Son Gallup araştırmasında, popülaritesinin yüzde 49'a çıkması Demokratlarda şaşkınlığa yol açarken kendisi de, başkanlığının en başarılı dönemine girdiğini savunuyor. Acaba bunda muhalefetin de payı olabilir mi?

Donald Trump seçime partinin, Cumhuriyetçilerin adayı olarak giriyor. Oysa Demokratların cephesinde, partili seçmenlerin tüm eyaletlerde oy kullanarak Trump'ın karşısına çıkaracakları adayı belirlemesi gerekiyor. Çok da kolay olmayan bu süreç yaza kadar devam edecek. Bu önseçimlerden ilki geçen hafta Iowa eyaletinde yapıldı ve parti teşkilatı açısından çok büyük bir başarısızlık oldu. Sayım sırasında kullanılan mobil telefon uygulamasında baş gösteren hatalar yüzünden, parti genel merkezi oyların elle yeniden sayılmasına karar verdi. Partinin itibarı büyük darbe yerken, Trump da her zamanki gibi Twitter üzerinden attığı mesajlarla, “Bu Demokratlar üç koyunu güdemez” demekte gecikmedi. Bu ilk ön seçim iki adayı öne çıkarırken önemli dersler de verdi: 

Bunların başında, katılımın düşük olması geliyor. 2016'daki son başkanlık seçiminden bu yana boşalan senatörlük, valilik, belediye meclisi üyelikleriyle Temsilciler Meclisi yenileme seçiminde sandığa gidenlerin sayısında tarihi rekorlar kırılmıştı. Demokratlar bu kez bir zahmet sandığa giderek, Temsilciler Meclisi'ni Cumhuriyetçilerden geri aldı. Aynı seçimde boşalan senatörlüklerde Demokrat adayların seçilmesi büyük umut yarattı. Georgia ve Arizona'da yıllardan sonra ilk kez Demokrat senatörler seçilebildi. Bu iki eyalet on yıllardır Cumhuriyetçilerin kalesi olarak görülürdü. 

Sandığa gitme oranını yükseltmenin daima kendilerine yaradığını Demokratlar iyi bilir. Bill Clinton ve Barack Obama'nın başarısında, yürütülen yoğun seçmen kaydettirme kampanyalarının etkisi biliniyor. Oysa şimdi Iowa önseçimine katılım, bir önceki önseçimi aşamadı. Acaba seçmenin coşkusu, hevesi azaldı, enerjisi düştü mü? Demokratların bunu anlayıp, seçmeni harekete geçirmesi gerekiyor. Iowa ön seçiminin verdiği ikinci sinyal ise Obama'nın yardımcısı Joe Biden'ın açık farkla, ancak dördüncü sıraya düşmesiydi. Belli ki Amerikan seçmeni artık yeni politikalar, yeni yüzler görmek istiyor. 

Trump'ın popülaritesini yüzde 49'a çıkaran sebeplerin başında ekonominin iyi durumda gözükmesi geliyor: İşsizlik düşüyor, ihracat artıp ticaret açığı azalıyor, Dolar ve borsalar yükseliyor, büyüme de yüzde 3'lerde seyrediyor. 

Borsaların yükselmesi, emeklilik kesintileri borsaya yatan halk icin elbette önemli. Ancak borç ve bütçe açığı ayyukta.

Meksika, Kanada ve Çin'le yapılan ticaret anlaşmaları da Trump'ın başarı hanesine yazıldı. Trump, "En çok siyaha ben iş sağladım, işsizlik benin başkanlığım sayesinde bu kadar düştü" dese de, bunun doğru olmadığı derhal rakamlarla ortaya konuyor. Her yaptığı konuşmadan sonra, söyledikleri, ‘acaba doğru mu?’ testinden geçiriliyor. "Daha çok tarım ürünü satıyoruz" diyor, ama tarım bölgelerinde iflasların yüzde 20’ye, kredi kartı borçlarının da rekor düzeye ulaşmasını görmezden geliyor.

‘Acaba Trump yeniden seçilir mi?’ korkusunu yaratan sebeplerin başında seçim sisteminin azizliği var. İki kademeli seçim sistemi halkin iradesini çarpıtıyor. 2016’da Hillary Clinton ülke genelinde Trump’tan 3 milyondan fazla oy aldığı halde seçilemedi. Daha önce aynı şey Al Gore’un başına geldi. Al Gore da bir buçuk milyon fazla oy almasına rağmen başkan olamadı.

Kemikleşmiş Evangelist destek, 2008 krizinden sonra Obama’yla başlayan canlanmanın sonuçlarını kendine yontmak, doğruları çarpıtmak, şimdilik Trump‘a yarıyor gibi gözüküyor.

Sekiz ay sonraki seçimde Trump’ın karşısına çıkacak Demokrat aday hayati önem taşıyor. O adayın tüm partilileri birleştirmesi, tarafsız seçmeni de ikna edecek, sağlam ve inandırıcı olması, seçmeni ateşlemesi, özellikle siyasete uzak duran gençleri oy vermeye ikna etmesi şart.

Boyle bir aday henüz belli değil.