Gündem

"Tosuncuk" lakaplı Mehmet Aydın, cezaevine girdikten sonra ilk kez konuştu: "Yerim KYK’dan, halim emeklilerden iyi"

22 Ocak 2024 21:14

Oluşturduğu "Çiftlik Bank" uygulamasıyla milyonluk vurgun yaparak cezaevine giren "Tosuncuk" lakaplı Mehmet Aydın, cezaevine girdikten sonra ilk kez konuştu. Hiçbir zaman insanları dolandırmak maksadıyla hareket etmediğini söyleyen Aydın, cezaevi şartlarının KYK yurtlarından iyi olduğunu, durumunun ise emeklilere kıyasla çok iyi olduğunu savundu. Aydın, keşkelerinin çok olduğunu, bunlardan birinin de evlenmek olduğunu söyledi.

"Çiftlik Bank" CEO'su Aydın, hapishaneye girdikten sonra ilk kez  konuştu. Aydın, avukatı aracılığıyla bir mektup gönderdi, yeni halinin fotoğrafını paylaştı. Aydın, Odatv'de yer alan röportajda, serbest kalırsa Mars'a gideceğini ya da e-ticaret işi yapacağını söyledi.

Kaynak: OdaTV

Aydın, gönderdiği mektupta, yüzlerce en büyük pişmanlığının evlenmek olduğunu söyledi. Kurduğu saadet zincirinin adı için "Keşke Çiftlik Bank koymasaydım" diyen Aydın, "Bu kadar insanın vebali benim üzerimde değil" ifadelerini kullandı. Mektupta, 2 katlı koğuşta tek başına kaldığını, imkanlarının çok iyi olduğunu belirten Aydın, spor yapıp 30 kilo verdiğini aktardı.

"Yemekler 3 öğün şeklinde KYK yurtlarına kıyasla bin kat iyi"

Aydın, şunları söyledi:

"29 aydır Edirne F Tipi Cezaevindeyim. İki katlı bir odaya bir ev mi demeliyim bilemiyorum. Üst katta yatak ve kıyafetler için dolaplar var. Doğu’ya bakan, iyi güneş alan bir odam var.

Alt kat Amerikan mutfak tarzı, salonda bir TV ve yuvarlak masa, alt katta mutfakta sadece çay, kahve bulunuyor. Yemekler 3 öğün şeklinde KYK yurtlarına kıyasla bin kat iyidir. Kurum tarafından veriliyor. 100 metrekare civarı toplamda açık ve kapalı alan mevcut. Günüm kitap okumak ve ders çalışmakla geçiyor. Tabii akşamları diziler, filmler oluyor. Sabahları spor yapıyorum.

"Biraz nispet yapar gibi oldu ama..."

Haberlerde halkın çektiği açlığı evine et girmeyen, elektriği, suyu, doğal gazı kesilen, soğukta yatan, aç yatan öğrenci yurtlarında bizim yediğimiz yemekten daha kötüsünü yiyip zehirlenenler, parası olmadığı için tedavi olamayan amcalarımız, teyzelerimiz, katkı payı diye 3 kuruşluk emekli maaşı aldığı ilaçlara giden emeklilerin haline kıyasla çok şükür iyiyim. Biraz nispet yapar gibi oldu ama keşke devlet bu imkanları dışarıdayken de sağlayabilse o zaman belki de bu kadar insan buraya düşmez."