-TARİHİ SUR DEĞİL, HAYVAN AĞILI DİYARBAKIR (A.A) - 21.01.2011 - Diyarbakır'da kente göç eden ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan bazı aileler, UNESCO'nun Dünya Kültür Miras Ön Listesi'ne aldığı surları, kümes, ağıl ve ahır olarak kullanıyor. Vatandaşlar, hayvanlarını barındırmanın yanında, aslında surları da koruduklarını öne sürdü. Çin Seddi'nden sonra en uzun olma özelliği taşıyan tarihi Diyarbakır surlarını köyden göç eden bazı aileler farklı amaçlar için kullanıyor. Oyma, kabartma motifler ve yazıtlarla bezeli ve sönmüş bir volkan olan Karacadağ'dan çıkan bazalt taşlarla yapıldığı için bozulmadan bugünlere gelebilen Diyarbakır surlarını kimi kümes, kimi ağıl, kimi de ahır olarak değerlendiriyor. Özellikle İçkale bölgesinde tarihi surların kapısında bir at, penceresinde bir keçi ve tavuk, taşlarının üzerinde ise saman torbaları görmek mümkün. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdullah Sevinç, tarihi surların nefes almasını sağlamak amacıyla İçkale bölümünde TOKİ, Valilik ve Sur Belediyesi işbirliğiyle Kentsel Dönüşüm Projesi'ni hayata geçirdiklerini, proje kapsamında yaklaşık 150 bin metrekarelik bir alanda kamulaştırma çalışmalarını başlattıklarını söyledi. Kamulaştırmanın 113 bin metrekarelik bölümünün tamamlandığını, kamulaştırma için şimdiye kadar 3 milyon lira ödeme yapıldığını anlatan Sevinç, alanda bulunan 352 yapıdan 41'ini yıktıklarını, 111 gecekondu sahibinin de TOKİ'nin yaptığı evlerden istediğini, vatandaşların yeni evlerine geçer geçmez yıkımı yapacaklarını kaydetti. Büyükşehir Belediyesi olarak alandaki yıkımlar için yaklaşık 1.5 milyon lira harcama yaptıklarını aktaran Sevinç, İçkale'deki bütün bölgeyi yıkarak tarihi ve kültürel miras olarak değerlendirip turizme kazandırılması ile ilgili çalışmaları sürdüreceklerini aktardı. Tarihi surların tamamen temizlenmesi için 2 bin 200 konutun yıkımının gerçekleştirilmesi gerektiğini bildiren Sevinç, bu konutların büyük çoğunluğunun gecekondu olduğunu vurguladı. Konutların yıkımıyla beraber surların daha da görünür hale geleceğini, bu konuda gerek Valilik, gerek İl Özel İdaresi ve gerekse de ilgili bakanlıklarla çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Sevinç, şöyle konuştu: ''Bu kapsamda ürettiğimiz projelerle ve dış kaynak da bulabilirsek çalışmaları hızlı bir şekilde yapacağız. surların restorasyon çalışması da çok önemli. Bunun için 130 ile 150 milyon lira arasında bir rakamdan bahsediliyor. Anıtsal yapıların şu anda restorasyonu Vakıflar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve belediyemizce kısmen yürütülüyor. Surların hem temizlenmesi hem de restorasyonu için ise toplam 500 milyon lira lazım. Tarihi surlar düzenlendiği zaman artık Diyarbakır'ın turizm potansiyeli açısından, tarihi ve kültürel açıdan büyük bir patlama yapacağına inanıyoruz.'' -EN BÜYÜK SIKINTI SURLARDA HAYVANCILIK- ''En büyük sıkıntı burada özellikle kente olan göçle birlikte vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun tarihi surlarda hayvancılık yapması. Tarihi surlarda en büyük sıkıntımız hayvancılık yapılması. Kimisi kümes, kimisi ahır kimisi de ağıl olarak kullanılıyor'' diyen Sevinç, burçların içerisinde hayvanların bulunduğunu aktardı. Hayvanları kısmen boşaltmaya çalıştıklarını anlatan Sevinç, ''Alanları temizlemeden de boşaltmak mümkün değil. Vatandaşlarımızın en büyük sıkıntısı da burada daha çok hayvancılıkla uğraştıkları ve tarım yaptıkları için maalesef böyle bir sıkıntı var'' diye konuştu.