Ekonomi

TAİK Başkanı Yalçındağ ABD'den iş dünyasına gönderilen mektubu değerlendirdi: 'Türkiye Rusya’ya değil, Ukrayna’ya bir nefes'

Yalçındağ, Türk iş dünyasının Rusya ile yürüttüğü ticari ilişkilerde çok dikkatli olduğunu, bundan sonra da ilişkilerini aynı dikkat ve özende yürüteceğini söyledi

26 Ağustos 2022 08:40

ABD’nin, “Rusya ile ticaret” mektubunun sadece TÜSİAD’a gitmediği, AmCham Türkiye, TAİK gibi iş dünyası kuruluşlarına da gönderildiği ortaya çıktı.

Dünya gazetesinin haberine göre DEİK bünyesinde faaliyet yürüten Türkiye- ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, “Ülkemizin bu savaştaki tutumu çok net. Bazı batı kaynaklarında yansıtıldığının tam aksine, Türkiye Rusya’ya değil Ukrayna’ya bir nefes. Niyetimizi ve yaptıklarımızı ne kadar doğru anlatsak da, kimileri olan biteni istediği gibi yorumluyor. Halbuki müttefikimizle tekrar iyi bir iletişim ve güven ortamı tesis etmemiz için doğru zaman. Eğer burada Türkiye’nin niyetini ve adımlarını doğru okuyabilirlerse ve bizimle yakın temasta olmayı seçerlerse, buradan güçlenerek çıkabilirler” dedi.

"İlişkilerimizi dikkatli bir şekilde yürütüyoruz"

ABD’li Bakan Yardımcısı’nın imzasını taşıyan tek sayfalık mektuptan önce de Türk iş dünyasının Rusya ile yürüttüğü ticari ilişkilerde çok dikkatli olduğunu, bundan sonra da ilişkilerini aynı dikkat ve özende yürüteceğini söyleyen Yalçındağ, “Türk iş dünyası, yaptırımda olan Rus şirketler ve şahıslarla bir ticaret yürütmemektedir. Bu konuda son derece hassasiyet içerisinde olduğumuzu görmekten mutluyuz” dedi.

"Tahıl koridorunu çok yönlü siyasetimiz sayesinde açabildik"

Yalçındağ, Türkiye'nin diplomatik temaslarıyla açılan tahıl koridoruna vurgu yaparak şöyle dedi:

"Rusya’dan yüzlerce kilometre uzakta, tarihsel olarak ilişkileri daha mesafeli olan ülkeler için belki ‘şunu yapın’ demek daha kolaydır. Ama bugünden yarına Rusya ile ticari ve ikili ilişkilerimizi nasıl silip atabiliriz?” diye konuşan Yalçındağ, “Bugün komşu olduğumuz gibi yarın da komşu kalacağımızı unutmamalıyız. İnanın Türkiye’nin uyguladığı bu hassas politikayı ikinci bir ülkenin başarı ile uygulaması mümkün değil. Ukrayna’nın egemenliğini savunduğumuz; Rusya ile yaşadığımız sorunları, geliştirmek istediğimiz konulardan ayırarak ele aldığımız, bu çok yönlü siyaset olmasaydı, tahıl koridorunu açabilir miydik? Bu siyaset hem ülkemiz, hem Ukrayna hem de Dünya için daha faydalı” 

ABD tarafından gönderilen mektup

“Temmuz ayında yaptığım ziyaret sırasında Türk iş topluluğu ile görüşmekten memnuniyet duydum. Önemli sıkıntılara rağmen şirketlerinizin büyümeye devam etmeleri gösteriyor ki; Türk iş insanları dünyadaki en inovatif gruplar arasındalar. Zaten bu nedenle büyük Amerikan şirketleri hem Türkiye’ye yatırım yapmaya, hem de Türk şirketlerini kendi tedarik zincirlerine dahil etmeye devam ediyorlar. Türkiye’nin müttefiki olmamız vesilesiyle, ekonominizin başarılı olmasından büyük çıkarımız bulunuyor.

Size bu mektubu, Rusya’nın ülkeniz üzerinden yaptırımları delme çabaları nedeniyle, Türk şirketleri ve Türkiye’de iş yapan Amerikan şirketleri için artan risklerden duyduğum endişeyi dile getirmek için yazıyorum. Bildiğiniz üzere, birlikte dünya ekonomisinin yarısından fazlasını temsil eden ABD, G-7’deki müttefiklerimiz ve 30’dan fazla ülkeden oluşan bir koalisyon olarak, Rusya’nın uluslararası mali sisteme girişini engellemek ve Ukrayna’daki haklı görülemez savaşı finanse etmek için gelir elde etmesini engellemek üzere güçlü önlemlere başvurduk. Bunu, ekonomilerimize maliyetli olmasına rağmen yaptık. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşını yürütmek için gereksinim duyduğu kaynakları elde etmesini engellemek için topluca binlerce kişi ve kuruma karşı mali kısıtlamalar getirdik ve yaptırım uyguladık. Rusya’nın yaptırımları delme ya da yaptırımların arka yollarından dolaşmasıyla ilgisi olan kişilere yaptırım uygulayarak, asıl yaptırımları delmeye çalışanlara da ABD ve ortakları olarak ayrıca yaptırım koyduk.

Türk ve Rus hükümetlerinin ekonomik ilişkilerini derinleştirmeye karar verdiklerine ilişkin basında çıkan haberler, Türkiye’de iş yapan Türk ve batılı firmaların istekleri dışında Kremlin’in koyduğumuz yaptırımları delmesine imkan sağlayacaklarına ilişkin endişelerimizi arttırdı. Bu konuyu doğrudan Türk hükümetinin bilgisine taşımakla birlikte, Rusya’yla yakın ilişkilerin şirketlerinize yönelik getireceği riskleri doğrudan iş dünyasına da aktarmak istedik.

ABD’nin yaptırım uyguladığı kişilere herhangi bir materyal destek sağlayan kişi ya da kurumların kendileri de ABD yaptırımların maruz kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyorlar. Türk şirketleri, yaptırım uygulanan Rus kişi ya da kurumlarla iş yaparken aynı zamanda Rusya’yı yaptıklarından dolayı sorumlu tutan adımlar atan diğer ülkeler ve ABD ile mali ve ekonomik ilişki kurmayı beklemesinler. Türk bankaları da hem yaptırım altındaki Rus bankaları ile muhabir banka ilişkisi içinde olup, hem de önemli küresel bankalarla muhabir ilişkisini korumayı, bir yandan da ABD doları ve diğer önemli para birimlerine erişim içinde olmayı beklemesinler.

Yaptırıma uğrayan Rus aktörleriyle ilişkinin Türk mali kurumlarını ve şirketlerini de yaptırıma maruz bırakacağına ilişkin tavsiyemizi lütfen dikkate alınız. Pek çok küresel mali kurum müşteri, muhabir ya da ortaklık ilişkisinin Rusya bağlantılı yaptırımlar dolayısıyla risk taşıdığından endişe ediyor. Bu kurumların ilişkilerini devam ettirme şanslarını maksimize etmek amacıyla ABD, Türk şirketlerine ve mali kurumlarına yaptırımlardan dolayı ortaya çıkan riskler konusunda uygun şekilde titizlendiklerini muhataplarına uygun özenle yansıtmalarını tavsiye eder.

Sizden yaptırım uygulanan Rusya merkezli kurumlarla iş yapma riski konusunu gözden geçirmenizi güçlü şekilde talep ediyorum ve sizi ABD ve diğer uluslararası yaptırımlar ile finansal kısıtlamalarla ilgili bu riskleri dikkate almaya davet ediyorum. Şirketinizin karşılaşabileceği risklerle ilgili sorunuz olursa lütfen ABD Hazine Bakanlığı’nın Yabancı Yatırımlar Kontrol Ofisi’ne başvurmaktan lütfen çekinmeyiniz."