Gündem

Star yazarı Taşgetiren: Ağızları çamur deryası haline gelmiş duvar dibi varlıkları mahalleden mi sayacağız?

"Çeteleşmiş yapılar 'mahalle adına' biçilmedik adam bırakmıyor"

19 Şubat 2017 14:13

Hürriyet yazarı Akif Beki'yle ABD Başkanı Donald Trump'ın vize yasağı üzerinden polemik yaşayan Star yazarı Ahmet Kekeç'in "Bana, mahalleden birilerini değil de, hükümetin dış politikasını eleştiriyormuş gibi geldi. Kime cevap veriyor, hangi mahalle sakinini 'kızdırmaya' çalışıyor?" dediği Ahmet Taşgetiren, köşe komşusuna yanıt verdi. Taşgetiren,  "Ahmet Bey kardeşimi karşılıksız bırakmak istemem. Önce şu “Mahalle” denen şey her ne ise onun açıklığa kavuşması lazım" dedi. Taşgetiren, yazısında "Açıklığa kavuşması lazım ki 'Mahalle adına racon kesen herkes' ortada dolaşmasın. Ağızları çamur deryası haline gelmiş duvar dibi varlıklarını mahalleden mi sayacağız, bu belli olsun. Beni duvar dibi varlıklarının dilinden tanıyanlar tanımasın, ben, mahalleye dadanan bu küfürbazlardan beriyim" ifadelerine yer verdi.


Ahmet Kekeç'ten köşe komşusu Ahmet Taşgetiren'e: Hangi mahalle sakinini kızdırmaya çalışıyorsun?


Ahmet Kekeç'ten Akif Beki'ye: Kimden emir alarak o yazıları yazdığımı düşünüyorsun?


Akif Beki'den Ahmet Kekeç'e: Patronum Trump'la ortak, doğru yolda mıyım sence?​


 

Ahmet Taşgetiren'in Star'da yayımlanan yazısı şöyle:

16 Şubat tarihli “Bir zihniyet problemi” başlıklı yazım, “Mahalle”yi kızdırmış da haberim olmamış.

Dün Ahmet (Kekeç) Bey kardeşimin yazısından öğrendim.

Gazeteciler sitesinde çıkmış, Ahmet Kekeç'le Akif Beki ile arasında “Trumpçılık” üzerine bir polemik varmış, ben de Akif'ten yana olmuşum, bu da mahalleyi kızdırmış.

Ahmet benim yazımı önce okuduğunda kendisine yönelik bir mahiyet taşıdığını düşünmemiş, Gazeteciler sitesindeki yazıdan sonra bir kere daha okumuş, gene öyle bir izlenim edinmemiş. Bana diyor ki Ahmet “Taşgetiren bana cevap veriyorsa bunu köşesinde belirtmeli, ya da adı geçen siteyi tekzip etmeli.”

Ahmet Bey kardeşimi karşılıksız bırakmak istemem.

- Önce şu “Mahalle” denen şey her ne ise onun açıklığa kavuşması lazım. Açıklığa kavuşması lazım ki “Mahalle adına racon kesen herkes” ortada dolaşmasın. Ağızları çamur deryası haline gelmiş duvar dibi varlıklarını mahalleden mi sayacağız, bu belli olsun. Beni duvar dibi varlıklarının dilinden tanıyanlar tanımasın, ben, mahalleye dadanan bu küfürbazlardan beriyim.

- Sonra“Gazeteciler sitesi” olayı şöyle gördü diye oturup cevap yazmamız ya da yayınlanıp yayınlanmayacağı bilinmeyen tekzipler göndermemiz mi gerekiyor bilmiyorum. İnternet sitelerinin tıklanma hesabı ile oluşturduğu hangi çarpıtılmış iddiaya nasıl cevap yetiştirilecek, bilmiyorum. Ahmet iyi yapmış, o sitede o iddiayı okuduktan sonra yazımı yeniden okumuş ve gerçeği görmüş.

- Her gün 15 kadar gazeteye bakıyorum, köşe yazısı ya da haber olarak okuduklarım var, taradıklarım var. Kekeç'le Beki arasında spesifik bir “Trumpçılık” polemiği yapıldığına dair bir iz yok içimde. Ama genel olarak bir çevrede Trump'ın “islami terörizm” söylemi ya da “7 Müslüman ülke vatandaşlarına Amerika'ya girme yasağı konması” üzerine yapılan eleştirilerden “Hükümetin Trump'la iletişimini zora sokar” düşüncesiyle rahatsızlık oluştuğu veya Rusya'nın 5 askerimizi şehit ettiği bombalamaya yönelik tepkilerin “Rusya ile ilişkiler yeni düzelmişken” yaklaşımı ile yadırgandığı bir vakıa. Ben de bunu dış politikada bir zihniyet problemi olarak niteledim.

Şöyle yazdım:

“Hemen söyleyeyim: Ben Türkiye'nin ABD ile de Rusya ile de sağlıklı ilişkiler kurmasından yanayım. Buna başka ülkeler de dahil. Dost ne kadar çok olursa az, düşman ne kadar az olursa çok.

Ama “Eli mahkum psikolojisi”ne girmek kim ile olursa olsun zaaf.

ABD ile iyi geçinelim. Ama Trump'ın “İslami terörizm” söylemi kabul edilemez, diyebilelim. Nokta.

Rusya ile iyi geçinelim. Ama Rus bombaları altında verdiğimiz 5 şehit canımızı acıtıyor, diyebilelim. Nokta.

Biraz da Trump'la Putin düşünsün.”

Evet böyle düşünüyorum. Bir yazar, ülkesi ve idealleri için doğru bildiğini yazar. AhmetKekeç'le farklı düşünürsem onu yazarım, Hükümet'le farklı düşünürsem onu da yazarım. Hükümet için böylesinin daha doğru ve iyi olduğunu düşündüğüm için yazarım. Zaten bu köşede bana, kendi özgün düşüncemi ifade edebileyim, bunu yapmam faydalı diye yer veriliyor.

“Mahalle”öyle mi? Çeteleşmiş yapılar “Mahalle adına” biçilmedik adam bırakmıyor. Ahlak nerede? Yahu eli kalem tutan insanlarımız önce bir “Mahalle ahlakı” oluşturmalı değil mi?

“Bir vatandaş, Erdoğan - Merkel görüşmesinde olduğu gibi, Erdoğan - Trump görüşmesinde de “islami terörizm” diye bir söz sarf edilirse, Tayyip Bey ona refleksif olarak cevap verir, diye yazmamı “Erdoğan'a gaz veriyor' diye okuyor. ”

Cumhurbaşkanı'na gaz vermek öyle mi? Bu vatandaş ta mı “Mahalle”den?

“Trump böyle konuşur, Erdoğan da onu sessiz sadasız dinler” diye mi yazsaydım?

Dünyada Trump'a yönelik “Hepimiz müslümanız” pankartlarıyla gösterilen tepkileri “Bizim Mahalle” yadırgıyorsa, “Ne oldu bize?” diye kendimize bakmamız lazım, diye düşünüyorum. Ben diyorum ki, yüreğimizle dilimiz arasındaki ilişki kopmuş demektir öyle durumda.

Obamadiye, Trump diye, Putin diye başkan modelleri keşke olmasaydı bizim Başkanlık tartışmaları yaptığımız ortamda. Ki “Bizim Mahalle”, dili ile kalbi arasında kopukluk yaşamasa, acayip ideolojik karmaşa içine düşmeseydi. 

 

Ahmet Kekeç ne demişti?

 

Ahmet Kekeç'in "Mahalleyi kızdıran yazı" başlığıyla yayımlanan (18 Şubat 2017) yazısı şöyle:

Gazeteciler sitesinde, “Taşgetiren mahalleyi kızdıracak” başlığı altında bir haber yayınlandı.

Haberde şöyle deniyor: “Hürriyet yazarı Akif Beki ile Star yazarı Ahmet Kekeç arasında sönmeye yüz tutan ‘Trumpçılık’ kavgasına Star yazarı Ahmet Taşgetiren de dahil oldu... Ancak Taşgetiren, köşe komşusu Ahmet Kekeç'ten değil de Akif Beki'den yana tavır koydu...”

Gazetemizde yazan bütün yazarları, neredeyse bütün yazıları okurum.

Başka mecralarda görsem uzak duracağım “eğitim-sağlık” yazılarını bile okurum.

 

Doğal olarak, Akif Beki’yle kavgamda Akif Beki’den yana taraf tuttuğu iddia edilen ağabeyimizin yazdıklarını da okudum.

İlk okuduğumda böyle bir izlenim edinmemiştim.

Kaçırdığım ya da atladığım bir şey mi var diyerek, bir kez daha okudum.

Satıraralarını didikledim.

Taşgetiren, evet, “bir yerlere” ya da “birilerine” cevap veriyor ama o “bir yerler” ve “birileri” hakkında somut bir çıkarımda bulunamadım. Kendimi de o yere koyamadım.

Kime cevap veriyor, hangi mahalle sakinini “kızdırmaya” çalışıyor Taşgetiren?

Bilemedim...

Bunu kendisinin açıklaması daha doğru olur.

Bana, mahalleyi, mahalleden birilerini değil de, hükümetin dış politikasını eleştiriyormuş gibi geldi.

Eleştirebilir...

Belki de hükümeti karşısına almak istemediği için, itirazlarını mahalleden “muhayyel” birileri üzerinden dile getirme cihetine gitti.

Bilemiyorum. Yazarlık hünerini sorgulayacak halimiz yok.

Bana cevap veriyorsa (bir kavgada taraf olmuşsa), bilmek isterim.

Bunu köşesinde belirtmeli...

Değilse, bunu da belirtmeli ya da adı geçen siteyi tekzip etmeli.

Tanıdığım Taşgetiren böyle yapar diye düşünüyorum.

Akif Beki’yle “sönmeye yüz tuttuğu” söylenen “Trumpçılık” kavgamıza gelince...

Böyle bir kavga yok.

Belki bir “polemik girişimi...”

İddia sahibi Beki’den, merakımı mucip olan bazı soruların cevabını istemiştim.

Tuhaf ve ne dediği anlaşılmayan bir yazıyla mukabele ettiğini görünce, yaptığım işin gereksizliğini anlamış, “polemikten çekildiğimi” açıklamıştım.

İddiasını somutlayamayan, ne dediği anlaşılamayan, üstelik neye itiraz ettiğinizi çözemeyen biriyle neyi tartışacaksınız, hangi meseleyi çözeceksiniz?

İlgili Haberler