Gündem

Sızıntıların ardından Türkiye'den interneti engelleme hamlesi

Türkiye’de son zamanlardaki pek çok şeyde olduğu gibi internet düzenlemesi de kutuplaşmaya yol açan iki farklı tepkiye neden oldu ve Türkiye’nin dışarıdaki imajına zarar verdi

07 Şubat 2014 15:25

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir işadamına iki villa karşılığında imar kolaylığı sağlayacağını söylediğinin duyulduğu bir ses kaydının yayınlanmasından kısa bir süre sonra Türkiye’deki internet kullanıcıları, dosyanın paylaşıldığı SoundCloud’a erişimi aniden engellendi.

Youtube, Vimeo, Twitter ve diğer sosyal medya sitelerinde de Erdoğan ve yakın çevresiyle ilgili  yolsuzluk soruşturmasıyla bağlantılı başka tapeler de yer aldı. Sıklıkla bu kayıtlar ortaya çıktığı gibi yok oldu, “Köstebek vurma" oyunu gibi kısa süre internette başka sitelerde de yayınlandı.

Fakat şimdi, geniş kapsamlı bir yolsuzluk operasyonu ve utanç verici bir ses kaydı trafiğiyle karşı karşıya olan hükümet, -Çarşamba gecesi geç saatlerde yapılan bir parlamento oturumuyla – yeni bir yasa çıkardı v e bürokratların internet sitelerini daha kolay kapatmalarını sağlayarak internetteki bilgi akışını kontrol etmek için daha agresif bir hamle yaptı.

Yeni yasaya göre, internet konusunda zaten katı kuralları olan Türkiye, yetkililer özel hayata müdahale içerdiğini düşündükleri sitelere erişimi mahkeme kararı olmadan engelleyebilecek. Ayrıca internet şirketleri, emailleşmeler ve arama geçmişi gibi adli soruşturmalarda kullanılmasından endişe edilen veritabanları iki yıl boyunca saklı tutacak.

Hükümet, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayını bekleyen yasayı “özel hayatın gizliliği” ado altında çıkardı, ancak yasa yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili ses kayıtlarını engellemek amacıyla çıkarıldığı gerekçesiyle eleştirilerek, ifade özgürlüğüne iğrenç bir saldırı olarak nitelendirildi.

Türkiye’de son zamanlarda olan biten pek çok şeyde olduğu gibi (geçen yaz gerçekleştirilen hükümet karşıtı ve polis müdahalesi, yolsuzlukla ilgili soru işaretleri ve hükümetin soruşturmaya müdahale olarak algılanan polis ve savcıları görevden alma hamlesi) internet düzenlemesi de kutuplaşmaya yol açan iki farklı tepkiye neden oldu ve Türkiye’nin dışarıdaki imajına zarar verdi.

Daha şimdiden yasaya karşı küçük protesto gösterileri düzenlendi ve sosyal medyada daha büyük gösterilerin yapılması için çağrılar yapıldı.

Yakında düzenlenen bir gösteride İstanbul’un dar sokaklarında polisin attığı biber gazından kaçan bir öğrenci, Nedim Coşkun, “İnternet Türkiye’de özgür olabildiğiniz ve doğru bilgi edinebildiğiniz tek yer” diyor. Nedim Coşkun sözlerini şöyle sürdürüyor: “Medya gerçekleri saptırıyor çünkü hükümet kontrolü altında. İnterneti alırlarsa her şey kararacak, biz cahilleşeceğiz ve Erdoğan daha fazla güç kazanacak.”

Türkiye’nin girmek istediği Avrupa Birliği, dünyanın en çok tutuklu gazetecisinin bulunduğu Türkiye’deki basın özgürlüğü seviyesini hatırlatarak, hükümetin internet hamlesini sert bir şekilde eleştirdi. Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule, yasanın “derin endişeye yol açtığını” ifade etti.

Füle’nün sözcüsü Peter Stano, “Bu yasanın büyük endişe yarattığını söyleyebilirim” diyerek, “Türk halkı daha fazla bilgiyi, daha fazla şeffaflık hak ediyor, daha fazla kısıtlama değil” görüşünü dile getirdi.

Türkiye 2007’de mahkemelere pornografi içeren, kumara özendiren ve modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret içeren sitelere erişimi engelleme yetkisi verdi. Yasa geçtikten sonra örneğin Youtube 18 ay boyunca kapalı kaldı.

Ancak bu kez yapılan müdahale birçoğunun gözünde hükümetin binlerce polis ve yargı üyesinin yerini değiştirerek engellemeye çalıştığı yolsuzluk soruşturmasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor.

Medya üzerinde daha fazla kontrol sağlanmak isteniyor; bu kapsamda hükümete bağlı bir kurum, haber sitelerine yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili bir haberi kaldırmaları için bir tebligat da gönderdi ancak birçok haber sitesi bu yasağı reddetti.

Bilgi Üniversitesi’nden hukuk profesörü Yaman Akdeniz, “Bu yasak çocuklar için değil, artık bunu kimse yemiyor” diyor: “Bu hükümetin kendini korumasıyla alakalı.”

Bağımsız bir haber sitesi, Vagus.TV – Hükümeti eleştirdikten sonra ana akım medyadaki işine son verildiğine inanan, Türkiye’de kovulan birçok usta gazeteciden biri, Serdar Akinan tarafından kuruldu – sızdırılan ses kayıtlarıyla ilgili bir habere yer vermesinin ardından kısa sürede kapandı.

Geleneksel medyadaki hükümet nedeniyle işini kaybeden birçok büyük ismin çalıştığı diğer bir bağımsız internet gazetesi, T24 de hükümet tarafından muhalefet milletvekillerinin yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili verdiği bir soru önergesini siteden çıkartmaya zorlandı.

T24’ün kurucusu, muhabirlik ve editörlük geçmişiyle öne çıkan Doğan Akın için, hükümetin müdahalesi kaygı verici ve Erdoğan’ın daha önce hükümetle yakın bağları olan iş adamlarının sahipliğini yaptığı ana akım medya üzerinde uyguladığı baskıyı andırıyor.

Akın, “Hükümet, holdingler tarafından yönetilen geleneksel medyayı yaptığı gibi, internet medyasını yeniden şekillendiremez” diyor.

Yeni yasaya karşı çıkanlar, Cumhurbaşkanı’nın yasayı veto etmesini zorlayacaklarını ve yargı sürecini destekleyeceklerini söylüyor.

Muhalefet milletvekili Akif Hamzaçebi ise, “Bu yasanın Başbakan ve bakanlarıyla ilgili yolsuzluk haberlerini engellemek için yapıldığını halka anlatacağız” diyor.