Gündem

Silivri'de 'Umut Nöbeti'ni Abdi İpekçi'nin kızı devraldı

Nükhet İpekçi İzzet: Baba mesleği için buradayım

05 Aralık 2015 10:05

MİT TIR’ları ile haber yaptıkları için tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklu oldukları Silivri Cezaevi’nde ‘Umut Nöbeti’ni Nükhet İpekçi İzzet devraldı.

‘Umut Nöbeti’ni 36 yıl önce suikast sonucu öldürülen Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'nin kızı Nükhet İpekçi İzet ile belgesel yapımcısı Günel Cantak tuttu.

DHA’nın haberine göre Nükhet İpekçi İzet,  "Duruşma gününün sonunda hiçbirimizin aklında olmadığı, asla idrak edemeyeceğimiz o haberi aldığımda Erdem Gül'ün annesi Fatma Gül Hanımın sözlerine takılı kaldım. Kendisi, oğlunun dürüstlüğünü ve namusunu söylemek zorunda hissetti. Bu bizim defalarca yaşadığımız bir durum. Bastırılmış, sesi kesilmiş, yok edilmiş, hayatı elinden alınmış gazetecilerin ardında kalanlar, ülkemizde yıllarca o 'masumiyet'i, 'dürüst'lüğü savunmak zorunda kaldılar" dedi. 

İzet, ”Can Dündar'a kardeşime gelir gibi geldim" diyen Nükhet İpekçi İzet, "Onu o gün adliyeden kardeşimi götürüyorlarmışçasına hislerle gitmesine göz yumduk. Çünkü mezarlıklarla mahkemeler arasında geçen yıllar boyunca, Can Dündar'ın kardeşliğini çok yakın hissetmiş biriyim. Onun gazeteciliğini çok yakından izlemiş biriyim. Bu son olsun dediğimiz her seferde, umudumuzun kırıldığı her zaman, O bize umut ve aydınlık oldu" ifadelerini kullandı. 

 

“Baba mesleği için buradayım”

 

Gazeteci Mete Akyol'un başlattığı “umut nöbeti"ne katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti de dile getiren Nükhet İpekçi İzet, "Ben gazeteci değilim baba mesleği için buradayım. Sürekliliğimiz umudumuz olacak. En umutsuz anlarımızda Can Dündar gibi Erdem Gül gibi gazetecilerdir bize ışık saçanlar. Üstümüze püskürtülen karanlıklara onlardır engel olan. O umudu taşımak zorundayız" ifadesini kullandı.

 

Can Dündar'ın hazırladığı belgesellerde onunla birlikte çalışan aynı zamanda Belgesel Yapımcısı olan Günel Cantak ise "Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik başarısına imza attıkları için arkamızdaki binaların içinde tutuklular. Silivri, son yıllarda ülkedeki muhalifler için bir zindana dönüştü. Onlar Türkiye'de gazeteciliğin halen daha yapılabilir olduğunu bize göstermeye çalıştılar. Birileri bunun pahalıya mal olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Onların özgürleştiği gün, hepimizin özgürleştiği gün olacak" şeklinde konuştu.