Politika

Sığınmaevlerinin yeniden yapılandırılması ANKARA (A.A)

21 Eylül 2011 16:46

-Sığınmaevlerinin yeniden yapılandırılması ANKARA (A.A) - 21.09.2011 - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, her sığınmaevinin kendi yönetim şeklini uyguladığını belirterek, ''Bakanlık olarak bu uygulamayı devam ettiremeyiz. Yasal altyapıyı güçlendirmemiz lazım'' dedi. Rixos Otel'de düzenlenen ''Sığınmaevlerinin Yeniden Yapılandırılması İstişare Kurultayı''nın açılışında konuşan Şahin, 2011 Türkiyesi'nde değişen sorunlara, zamanın getirdiği bakış açısıyla çözüm üretmek gerektiğini belirtti. 61. Hükümet'te bakan olarak görevlendirildiği zaman sığınma evlerinin, ilk ziyaret ettiği yerler arasında yer aldığını vurgulayan Şahin, buralarda kalan kadınlarla ve kurum yöneticileriyle görüşerek, çeşitli incelemelerde bulunduğunu bildirdi. Bakan Şahin, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve kendi kurumlarına bağlı sığınma evlerindeki incelemelerinde, hepsinin kendi içinde farklı bir çalışma modelinin bulunduğunu gördüğünü dile getirerek, ''Sığınma evlerinde, hangi model doğruysa, hangisi kadının yaşamını kolaylaştıracaksa o şekilde bir standart oluşturalım. Bu toplantı sayesinde, farklı bakış açılarından bilimi ve aklı kullanarak, sorunu nasıl çözeceğimizi ve yeni yapılanmada nasıl kademeler oluşturacağımızı oturup konuşalım istedik'' dedi. Kadın sığınmaevlerinin gelinen nokta itibarıyla hem nitelik hem de nicelik olarak eksikliklerinin bulunduğunu ifade eden Şahin, şöyle devam etti: ''Bu kurumlarda herkesin kendi yönetim şeklini uyguladığı bir yönetim şekli karşımıza çıkıyor. Bakanlık olarak bu uygulamayı devam ettiremeyiz. Yasal altyapıyı güçlendirmemiz lazım. 2003-2004'te, kadını gece yarısı ayağında terliğiyle yanında çocuklarıyla sokağın tehlikesine karşı korumak o an için çok önemli bir aşamaydı. Sosyal devlet olarak kadının yanında olmak önemli bir başlangıçtı. Ama bugün gelinen noktada bu bize yetmiyor. Bir taraftan yasal altyapıyı güçlendirirken, diğer taraftan da kadının sığınmaevlerinden ayrılışından sonraki yaşam sürecini takip edecek mekanizmalar oluşturmamız gerekiyor. Üç ay sonra kadını, kurumdan çıktığı zaman sorunlarını çözmüş ya da çözebilecek kapasiteye ulaştırmalıyız. 5-6 kurum ve kuruluşun organizasyonunu iyi bir şekilde yapmalıyız. 'Bundan sonrası beni ilgilendirmez' şeklindeki kamu yönetimi artık işe yaramıyor. En önemli şeyin koordinasyon sağlamak olduğunu biliyoruz. Bu tür olaylarda en zayıf halka neredeyse oradan patlak verdiğini, diğer halkaları ne kadar güçlendirirseniz güçlendirin bir şey ifade etmediğini gördük. O zayıf halkaları hep beraber bulacağız. Kadının yaşam hakkının korunabilmesi ve onurluca yaşam mücadelesi verebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Bunu yapabilecek her türlü mekanizmayı oluşturabilecek altyapıya sahibiz.''

ETİKETLER

haber