Gündem

S-400 füze savunma sistemi nedir: 5 soruda Türkiye'nin Rusya'dan satın alacağı füzeler

10 Mart 2019 23:30

BBC Türkçe

Türkiye ile Rusya, S-400 konusunda 2017 yılının sonunda anlaşmaya vardı. BBC Türkçe'nin, anlaşamanın detaylarının belli olmasının ardından, S-400 füze savunma sistemi hakkında merak edilenleri dair yaptığı derleme şöyle...

 

T24'ÜN S-400 DOSYASINDAKİ HABERLERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ - Uzmanlar, 'Ankara ve Doğu-Batı' cephesinde yorumladı: S-400 krizinde bu noktaya nasıl geldik, bundan sonra neler olacak?

 

S-400 sisteminin teknik özellikleri neler?

Şu anda dünyada kullanımda olan en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak gösterilen S-400, Rusya'nın Soğuk Savaş döneminde geliştirmeye başladığı füze savunma sisteminin dördüncü neslini temsil ediyor.

S-400'ün geliştirilmesine 1993 yılında başlandı. Ancak, özellikle Soğuk Savaş sonrası savunma sanayine uygulanan bütçe kesintileri nedeniyle tamamlanması oldukça uzun zaman aldı ve ancak yeni bir teknoloji olarak değil, eski sistemin devamı olarak geliştirilebildi.

Bu nedenle mevcut sistemde kullanılan teknolojinin yüzde 70 ile 80'i bir önceki model olan S-300'den alındı. Bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarlar bulunuyor.

Testlerine 1999 sonunda başlanan sistem 2007 yılında faaliyete alındı.

Bu sistem, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir (cruise) hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip. Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa da 30 kilometre.

Ayrıca, her hedefe iki füze kilitleyerek, eşzamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor.

En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

Sistemin içinde yer alan bir füzenin ağırlığı 1,8 ton, uzunluğu sekiz metre ve çapı da yaklaşık 50 santimetre. Ayrıca 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyabiliyor.


s400 araclar

Sistem nasıl çalışıyor?

  1. Uzun menzilli izleme radarı, havadaki nesneleri takip ediyor ve gelen bilgiyi komuta aracına gönderiyor. Potansiyel hedefler, komuta arasında değerlendiriliyor
  2. Hedef tanımlandıktan sonra komuta aracı füzenin fırlatılmasına karar veriyor
  3. Fırlatmayla ilgili veriler, hedefe göre en iyi konumda bulunan fırlatma aracına gönderiliyor ve buradan karadan havaya füzeler gönderiliyor
  4. Angajman radarı, füenin hedefine ulaşmasına yardımcı oluyor

S-400 sistemi nerelerde kullanılıyor?

S-400 sistemi ilk olarak 2007 yılında başkent Moskova'nın savunulmasında kullanılmak üzere devreye alındı.

Ancak daha sonra, özellikle Rusya'nın uyguladığı dış politikaya paralel olarak, bazı kritik noktalarda da konuşlandırıldı.

Bunların başında Suriye'nin Tartus kentinde bulunan Rus hava üssü geliyor. Rusya, 2015 yılında hem kendi hem de Suriye hükümetine ait donanma ve hava unsurlarını korumak amacıyla S-400 füze savunma sistemi yerleştirdi.

Moskova yönetimi, Kasım 2016'da Baltık Denizi kıyısında Rusya'ya ait olan ancak anakarayla bağlantısı bulunmayan Kaliningrad'a füze savunma sistemi ve İskender füzeleri konuşlandırdı. ABD o dönem bu kararı, "Avrupa'yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım" olarak eleştirdi.

Rusya'nın ayrıca Kırım'da da S-400 füze savunma sistemi bulunuyor.

Son dönemde Rusya, çeşitli ülkelerle bu füze savunma sistemini satmak üzere anlaşmalar da yapmaya başladı. Rusya, 2015 yılında Çin'e altı tabur, 2016'da da Hindistan'a 6 milyar dolar karşılığında beş tabur satılması konusunda anlaşma imzalandı. Bir tabur, sekiz fırlatıcıdan oluşuyor.


S-400 'Zafer' Füze Sisteminin Künyesi:

  • Üreticisi: Almaz-Antey silah şirketi
  • Konuşlandığı Yerler: Moskova, Suriye, Kaliningrad, Kırım
  • Kullanılmaya BaşlanmaTarihi: 2007
  • Menzil: 400 kilometre
  • Hız: Saniyede 4,8 km
  • Azami Hedef İrtifası: 30 km
  • Eşzamanlı Takip: 80 hedef
  • Hedef Türü: Uçak, seyir füzesi, orta menzilli füzeler, İHA ve diğer havadan izleme sistemleri

Türkiye neden S-400 sistemini almak istiyor?

Türkiye, uzun bir zamandır kendisine ait bir hava savunma sistemi kurmak istiyor. Bunun için de daha önce çeşitli girişimlerde bulundu.

İlk olarak, 2015 yılında uzun menzilli füze savunma sistemi satın almak için bir ihale açtı. İhaleyi, 3,4 milyar dolar ile Çinli bir şirket kazandı ve şirket aynı zamanda Türkiye'ye teknoloji transfer etmeyi de kabul etti.

Ancak, o dönemde ABD ve NATO'nun tepki gösterdiği bu ihale daha sonra iptal edildi.

İhalenin iptal edilmesinin ardından Türkiye, farklı ülkelerle füze savunma sistemi için görüşmeler yapmaya başladı.

ERDOGAN VE PUTIN

O dönemde ABD savunma şirketi Lockheed Martin ve Avrupa füze ortak girişim grubu MBDA tarafından geliştirilen Orta Menzilli Hava Savunma Sistemi (MEADS) satın alması gündeme geldi. Kasım 2016'da Rusya ile S-400 için görüşmeler yapıldığı açıklandı.

Eski Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Nisan 2017'de yaptığı açıklamada, Türkiye'nin "acilen" hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu ve NATO üyesi olarak öncelikle ittifak içerisinde bu ihtiyacını gidermeye çalıştığını ancak bunun mümkün olmaması üzerine farklı arayışlara gidildiğini söyledi.

Işık, NATO üyesi ülkelerin "mali açıdan etkili bir teklif sunmadıklarını" da ifade etti.

Türkiye'nin ayrıca kendi füze savunma sistemini geliştirme planı da bulunuyor.


NATO ve ABD neden bu anlaşmaya tepki gösteriyor?

Şu anda elinde S-400 füze sistemi olan bir NATO üyesi yok. Türkiye'ye bu sistemin konuşlandırılması halinde, bu açıdan bir ilk olacak.

Bununla birlikte, Yunanistan'ın elinde bir önceki versiyonu olan yine Rus yapımı S-300 füzeleri var. Yunanistan, bu füzeleri NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs'tan satın almıştı.

ABD ve diğer başka NATO üyeleri, bu anlaşmaya iki açıdan karşı çıkıyor. İlk olarak askeri açıdan, bu sistemin NATO sistemleriyle uyumlu olmayacağı ve bunun da pratikte bazı sıkıntıları beraberinde getirebileceği uyarıları yapıyor.

Uzmanlar, NATO'nun birbirine entegre hava savunma sisteminin bulunduğunu ve Türkiye'nin S-400'ü satın almasının maliyet, nitelik ve teknoloji transferi gibi birçok teknik sorunu beraberinde getirebileceğini ifade ediyor.

NATO UYELERI

Ayrıca, NATO sistemleriyle ilgili bazı teknik detayların Rusya'nın; Rusya'nın savunma sistemiyle ilgili bazı bilgilerin de NATO'nun eline geçmesinden endişe ediliyor.

Yapılan itirazın ikinci nedenini ise siyasi gerekçeler oluşturuyor. Bu alımın tamamlanması halinde bunun Türkiye'nin NATO ile ilişkilerini yeniden tanımlamak adına attığı bir adım olarak yorumlanabileceği de belirtiliyor.