Yaşam

Robert De Niro İstanbul Narkotik'te!

"De Niro, Narkotik Şube ekipleriyle kimlik kontrolü yaptı"

19 Eylül 2017 17:54

Dünyaca ünlü oyuncu Robert De Niro'nun 1995 yılında İstanbul'a geldiği ve narkotik polisleriyle çeşitli mekanlarda polis şapkası da giyerek kimlik kontrolü yaptığı ortaya çıktı.

Olayın perde arkasını, o dönem haberi rica üzerine yayınlamayan gazeteci Burak Ersemiz anlattı.

Ersemiz, Arkaguverte.com'da yer alan yazıda, Robert De Niro'nun İstanbul seyahatini şu sözlerle aktardı:

"Bir rica üzerine yapılmayan tek haber… 1995 yılıydı, yeni açılan Vatan Caddesi’ndeki emniyet müdürlüğü binasına kaçakçılık şubelerinin yeni taşındığı günlerden biriydi. İnterpol Şube Müdürü Mehmet Başar’dı. Gece geç saatlerde son kez şubeleri dolaşıp eve gitmek üzere hazırlık yapıyordum. Mehmet Başar’ın makam odasında hareketlilik sezince sekreterinin ‘dur’ demesine fırsat bile vermeden içeri daldım. İçeri girdiğimde Amerikan Konsolosluğu’ndan tanıdığım birkaç sima ile birlikte sırtı bana dönük bir kişi, Mehmet Bey ile sohbet ediyordu. Amerikalılar da beni tanıdığı için bir anda bakışlar değişti ve beni kapıdan dışarı çıkarmak için bir hareketlenme oldu tam o sırada Mehmet Başar’ın yanında oturan kişinin Robert De Niro olduğunu anladım.

"Kımlik kımlik diyerek bizzat kendisi aldı nüfus kağıtlarını"

Korumaların ve Amerikalıların telaşlı tavrına karşın Mehmet Başar nazikçe beni içeri davet ederek Robert De Niro ile tanıştırdı. İnterpol adına Amerika’da görev yaptığı yıllarda Robert De Niro ile tanışıp dost olduğunu ve bu anlamda kendisine bir ziyaret yaptığını söyledi. Bu ziyaretin bir amacı da Niro’nun yeni çektiği bir filmin Türkiye’de geçecek sahnelerinin Türk polisi ile birlikte bir ön hazırlığıydı. O gece Mehmet Başar’ın ricası ile haber yapmadım. Ancak Niro, Narkotik Şube ekipleriyle birlikte mekanlarda gezip kimlik kontrolü yaptı. Kafasında kasket ve gece olmasına rağmen gözünde güneş gözlüğü olan Robert De Niro polis yeleği giymiş elinde telsiz, Kemancı ve birçok gece kulübünde insanlara kimlik kontrolü yapmıştı. Hatta ‘Kımlik kımlik’ diyerek bizzat kendisi almıştı nüfus kağıtlarını…”