Gündem

Prof. Kemal Gözler: Muhtemelen Bozdağ da fesih konusunda kendi argümanlarından çok ikna olmamıştır ki…

Prof. Gözler’den Bozdağ’ın “fesih” ve “seçimlerin yenilenmesinin farklı şeyler olduğu yönündeki açıklaması hakkında bir inceleme

31 Mart 2017 21:50

Dün (30 Mart 2017) anayasa.gen.tr’de “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi’ Farklı Kavramlar mı?” başlıklı makalemi[1] yayınladıktan sonra aynı konuda Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın da Twitter aracılığıyla önemli açıklamalarda bulunduğunu gördüm.

Sayın Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını makalem yayınlanmadan önce görmüş olsaydım, bu açıklamaları makalemde incelerdim. Şimdi böyle bir incelemeyi bir gün gecikmeyle yapmaya çalışacağım.

Bu makale, aslında dünkü yazdığım makalenin bir tekrarı ve dünkü makalemde ileri sürdüğüm argümanların somut olarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın sözlerine uygulanmasından ibaret. O nedenle bu makalede pek çok tekrar var. Okuyucularımdan şimdiden özür diliyorum.

Sayın Bekir Bozdağ’ın, basına 30 Mart 2017 günü yansıyan 29 Mart 2017 tarihli twitter mesajları şöyledir:

“1) Anayasa değişikliği paketinde Cumhurbaşkanı'nın TBMM'yi fesih yetkisi yoktur; sadece TBMM seçimlerini yenileme yetkisi vardır.

2) ‘Fesih’ ayrı şeydir, ‘seçimlerin yenilenmesi’ ayrı şeydir. ‘Fesih’ ile ‘seçimlerin yenilenmesini’ aynı saymak/göstermek, bu gerçeği değiştirmez.

3) TBMM'nin feshi, TBMM'nin ve TBMM üyelerinin görevini sonlandırır. Yani; feshedilen Parlamentonun ve milletvekillerinin görevi sona erer.

4) Seçimlerinin yenilenmesi, TBMM seçiminin yenilenmesidir. Bu halde TBMM'nin de milletvekillerinin de görevi sona ermez; devam eder.

5) Feshedilen parlamentonun görevi, sona erer. Seçimleri yenilenen parlamento ve vekillerinin görevi ise yenileri seçilene kadar devam eder

6) Bu nedenle Anayasa'da, ‘fesih’ kavramı yerine ‘seçimlerin yenilenmesi’ ibareleri, bilinçli olarak kullanılmıştır”[2].

Yukarıdaki iddiaları adım adım incelemekte yarar vardır.

1. Feshedilen Parlâmentoya Ne Olur?

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, bu soruya şu cevabı veriyor:

“TBMM'nin feshi, TBMM'nin ve TBMM üyelerinin görevini sonlandırır. Yani; feshedilen Parlamentonun ve milletvekillerinin görevi sona erer”[3].

Bu cevaptan, sanki feshedilen parlâmentonun görevinin sonsuza kadar sona erdiği gibi bir anlam çıkıyor. İzleyen cümlelerde de aksi yönde bir açıklama yok. Sayın Bozdağ, bu konuyu, muhtemelen yer yokluğundan açıkta bırakıyor. Konu hakkında bilgi sahihi olmayan okuyucu fesih durumunda parlâmentonun sonsuza kadar dağıtıldığını sanabilir.

Anayasa hukukunda böyle bir şey asla yoktur. Fesih, parlâmentonun sonsuza kadar dağıtılması demek değildir. Dünkü makalemde açıkladığım gibi, “fesih hakkının kullanılması, yeni bir seçime çağrıdır”[4]Feshin doğurduğu sonuç, daima parlâmentonun seçimlerinin yenilenmesidir[5]. Dünya anayasalarında parlâmento feshedildikten sonra bir iki ay içinde yeni seçimlerin yapılmasını öngören hükümler vardır[6].

Örneğin 1994 Belçika Anayasasına göre fesih işlemi, kırk gün içinde yeni seçimlerin düzenlenmesi ve iki ay içinde yeni Meclislerin toplantıya çağırılması işlemini de içermelidir (m.46/son). 1958 Fransız Anayasasına göre, yeni seçimler fesihten en az yirmi, en çok kırk gün sonra düzenlenmelidir (m.12/2). 1983 Hollanda Anayasasına göre fesih kararnamesi, üç ay içinde yeni seçimlerin yapılmasını ve seçilen meclisin toplantıya çağırılmasını gerektirir (m.64/2). 14 Nisan 1992 tarihli Hükûmet Hakkında İsrail Temel Kanununa göre, fesih durumunda Knesset seçimleri fesihten itibaren 60 günü izleyen ilk Salı günü yapılır (sek.22). 1944 İzlanda Anayasasına göre yeni seçimler fesihten sonra 45 gün içinde yapılmalıdır (m.24). 1868 Lüksemburg Anayasasına göre, yeni seçimler feshi izleyen üç ay içinde düzenlenmelidir (m.74). 1975 Yunan Anayasasına göre, fesih kararnamesi, otuz gün içinde yeni seçimlerin yapılmasını öngörmelidir (m.41/3)[7].

“Fesih” ile “seçimlerin yenilenmesi” arasında gerçekten de bir farkın olabilmesi için, fesihten sonra yeni parlâmento seçimlerinin yapılmaması, parlâmentonun artık ortadan kalkmış olması gerekir. Böyle bir şey olmadıkça, fesih ile seçimlerin yenilenmesi arasında anlamlı bir fark ihdas etmenin imkân ve ihtimali yoktur.

Devlet başkanlarına fesih yetkisi veren bütün anayasalar, aynı zamanda seçimlerin bir iki ay içinde yenilenmesi zorunluluğunu getirirler. Bunun aksini öngören bir anayasa yoktur; olması mantık bakımından da mümkün değildir; çünkü bu durumda ülkede artık yasama organı kalmayacaktır; bu ise doğrudan doğruya kuvvetler ayrılığının ve anayasal sistemin sonu anlamına gelir.

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın, parlâmentonun feshinin, parlâmentonun görevini sonsuza kadar sona erdirmediğini, sadece bir iki ay sonra yapılacak seçimlere kadar sona erdirdiğini belirtmeyi yer yokluğundan dolayı ihmal ettiğini sanıyorum.

Eğer Sayın Bekir Bozdağ, “fesih” durumunda parlâmentonun görevinin sonsuza kadar sona erdiğini iddia etmiyor, fesih durumunda da yeni seçimler yapılacağını kabul ediyor ise, geriye “fesih” ile “seçimlerin yenilenmesi” arasında, fesih işleminin yapıldığı tarih ile seçimlerin yapılacağı tarih arasında geçecek bir iki aylık süre dışında bir fark kalmıyor. Yani “fesih” durumunda parlâmentonun görevi derhal sona erer; “seçimlerin yenilenmesi” durumunda ise bir iki ay sonra yapılacak seçimler anında sona erer. Açıkçası bu iki kurum arasında iki aylık bir zaman farkı vardır. Hepsi bu!

2. Fesih Durumunda Parlâmentonun Görevinin Derhal; Seçimlerin Yenilenmesi Durumundaysa Yenisi Seçilince Sona Ermesi, “Seçimlerin Yenilenmesi”ni “Fesih”ten Farklı Kılar mı?

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, fesih ile seçimlerin yenilenmesi kavramları arasındaki fark konusunda şöyle yazıyor:

“5) Feshedilen parlamentonun görevi, sona erer. Seçimleri yenilenen parlamento ve vekillerinin görevi ise yenileri seçilene kadar devam eder”[8].

Yani Bekir Bozdağ şunu diyor: “Fesih” ve “seçimlerin yenilenmesi” birbirinden farklı şeylerdir; çünkü “fesih” durumunda parlâmentonun ve milletvekillerinin görevi derhal; “seçimlerin yenilenmesi” durumunda ise parlâmento ve milletvekillerinin görevi yenisi seçilince sona erer. Görüldüğü gibi Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’a göre fesih ile seçimlerin yenilenmesi arasında bunların sonuçlarının doğduğu tarih açısından bir fark vardır.

Ben dün yayınladığım makalemde, fesih işleminin tanımı ile feshin sonuçlarının yürürlüğe gireceği tarihin farklı şeyler olduğunu açıkladım. Ama burada da bir kez daha belirtmek isterim ki, fesih işleminin hüküm ve sonuç doğuracağı tarih ile fesih işleminin tanımı arasında bir ilgi yoktur. Fesih durumunda parlâmentonun görevinin ne zaman sona ereceği sorunu, fesih işleminin kendisiyle ilgili değil, sonuçlarının yürürlük tarihiyle ilgili bir konudur. Bir işlemin uygulanacağı tarih başka, o işlemin kendisi başka şeydir. Bir hukukî işlem, sonucunu ister derhal, isterse iki ay sonra doğursun, yine aynı hukukî işlemdir. Aynı şey fesih işlemi için de geçerlidir. Sonucu ister derhal, ister iki ay sonra ortaya çıksın, fesih işlemi, yine fesih işlemidir.

“Seçimlerin yenilenmesi” durumunda, parlâmentonun görevinin yenisi seçilinceye kadar devam etmesi, yenileme işleminin fesih işleminden farklı bir işlem olduğunu göstermez. Bu olsa olsa feshin “geciktirici süre (terme suspensif)”ye bağlandığını gösterir.

Ortada bir isimlendirme sorunundan başka bir şey yoktur. Dünkü makalemde hukuk kavramlarının dilsel işaretlerden ibaret olmadığını, mühim olanın bu işaretlerle anlatılan kurum, yetki ve işlemlerin olduğunu, yetki ve işlem aynı oldukça, buna farklı farklı isimler konulmasının  hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini uzun uzun açıkladım. Fesih, parlâmentonun normal seçim dönemi dolmadan seçimlerinin yenilenmesidir. Bir ülkede parlâmentonun normal seçim dönemi dolmadan seçimleri devlet başkanı tarafından yenilenebiliyorsa, siz buna isterseniz “fesih”, isterseniz “yenileme”, isterseniz “dissolution”, isterseniz “Auflösung”, isterseniz “dissolução”, isterseniz “Þingrof”, isterseniz “ontbinding”, isterseniz “Oppløsningsrett”, isterseniz “pоспуск”, isterseniz “hajottaminen”, isterseniz “X”, isterseniz “Y” deyin, değişen bir şey olmaz; ortada hep aynı yetki, hep aynı işlem vardır.

Her şeye rağmen, sonucu seçim anında doğacak olan  feshe, “fesih” değil, “seçimlerin yenilenmesi” ismini vermekte ısrar eden birisi çıkarsa, ona da bunu yaparak hukuk mantığı açısından bir şeyin değiştiremeyeceğini söylemek isterim:  Çünkü bu durumda dahi “fesih” kavramı “seçimlerin yenilenmesi” kavramını içerir. 

Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi vardır” önermesinde“fesih” kelimesi, bir “genel kavram” olarak kullanılmıştır. Yani bu önermedeki “fesih” kelimesi, Roma hukuku terimleriyle söylersek “generalia verba” veya fıkıh terimleriyle söylersek bir “âmm lafız”dır. “Generalia verba”, yani “âmm lafız”, konusu olan şeyin bütün parçalarına ve bütün çeşitlerine uygulanabilir. Ömer Nasuhi Bilmen’inHukuk-ı İslamiye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusunda gösterdiği gibi,

“âmmın hükmü, efradı hakkında kat'iyyüssübut olmasıdır. Yâni âm bir lâfzın hükmü, delâlet ettiği fertlerin hepsi hakkında birden sabit olur. Diğer bir tâbir ile âm, bunların hepsine birden şâmil bulunur”[9].

Yani hukuk mantığı açısından, “fesih yetkisi vardır” demek, “feshin herhangi parçası, herhangi bir çeşidi vardır” demeyi de içerir. Feshin hangi parçası veya çeşidi olursa olsun, mevcut olması, “fesih yetkisi vardır” önermesinin ispatlanması için yeterlidir. Bir kişinin Cumhurbaşkanının Meclisin seçimlerini yenileme yetkisine sahip olduğunu kabul etmesi, onun Cumhurbaşkanının fesih yetkisine sahip olduğunu kabul etmesi anlamına gelir.

* * *

Kaldı ki, parlâmentonun görevinin derhal değil, yeni seçimler anında sona ermesine “fesih” değil, “seçimlerin yenilenmesi” denmesi gerektiği iddiası, karşılaştırmalı anayasa hukukunun verileriyle de uyuşum içinde değildir. 2001 yılında yayınlanmış Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi isimli kitabımın 130-131, 134-139’uncu sayfalarında örneklerle gösterdiğim gibi feshedilen parlâmentonun görevinin derhal sona ermeyeceğini, yenisi seçilinceye kadar devam edeceğini öngören anayasalar da vardır.

Örneğin 1983 Hollanda Anayasasına göre Meclisin feshi, yeni seçilen Meclisin toplandığı gün sonuç doğurur (m.64/3). 1944 İzlanda Anayasasına göre feshedilen Meclis (Althingi) üyelerinin görevi, yeni seçim gününe kadar devam eder (m.24). 1976 Portekiz Anayasasına göre, Meclisin feshi hâlinde, milletvekillerinin milletvekilliği sıfatı ve Daimî Komitenin yetkileri yeni seçilen Meclisin ilk toplantısına kadar devam eder (m.172/3)[10].

Acaba bu anayasal düzenlemeler karşısında, fesih ile seçimlerin yenilenmesi kavramlarının farklı kavramlar olduğunu savunanlar,“Hollanda, İzlanda ve Portekiz’de ‘fesih’ yoktur, ‘seçimlerin yenilenmesi’ vardır” mı diyecekler? Belirtelim ki, bu ülkelerin Anayasalarının ilgili maddelerinde (sırasıyla m.64, m.24, m.72) “seçimlerin yenilenmesi” değil, “fesih (Felemenkçe ontbinding[11]; İzlandaca rofið[12] ve Portekizce dissolução[13])” terimi kullanılmaktadır.

Dünkü makalede ulaştığım sonucu burada da bir kez daha tekrarlayalım: Seçimleri yenilenen parlâmentonun görevi ister derhal sona ersin, isterse bir iki ay sonra yapılacak seçimler anında sona ersin, ortada bir fesih vardır.

3. “TBMM Seçimiyle Birlikte Otomatikman Cumhurbaşkanının Seçiminin de Yenilenmesi”, Acaba “Fesih” İşlemini, “Fesih” İşlemi Olmaktan Çıkarır mı?

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, aynı twitter mesajlarında devamla şu iddiada da bulunmuştur:

“9) Cumhurbaşkanı'nın TBMM seçimlerini yenilemesi halinde, TBMM seçimiyle birlikte otomatikman Cumhurbaşkanı seçimi de yenilenecektir.

10) Bu nedenlerle Cumhurbaşkanının seçimi yenileme yetkisi, gerçek fesih yetkisinden ayrı ve başka olup, yeni sistemin en özgün yönlerindendir”[14].

Öncelikle belirtelim ki, Sayın Bekir Bozdağ’ın “Cumhurbaşkanının seçimi yenileme yetkisi, gerçek fesih yetkisinden ayrı ve başka olup…” şeklindeki ifadesinde geçen “gerçek fesih” ibaresini kullanması çok manidardır. Muhtemelen Sayın Bozdağ da kendi argümanlarından çok ikna olmamıştır ki, doğrudan “fesih” terimini kullanmamış, önüne bir “gerçek” sıfatı koyma ihtiyacını hissetmiştir. Ben anayasa hukuku literatüründe şimdiye kadar “fesih” ve “gerçek fesih” olarak ikili bir ayrım yapıldığına şahit olmadım.

Bu yazının devamını anayasa.gen.tr adresinden okuyabilirsiniz.

[1].   Kemal Gözler, “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi” Farklı Kavramlar mı? ‘Cumhurbaşkanının Meclisi Fesih Yetkisi Yoktur’ İddiası Üzerine Bir İnceleme”, http://www.anayasa.gen.tr/fesih-yenileme.html(Konuluş Tarihi: 30 Mart 2017).

[2].   https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.

[3].   https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 mart 2017.

[4].   Tunçer Karamustafaoğlu, Yasama Meclislerini Fesih Hakkı, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1982, s.166.

[5].   Karamustafaoğlu, op. cit., s.166-177; Kemal Gözler, Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa hukuku İncelemesi, Bursa, Ekin, 1. Baskı 2001; 2. Baskı, 2016, s.130.

[6].   Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.130-131.

[7].   Örnekler için bkz. Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.131.

[9].   Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslamiye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu, İstanbul, Bilmen Yayınevi, 1967 (Ener Sarmaşık Ltd Şti. tarafından Yapılan Tekrar Baskı), Tarihsiz, Cilt I, s.70.

[10]. Örnekler için bkz.: Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.130.

[11]. https://www.denederlandsegrondwet.nl/9353000/1/j9vvihlf299q0sr/vgrnctiiq6xd.

[12]. http://www.althingi.is/lagas/nuna/1944033.html.

[13]. http://www.tribunalconstitucional.pt/tc/conteudo/files/constituicaoingles.pdf.

[14]. https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.