Gündem
BBC Türkçe

Ölülere yer kalmayan kent: Dakka

Bangladeş'in yoğun nüfuslu başkenti Dakka'da çoğu mezar yeri geçici. Çünkü kentte ölüleri gömecek yer kalmadı. Peki sevdiklerinizi gömdüğünüz mezara iki yıl sonra başka biri gömülse ne yapardınız?

29 Nisan 2018 20:30

Süreyya Pervin artık babasının mezarını ziyaret edemiyor. Çünkü oraya başka biri gömüldü.

Dakka'nın kenar mahallesindeki evinde BBC'ye konuşan Pervin, "Büyük kardeş olarak pek çok şeyle ben ilgileniyorum. Bir gün kardeşime son dönemde mezarı ziyaret edip etmediğini sordum" diyor ve gözyaşları içinde anlatmaya devam ediyor:

"Bir süre duraksadıktan sonra babamızın mezarının üstüne yeni bir mezar yapıldığını söyledi.

"Artık orası başka bir aileye aitmiş ve mezarın etrafını da betonlamışlar. Yıldırım çarpmışa döndüm. Bir süre konuşamadım.

"Bilseydim bunu engellemek için elimden geleni yapardım. Mezar babamdan kalan son semboldü ve artık onu da yitirdik."

Babasının gömülü olduğu özel ve küçük çaplı Kalşi Mezarlığı'nı hâlâ ziyaret edebilir fakat artık mezarda babasının cenazesinin üzerinde başka biri yatıyor.

Üstelik bu Süreyya'nın başına ilk defa gelmiyor.

İlk çocuğu, annesi ve amcasının mezarlarını da aynı şekilde yitirmiş.

Mezarlık krizi, başkentte yaşayan pek çok kişinin yakınları ve arkadaşlarına ebedi bir istirahatgah sağlayamamasına yol açıyor.

Gömülecek bir yer bulmak sorun değil, üstelik çok da ucuz. Fakat kent yönetiminin kurallarına göre her mezarlığa iki yılda bir yeni cenaze gömülüyor.

Böylece mezarlıklar geçici hale geliyor. Dakka'nın krizle başa çıkma yolu bu.

İnsanlar bunu kabullenmekte zorlanıyor ama çoğu kişinin başka bir imkanı yok.

Bazen aynı mezarlığı paylaşanlar aynı aileden üyeler oluyor.

Nüfusunun çoğu Müslüman olan Bangladeş'te bu nedenle ölü yakma uygulaması da yok.

Dakkalı yetkililer 2008'den itibaren kalıcı mezar tesisini bıraktılar.

Yarı-kalıcı olan mezarların fiyatları ise 20 bin dolar civarında. Bangladeş'te ortalama yıllık gayrisafi yurtiçi hasıla ise yalnızca 1,600 dolar.

Burası Dakka'nın eski kısmındaki Azimpur Mezarlığı. Burada maaşlı işçiler mezarlardaki otları ayıklıyor.

Kentin en büyük ve en bilinen mezarlığı olan Azimpur'da hangi yöne bakarsanız bakın binlerce mezar görüyorsunuz.

Mezarların başında, orada yatanların isimleri yazıyor.

Mezarlıktaki her bir santimetrekare değerlendiriliyor.

Sabiha Begüm'ün 12 yaşında intihar eden kardeşi de burada yatıyor.

Kardeşinin mezarını korumak için 10 yıldır mücadele eden Begüm, bunun için mezarlık işçilerine rüşvet de vermiş:

"Onu her gün özlüyorum ve geri döneceğine inanıyorum. Bazen mezara gidip onunla konuşuyorum. İzlediğim filmleri, dinlediğim şarkıları anlatıyorum. Mezarda da olsa var olduğunu hissediyorum. Bu, anlatması çok zor bir his."

Her yıl, Begüm'ün kardeşinin mezarı bir tehlikeyle karşı karşıya geliyor. Mezarlıktaki işçiler onu arayarak mezara yeni birini gömme vaktinin geldiğini söylüyor:

"Kardeşimi gömdüğümüzde bunun kalıcı olmadığını biliyorduk. Cenazeden yaklaşık 20 ay sonra beni arayarak mezara yeni birinin gömüleceğini söylediler. Çaresizce bunu engellemek için yollar aramaya başladım.

"Mezarla ilgilenmesi için tuttuğum adam bir miktar parayla bu sorunu çözebileceğimi söyledi. Ben de yıllardır bu yöntemle idare ediyorum.

"Her yıl Ağustos veya Şubat aylarında beni arıyor ve yeni cenaze gömme vaktinin geldiğini söylüyor. Ben de mezara bakması için ödediği paranın üstüne biraz daha para veriyorum ve sorunu çözüyor. 12 yıldır bu yöntemi kullanıyorum."

Bangladeş'teki din adamlarına göre İslam bir mezara birden fazla kişinin gömülmesine izin veriyor. Fakat insanlar yakınlarının mezarlarını paylaşmak istemiyor.

Ama Dakka'da hangi inançtan olursa olsun, ölülere yer kalmamış.

Kentin en büyük Katolik Kilisesi olan Holy Rosary, kentin ticaret merkezinin ortasında nefes almayı sağlayan bir yeşil alan olarak duruyor.

Fakat oradaki mezarlığın da durumunun aynı olduğunu söylüyor Baş Rahip Komol Koraya:

"Dakka'ya göçen insanların sayısı arttıkça durum çok zorlaştı. Mezarlığa iyi bakıyoruz, çoğu insan da burayı kutsal gördüğü için burada gömülmek istiyor ama yerimiz kısıtlı.

"Bu yüzden beş yılda bir aynı mezarlara yeni cenazeler gömüyoruz. Mezarı kazdığımızda genellikle daha çürümemiş kemikler buluyoruz."

Dakka'nın acı gerçekliği bu.

Burada 16 milyon insan yalnızca 300 kilometrekarelik bir yerde yaşıyor. Karşılaştırma yapmak için, Dakka'nın yarı nüfusuna sahip Londra'nın yüzölçümü buranın 5 katı.

Birleşmiş Milletler Habitat verilerine göre Dakka dünyada nüfusun en yoğun olduğu kentlerden biri. Kilometrekare başına 44 bin kişi düşüyor. Bu oran İstanbul'da 2 bin 821.

Bangladeş'in başkentinde yalnızca sekiz kamusal mezarlık ve birkaç tane de özel mezarlık var. Bunlar talebe yetemiyor.

Ölüleri gömecek toprak bulmakta zorlanan Dakkalı yetkililer ise vatandaşlara, aile üyelerini atalarının köylerine gömmelerini tavsiye ediyor. Kentin yöneticilerinden Han Muhammed Bilal, bu uygulamaya geçenlere teşvik de verileceğini söylüyor:

"Belki böylece insanların ölülerini atalarının köylerine gömmelerini sağlarız.

"Ama cenazeyi oraya götürmek de ayrı bir maliyet. Bu yüzden transferi biz ayarlayacağız. Ayrıca dini ritüellerin yerine getirilmesi için de para vereceğiz."

Bu uygulama, kötüleşmekte olan problemi bir miktar iyileştirebilir ama Süreyya Pervin ve yakınlarının mezarlarını yitiren diğerlerinin acısına derman olmayacak.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir